Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1426
 

Asgari ücret davası

Asgari ücret davası
 

Kaynak:İnternet


Nihayet güzel bir haber: “Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası (BATİS), asgari ücretin, kamuda en alt kademedeki hizmetli memurun maaşı olan bin 460 lira seviyesine çıkarılması için Bursa İş Mahkemesinde dava açtı.”

629,95 TL olarak belirlenen asgari ücret bakalım nasıl savunulacak?

Hoş, savunulacak tarafı yok gerçekte, ama nasıl gerekçeler üretilecek, şahsen merak içerisindeyim!

Aslında hiç boşuna değil Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde insan hakları ihlali konusunda birinci sırada oluşumuz!...

Şimdi, 629,95 TL ile gayet güzel geçinilebilir diye düşünmeyen her birimizin vatandaşlık görevidir bu davayı takip etmek, desteklemek…

******

Şu meşhur içki yasağının gençleri korumakla ilgili bir tarafının olmadığını başından beri biliyorduk zaten; anlamamakta ısrar edenler için basit bir örnek: Ak Parti Kadıköy İlçe Teşkilatı’nın bulunduğu 5 katlı binanın çatısına çıkarak “Erzurum’a kaçsan da peşindeyiz. Haklarımızı istiyoruz” yazılı pankart açan 3 kız ve bir erkek öğrenciye polis sert müdahalede bulundu; o esnada çatıdan düşmeleri an meselesi dahi değildi oysa…

Toplam 29 öğrenci gözaltına alındı yine, dertleri nedir diye dinlenmeden…

Gençleri korumak isteyen bir zihniyetin polisi gencecik bedenlere tazyikli su ve biber gazı sıkar mı, hele ki çatıdalarken?

******

Hala anlamamakta ısrar edenlere bir örnek daha versek: İlköğretim öğrencisi inatla okula türban ile girmek istiyor, gerekçesi dinini tam anlamıyla yaşamak istiyormuş, bu onun en temel özgürlüğüymüş…

Kimse demiyor ki: Kızım sen daha kaç yaşındasın, henüz ne anlarsın bu işlerden? Ailen mi baskı yapıyor? Birileri aklını mı çeliyor?

Demek ki, türban takmaya karar veren 12 yaşındaki kızlar erişkin!

İlköğretim okuluna ısrarla türbanla gidince suç da işlememiş sayılıyorlar, protesto da etmemiş!

Bal gibi protesto ama ne polis var ortada, ne tazyikli su!...

Demek ki dert başlı başına içki!

Ve yine açıkça görüyoruz ki özgürlük din için istendiğinde normal, çağdaş yaşam için istendiğinde suç olarak görülüyor!

İçki yasağının gençleri korumak amaçlı olduğu istenildiği kadar söylensin, inatla inanmak isteyenler dışında kim inanabilir buna?

******

Baskıya karşı “Demokratik Direniş” gerçekten de olmak zorunda; her şeyi bırakın, en azından, bir ülkenin vatandaşlarına aynı ülkenin hükümeti diyor ki: Çağdaş olanlar yaşamı içki ve seksten ibaret görür!

Partisini desteklemeyen vatandaşlardan “Onlar” diye söz eden kaç başbakan vardır mesela?

Her şeyi bir kenara bırakın, en basiti “onlar” denmesi dahi bir ayrışım, ötekileştirme, reddetme değil midir; vatandaşın vatandaşlık hakkını ihlal etmek değildir de nedir?

******

“Demokratik direniş” çağrısını okuduğum anda aklımdan ilk geçen keşke DSP ile CHP birleşse oldu, ne yalan söyleyeyim!

Ezeli rakipler TT Arena’da yaşanan yuhalama eylemine verilen tepkilere karşı birleşip de, protesto eylemini en güzel şekilde gerçekleştirdikten sonra, DSP ve CHP’nin birleşmesini beklemek pek de abesle iştigal olmasa gerek!

Olur ya, Rahşan Hanım okursa, “Demokratik Direniş”e kendilerinden böyle bir katkı talebi beklendiğini, en azından şahsım adına, yazmadan geçemedim!

******

“Baskı yok!” diyenlere inatla inananların dışında baskıya karşı durmaya çalışanlar elbet ellerini bir şekilde taşın altına sokacaklar!..

Korkmaya gerek yok, en basit haktır demokrasi ile yönetilen ülkelerde vatandaşın istek ve tepkileri; bu basit hak dahi suç teşkil ediyorsa eğer, işte o da demokrasinin geldiği noktadır ki; demokrasiden çoktan geçilmiş, otokrasiye varmışız demektir!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sosyal devlet olan dünya ülkelerinde bedensel özürlü, tam ve yarım özürlü gibi kıstasları olmasına rağmen, ulaşım ve benzeri insana dair yaşamsal hakları var . Öyle düzenlemeler yapılmış ki , bırakın özürlü olmayı, çocuklarınızla ülke içinde seyahat yaparken üçret ödemiyorsunuz . Ülkemizin bu tip sosyal devletler içinde olması için mücadele veriyoruz. İnşallah başarırız .. Sevgilerimle

Siel Vertu 
 31.01.2011 11:35
 

Dün bile bu türden bir davanın açılış amacına uygun bir şekilde karara bağlanması çok zorken; şimdi ise; nerdeyse olanaksızdır.Ülke sadece Ilımlı İslamlaştırılmıyor; bir taraftan da köleleştiriliyor.Bir avuç insan yesin içsin; diğerleri ise kaderlerine küssün.Değilse yabancı sermaye gelir mi benim yalnız ve güzel ülkeme?... Biraz Çinlileşsin ki; sömürmekten zevk alan sömürücüler bu ülkeye yatırım için gelsinler.Hepimiz haklı olarak; insancıl taleplerin herkesten istene bileceğine inanıyoruz.Oysa bu doğru değildir.Her ağızlarını açışta; vatandaşların önemlice bir kısmını ‘Onlar’ diye ayıran,bölen,farklılaştıran birilerinden; demokrasi adına haklar talep etmek; cehennem zebanisinden cennet istemek gibi bir şey olsa gerek.Unutmayalım ki; taleplerimiz ne kadar masum,ne kadar insancıl, ne kadar haklı da olsalar asla değerlendirmeye alınmayacaklardır.Zira: bizler onlara göre bertaraf edilecek taraflarız.Bunu ne kadar çabuk anlarsak kurtuluşumuz o kadar yakındır.

Süleyman Alkan 
 28.01.2011 11:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1311
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster