Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
637
 

Aynanın ten kavgası

Aynanın ten kavgası
 

Gideceğim… Sevemiyorum aynıları, sevemiyorum kendinden başkasını güzel göstermeyen prenses aynalarını. Kendini bilmez kendimden, kimseyi beğenmez kimselerden, kimsesizliğimden arta kalan benden, çok sıkıldım. Yolu gitmek için değil gelmek için sevenlerdenim, dönüleceğini bildiğim için severim gidiş istikametini, dönüşlerden sebeptir hiç duymayışım dönülmeyen terk edişleri. Sonbaharı son değil bahar olduğu için, yanlışları ilk değil son bildiğim için nefes aldım bugüne dek. Ama bunlar biçimsizliğimin son can çekişleri. Gidiyorum, koşar adım. Sürattir ismi bir dolumluk kadehlerde binlercesini eritmenin, erimiş tortuların içinde kendini kaybetmenin, bir yudumda geceyi içmenin, bir nefesle hayatı içine çekmenin tadı… Sükûttur kendini suskunluklara adamanın, seslerden alıkoymanın matemi, sesten çekmektir dudaklarının nefesini. Gece sükûttadır… Hayatın kim bilir kaç nefes yutkunmuş, sakinliği kim bilir kaç dudağa unutturmuştur nefesini. Sükût gecededir…

Biliyorum, vazgeçtiklerinden dert yanan, acısıyla tatlısıyla muhabbetine bu kelamı katan yalnız ben değilim. Dilim başka adlar diler, kendim başka dualarda durur, dilim ayrı söyler, bende dualar dilden kalan yalanların ezbercisi isimler bekler. Başım sarhoş bitmeyen bu kelamın elinde, gideceğim dedikçe bir yudum daha mey verilir dilimin acısından elimdeki kadehe. Yolumun eskisinden azad isterim tek yönlü hayatıma selam verirken, kendimin eskisinden bir veda umarım bunca yoldaşlıktan beklenen vefa sebebinden. Ne cefa alırım ne vefa gelir bana eski yarenlikten… Bırakırım geçmişimi bir sarhoş hatırasında, geçtiğim yolda, kadehte, vefasız bir dostun eskilerinde, uzun bir gecenin sol şeritlerinde. Yüzünü yalnız aynalara açan bir güzelin peçesiyle aynanın ten kavgası gibi bir mücadele bırakırım geçmişimde. Oysa ne ayna anlatabilir güzel kölenin cazibesini ne de ben anlatırım kendimle olan derdimi, ayna prensesten korkar, ben kendimden… Onun yüzünü örten peçe gibi sararım kavgamı ince bir tüle, sustururum. Görünmez kılmam belki ama gözlere renk veririm benim siyahıma el sürmesinler diye. Ses veririm lâl dillere; bana anlatılan masallara el sürmesinler, kendi masallarını anlatsınlar diye, ama ne benim masallarım sağ çıkar bu rekabetten ne de peçesi açılmayan güzel yırtıp atabilir esareti yüzünden.

Bunca çelişkiden sonra gidebilir miyim, bilmiyorum. Cesaret edebilir miyim, tüm kadehleri yarım bırakmaya, son yudumunda terk edilmiş bir şarabın son esiri olmaya. Kendimi ayırıp şimdiden, yarında var olabilir miyim, gidebilir miyim başka dillerde günaydın denilebilen şehirlere? Yüzünü görmediğim hayattandır korkum, bilmediğim dillerde özledim diyebilir miyim, şimdiyi anlatabilir miyim dilimi bilmeyenlere, anlaşılamamanın en belirgin üslubunu görmez miyim onların bakışlarında? Dönsem de geçemeyeceğim yine serinlerden, donmuş tenim ısınamayacak, korkmuş gözlerim telafi bulamayacak geçmiş hayatımda. Yine de kararımı verdim, telafisizlikleri bilerek, görerek hiçbir dertten kaçılamayacağını; karar verdim:

Siyah bir tül alıp üstüme, siyah bir geceyi sererek güzel kölenin yüzün, gideceğim…

mustafa ceydilek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız bana biraz melankolik geldi...Haddim değil ama melankoli, duyana hoş, yaşayana boş gelir, hatta boşluk getirir diye bilirim.Yazdıklarınız okur için güzel (kendi adıma), peki siz o duygularla yaşamayı güzel buluyormusunuz?...Vicdanım bu hatırlatmayı yapmaya mecbur bıraktı...OLDUĞUNUZ YERDE OLMANIZI DİLİYORUM.

sezar pan 
 14.11.2008 12:11
Cevap :
çok haklısınız, ama bazen insan kendini olması gereken yerde göremeyince veya mutluluk diye kendini oyalarken bir anda savaş alanında olduğunu fark edince ancak bu kadar iyimser olunabiliyor. :) Yorumunuz için çok teşekkür ederim.  14.11.2008 21:31
 

Güzel bir yazı.Gitmeler çözüm değil. Nereye giderse gitsin insan, herkes sonunda kalbine yolcu..

Kybalion 
 06.03.2008 11:10
Cevap :
yarumunuz için çok teşekkur ederim :). inşallah hiç birimiz gitmez zorunda kalmayız, zira çözümsüz olacağını zaten hepimiz biliriz...  06.03.2008 19:18
 

Eskilerin mensur şiir dedikleri bir edebi tür vardır.Şiir tadında yazılar diyoruz şimdi onlara.Senin yazılarında bu derinliği ve güzelliği görüyorum.Hani bazı bahçeler vardır birçok çiçek,ama bir karmaşa...Senin yazılarında birçok çiçek,ama bir düzen...Başını nereye çevirsen farklı bir sözcük,farklı bir duygu...Diline sağlık...

mustafa ceydilek 
 25.02.2008 21:39
Cevap :
çok teşekkurler. yarmunuz için :) . çok sevindim okuduğumda, bunları düşündürebildiysem ne mutlu bana...  26.02.2008 0:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 720
Kayıt tarihi
: 18.07.07
 
 

Kişisel, deneme ve öykü türündeki yazılarımı bu sayfada paylaşıyorum. Yorum ve önerileriniz için şim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster