Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
753
 

Aynı toraklar üzerinde yaşayan haklar kardeşce yaşamalıdır

Aynı toraklar üzerinde yaşayan haklar kardeşce yaşamalıdır
 

Toplumlarda beraberlikler kaçınılmazdır. İçinde bulunan toplumun can damarlarından biri koparsa, toplumda kendi içinde parçalanarak yok olmaya doğru gidecektir. Ayni dilli konuşan, ayni kültürü paylaşan, ayni havayı teneffüs eden kültürler ve bu kültürlerin farklıkları oluşturan kültür, dil, din, değer yargıları ne olursa olsun aynı topraklar üzerinde kardeşçesine birlik, beraberlikten ödün vermeden ayakta durmak gerekiyor. Farklılaştırdığımızda ise bir zenginlik olan farklı düşünceler, farklı görüşler, farklı ideolojiler, farklı siyasi düşünceler oluşturmaktadır.

Bu farklılaştırma ise ülke içinde zenginlik getirmektedir. Ülkemizde farklı diller, farklı kültürler, farklı düşünceler, farkı siyasi yapıya sahip bir kültür kaynaşması yaşanmaktadır. Bunun en güzel örneği Çanakkale’de destan yazan kahramanlarımızdır. İçinde bulunduğumuz süreç bizler için en iyi süreçlerden bir tanesidir. Hiç bir güç veya güçler bu kardeşliğin önüne geçemez ve geçmemelidir. Siyasetçilerimiz laf kalabalığından öteye gidemez olmuşlar. Bir birilerine karşı laf atışması yaparak, ülke için hiçte göze hoş gelmeyen davranışlar sergilemektedirler. Adı demokrasi açılımı olan, açılımın içeriği bir kitapçık ile halka dağıtarak anlatılmalıdır. Demokrasi açılımı denilen ve içeriği halk tarafında bilmeyen ve ister istemez halk tarafında farklı düşünceleri beraberinde gitmektedir. Bugün küreselleşmeyle beraber Orta Doğunun durumu karmakarışık bir hal alırken, Pakistan, Afganistan, Irak vb ülkelerin içindeki karmakarışığın sonu ne olacak belli bile değilken, Zenginliklerle dolu, çağdaş, özgürlüklerin sunduğu bir ülkeyiz. Ülkemizde elbette eksikler mevcuttur. Bunlar giderile bilinir. Demokrasilerde çareler tükenmez, önemli olan verilen hakların mevcut düzenlemelerle kalmamalıdır. Daha çağdaş ve demokrasi üstünlüğü, hukuk bağımsızlığı olmalıdır. Ülkemizin doğusundan tutunuzda, batısına kadar fark etmiyor. Kuzeyinden tutunuzda, güneyine kadar her dille, dine, ırka, mezhebe sahip bireyler yaşanmaktadırlar. Bunu hiç kimse inkâr politikası ile yok olduğunu söyleyemez. Bugün zor şartlarda görev yapan doktorlarımız, öğretmenlerimiz, memurlarımız ve oradaki halk devlet tarafında her türlü imkânlarla donatılmalıdır. İşte siyasetçiler atışacaklarına ülkemizin her yöresine gitsinler, oralarda yaşayan insanlar nasıl yaşamaktadırlar. Bunu görmelidirler. Bugün sosyal, ekonomik yapılar daha sağlamlaştırmalıdır. Her yönü ile halk arasında ayrıştırmayı değil, bütünleştirmeyi düşünseler daha iyi olmaktadır. Türkler ile Kürtler öyle kaynaşmışlar ki bu kaynaşmayı ayrıştırmak kimseye bir şeyler katmaz, katamazda. Bu ayrıştırma ülkemize zarar vermektedir. Genelkurmay başkanı bile dile getirdiği gibi, bugün bu olayları siyasetçilerin çözmesi gerektiğini bununda bazı demokrasi hakların verilmesi ile mümkün olacağını artık herkes bilmektedir. Bu haklar günümüz koşullarında siyasetçiler tarafında daha iyi bilinmektedir. Demokrasi açılımı içeriğini halk olarak kimse tam olarak bilmemektedir. Yazarlar bile iki kutup haline gelerek tartışmaktadırlar.

Demokrasi açılımı ülkemiz için iyi mi? Kötü mü? Bunu zamanla göreceğiz ama önemli olan hepimizin kardeşçe aynı topraklar üzerinde yaşamasıdır. Ülkemiz zenginliklerle, güzelliklerle ve de coğrafi yapısı itibarı ile mükemmel bir ülkedir. Onun, bunu oyunlarına gelmemeliyiz, sağduyumuzu ortaya koyup kenetlemeliyiz. Bugün ülkemizin dört bir tarafında çeşitli etnik topluluklar bulunmaktadır. Bu topluluklar ve etnik sosyal yapıları itibarı ile birer akrabalık bağı çerçevesinde bulunmaktadırlar. İşte tamda bu nokta beraberlikler farklı topluluklar olsa da saygı ve sevgiyi karşılıklı değer yargılarına bağlı kalarak bir bütünlük oluşturulabilinir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çünkü bu coğrafyayı bölme hedefinin temelinde, siyaseten İsrail’i rahatlatmanın ötesinde, bölge halklarını geriye dönmeleri imkânsız bir çatışmaya çekme çabası vardır. Bu, çoluk çocuğumuz için kazandığımız alın terimizi, birilerinin silah tüccarlarına ödeme projesini doğuracaktır... Nitekim otuz yıldır devam ediyor, ama bölünme bunun dozunu artıracaktır. Şehitler ölmez, vatan bölünmez demek istemiyorum, çünkü bu bir kişin iradesine bağlı değildir. İrade, bu oyunu birlikte bozması gereken aynı toprakta kardeşçe yaşamak isteyen halkların olmak durumundadır... Yazınızla bu iradeye bir tuğla koydunuz, bu yorumlarla ikincisi de benden!.. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar...

Rıza Üsküdar 
 28.06.2010 3:26
 

İradesiz hareket, başkalarının hareketidir... Başkalarının hareketi ise, her dönem kardeşçe yaşamamızı engellemiştir. Sözgelimi solcu-sağcı, laik-antilaik, Türk-Kürk ve daha nicesi... Bu mücadelelerin ne başlatıcı olduk ne de bitiricisi... Sadece edilgen birer aktör oldu, Anadolu insanı. Soğuk savaş döneminde bizi sol ve sağ kamplarına bölenler, 12 Eylül ile onu bitirirken diğerlerinin kıvılcımını ateşlediler... Bu olup biten yanlışlara iradi bir hareketle dur demeyen, tam dersine bu durumdan gelecek arzusu üretmeye kalkmak, aynı topraklarda yaşayan halklara kardeşçe yaşama imkânı vermez... Vereceği tek şey kıyamete kadar, kan ve gözyaşı olabilir ancak!..

Rıza Üsküdar 
 28.06.2010 3:23
 

Peki, bir arada yaşaması gereken halkların, başkalarını memnun etmekten başka, öngörülebilir bir hedefleri var mı? Var elbette, ama bu hedef birlikte yaşaması gereken halklar için acı, başkalarını ise memnun edecek bir gelişme olacaksa, bu akıllıca bir hareket olur mu? Evet, aynı topraklarda yaşayan halklar, öncelikle bu soruları cevaplandırmalıdırlar... Zihinlerimizde cevaplandıramadığım sorularımız varsa ya da soru sormadan söylenenleri yapıyorsak, bu güzelim coğrafyada, diğer bir ifadeyle Anadolu’da kardeşçe yaşamanın imkânı yoktur. Acı, ama gerçek!.. Eğer her şeye rağmen, aynı topraklarda yaşayan halklar kardeşçe yaşamak istiyorlarsa, o zaman iradelerini bu istek doğrultusunda hareket ettirmelidirler...

Rıza Üsküdar 
 28.06.2010 3:20
 

Evet, aynı topraklarda yaşayan halklar kardeşçe yaşamalıdır, ama yaşamadıkları ya da birilerinin yaşatmak istemediği de ortada... Peki, sorun ne? Sorun çok, ama aynı zamanda tek. Tek çünkü, kardeşçe yaşama irademiz zayıf. Bu irade zayıflığı, birilerinin yanlışlarını artırmasına fırsat oluyor... Çoğu zaman söyleyemediğimiz ya da söylemek istemediğimiz durumlarda, “birileri” der geçeriz. Bu doğrudur ya da yanlıştır ayrı bir konu, ama aynı zamanda birlikte yaşama irademizin zayıflığını da ortaya koyan bir yaklaşımdır. Bana göre birileri şudur, bir başkasına göre de budur. Bir bakıma birileri konusunda da irade birliğimiz yoktur... Bu durumda nasıl kardeşçe yaşanır. Kardeşçe yaşayalım diyerek öldürmek, ABD’nin Irak’a demokrasi getirme söyleminden farklı olabilir mi? Saddam’a destek verirken başka bir beklentisi vardı, şimdi başka bir beklentisi var.

Rıza Üsküdar 
 28.06.2010 3:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 13.09.08
 
 

Anadolu üviversitesi menzunuyum. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak  İzmirde faliyetime devam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster