Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '07

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
831
 

Azraile Çelme Takmak

Azraile Çelme Takmak
 

Bir kadın… 45 yaşında… 6’şar ay arayla 4 teyzesini ve annesini meme kanserinden kaybedince, kendi sağlık kontrollerini daha sık yaptırmaya başlamış. Bir göğsünde minicik, milimetrik bir kitle çıkınca, doktorları “takip edelim, henüz yaşınız çok genç” demişler. O ise ısrarla biyopsi istemiş. Biyopsi sonucu kanser olarak bildirilmiş. Bunun üzerine de kendisi için çok zor olabilecek bir düşünme sürecine girmiş... Tercihini, henüz 32 yaşındayken, her iki göğsünü de aldırmak yönünde kullanmış. Çünkü kendisi de bir hemşire olarak gelecekte onu nelerin beklediğini çok iyi bilmekte. 6 yıl kadar meme protezini de reddetmiş. “Kadın” olmanın sadece “meme sahibi olmak” demek olmadığının bilinci ve tepkisiyle. Kızının da ısrarlarıyla, 6 yılın sonunda meme protezi kullanmaya başlamış.

Menapoza girdikten sonra da yumurtalıklarını ve rahimini aldırmış…Çünkü meme kanseri ile diğer genital kanserler arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. “Ne zaman kanser olacağım?” diye korkuyla beklemektense, elinden geldiği kadar yeni bir çıkar yol bulmaya çalışmış.

Ülkemizde çok fazla örnekleri olmasa bile, özellikle ABD ve Avrupa ‘da giderek yaygınlaşan bir uygulama… Hem aile öyküsü, hem de birtakım genetik testlerdeki belirleyicilerin varlığı bir araya geldiği zaman felaket de “geliyorum” diyor. Önemli olan bu sinyalleri görüp de neler yapılabileceği konusunda bir karara varmak. Halen tıp dünyasında tartışmalara neden olan bu uygulama, başvuranların sayısı arttıkça hız kazanacak gibi görünüyor.

Elbette ki, sadece ailesinde ya da kendisinde kanser öyküsü olanlar değil, kadın ya da erkek herkesin, hiçbir sağlık sorunu olmaksızın, belli yaşlardan itibaren bir takım kanser tarama testlerini ve tetkiklerini yaptırmaları gerekmekte… Bu tetkikler, yapılması basit ama sonuçları çok yüz güldürücü işlemlerdir. Bir süre önce meme kanseriyle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri burada anlatmıştım. (Bkz: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=11426)

Burada en çok tartışılacak konu şudur: Kanser olma olasılığınız çok yüksekse, yaşamsal fonksiyonu olmayan bir organınızdan vazgeçebilir misiniz, yaşamak adına?.. İşe yaradığı, bir çok kişide gözlenmiş bir uygulama… Hâlâ da uzun süre tartışılacak gibi görünüyor. Peki siz ne dersiniz?

Konuyla ilgili röportajın tamamı:

<ı>http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=5811805

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

DÜŞÜNDÜM ÜZERİNDE BU KONUNUN..BAŞIMA BÖYLE BİR ŞEY GELSE NAPARDIM ACABA?? HALA CEVABINI ARIYORUM.. TEŞEKKÜRLER...SEVGİYLE SAĞLIKLA..

kont 
 16.02.2007 0:44
Cevap :
Sevgili Özce; Gerçekten de hayatta alınabilecek en zor kararlardan birisi olsa gerek... Ben sanırım, yazımda bahsettiğim kadın gibi davranırdım diye düşünüyorum..Ama teorik ve pratik farklıdır elbette. Bu kadar zor durumlarla karşılaşmamamız dileğimle. Katkınız için teşekkür ederim.  16.02.2007 9:32
 

selam bence duzenlı kontroller olsa ama mecburi tabi herkes bu kontrolllere gıtmek zorunda olsa hem devlete bu kadar ılac yuku bınmez , hemde ınsan saglıgı kontrol altında olmus olur. ornek olarak almanya dıycem. devlet okadar guzel bır sıstem kurmuskı , her altı ayda bır kanser testı yapılıyor bu mecburi . bu altı ay icinde yeni başlayan bir kanser vakası goruldugunde hemen mudehale edılerek buyumeden kontorl altına alınıyo.bızde ıse artık halkımız ne zaman işler kötüye gidiyor o zaman doktora gıdıyor ama doktorunda yapacagı bır iş kalmammış.ben bunları kendi blog sayfamda da yazdım http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=23388 bu konulara devletın yaklasımı nasıl ve aile hekimligi de konu içersisinde yer alıyor. siz işin içindesiniz diye sormak isterim. verem savaş dispanserleri neden kapanıyor?bence bu işin içinde yine para , yine rant kavgaları var .verem savaş ın yaptıgı testler artık özel sektörün elinde . ve cok paralar döndügünede eminim neyse biraz uzun oldu hoskalın

Dursun Cenk Şenel 
 12.02.2007 1:08
Cevap :
Merhaba; Yurt dışında zorunlu sağlık kontrolleri yapılmakta ve çok fayda görülmekte. Ülkemizde ise bazen hiç gereksiz rahatlıkta olunabildiği gibi, bazen de abartılı şekilde gereksiz sağlık harcamaları yapılmakta. Burada elbette önemli olan kişilerde sağlıklı yaşama bilincini oluşturabilmektir. Sağlık sistemi devletin üzerinde bir kambur gibi görülmekle beraber, hastaneler ve bu tarz sağlık kuruluşları özel sektöre iyi para kazandıracağı vaadedilerek pazarlanmakta ne yazık ki. Sağlık sektörü giderek özelleştirmeye gidiyor. Ama ekrana yansıyan sadece işin "reklamlar " faslı....Katkınız için teşekkür ederim.  12.02.2007 16:26
 

Canım Eylül, Bu haberi duyduğumuzda, konuyu uzun uzun tartıştık. Çoğunluğun fikri; ne olursa olsun bir hastalık teşhisi konmadan organlarından vazgeçmeyeceği yönündeydi. Sanırım insan başına gelmeden bilemiyor ne yapacağını ya da ne karar vereceğini...Dilerim hiç birimizin başına gelmez ve bu kararı vermek zorunda kalmayız.Sevgiler...

Fulya 
 02.02.2007 11:00
Cevap :
Sevgili Fulya; Bunlar, zaman zaman çevremizde gördüğümüz, bazen de bir gazete sayfasında okuduğumuz olaylar. Önemli olan, sizlerin ve benim yaptığımız gibi, konuyu düşünmek ve durumdan kendimize bir pay çıkartmak. Çünkü ne zaman, hangimizin başına, ne geleceğini bilemeyiz. Dileğine kesinlikle katılıyorum. Umarım hiç bir zaman böyle bir karar vermek zorunda kalmayız. Katkın için teşekkür ederim.Sevgimle...  02.02.2007 11:13
 

Benim ısrarla anlatmak istediğim şeyleri siz yazmışsınız. Bizim hastanede bir 2,5 yaşında bir çocuk var ayağının tam gelişim yerinde tümör var dr. ailesine önce kemot. yapalım dedi olmazsa bacağını tümörlü olan bacağını kesmemiz gerekiyor dedi fakat ailesi kesinlikle kabul etmiyor. Bunu anlamak için galiba o annenin yerinde olmak gerekiyor diye düşünüyorum.

cevdeteray 
 29.01.2007 1:09
Cevap :
Bu konuda, hem mesleğim hem de kişisel duyarlılığım gereği, bu tip bilgilendirmeleri çok gerekli görüyorum. Bir kişi bile yazılanları ciddiye alıp, gereğini yapsa gene de kardır diye düşünüyorum. Tercih yapma meslesine gelince, cidden çok zor bir durum...Kendimiz adına karar vermek bile zorken, çocuğu için karar veremeyen bir annenin durumunu düşünemiyorum bile...Katkınız için çok teşekkür ediyor, çocuğunuza şifa diliyorum tüm kalbimle... Sevgi ve saygılarımla...  29.01.2007 9:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1639
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster