Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '09

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
1280
 

Babaannemin organik tohumları-2

Seneler geçti, zaman değişti, teknoloji ilerledi, ilerleyen teknoloji uzaklardaki dostların görüntüsünü karışımıza getirirken, bizden götürdükleri için mücadele eder olduk.

Babaannem tohumlarını elde ettiği sebzeleri yetiştirirken Avrupa gübresi kullanmaz, o dönemler çok değerli olan ahır gübresini kullanırdı. Ahırdan inek eksik olmaz, gübreyi kullanacakları yeri ölçer biçer, evratla taşırlardı. Gübresi çok olanın o sene bahçesi de bir ayrı güzel olurdu. Kadınlar arasında övünülecek bir konuydu bu. Şimdiyse ahırda inek beslemek nerdeyse utanılacak bir durum. Zaman değişti, kadınlar değişti, gübreler değişti, bakış açısı değişti.

Bilmeden senelerce organik tohum yetiştirmiş babaannelerimiz. Şimdiyse organik tohum yetiştiriciliği gündemde. Yetiştiricilik için şirketler kuruluyor, tarlalar satın alınıyor. Ya bizim organik tohumlarımız?

Avrupa ve ABD organik tarım yönetmeliklerinde organik tohumun zorunlu olmasıyla birlikte, piyasada sertifikalanmış az organik tohum çeşidi bulunmakta. Doğal ortamlarda yetiştirdiğimiz bitkilerden elde ettiğimiz tohumlardan ne kadarını günümüze taşıyabildik?

Yöremizde kullanılan tohumların çeşitlerini biliyor muyuz? Tohumların kaydı var mı? Bu tohumları yenileriyle değiştiriyor muyuz?

Kullanılan tohumları araştırıp bir veri bankası kurabiliriz. Dünyada organik tohum satıcısı olan firmalar var ve bu tohumların fiyatları oldukça yüksek. Ünlü bir firmanın (Park Seed) yaklaşık iki yüz mısır tohumu içeren paketinin fiyatı 3.95 dolar. Bu rakam ne derece pahalı olduğunun bir ifadesi.

Tohumlarda genetik değişiklik mısır, patates gibi ürünlerde zararlılara karşı dayanıklılık, ayçiçeği, soya, yer fıstığı gibi ürünlerde bitkisel yağ kalitesinin artırılması, çilek vb ürünlerde raf ömrünün uzatılması, domateste aromanın değiştirilmesine yöneliktir.

Piyasada organik çay tohumları da satılmakta. Çay tohumlarından yağ elde etmek son yıllarda gelişen konulardan biri.

GDO’ların yetiştirildiği alanlardan rüzgâr, su ve arılarla taşınması sonucu başka türleri de etkileyerek biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik fakirleşmeye yol açabilmektedir. Bu durumda ne tür değişimlerin olduğuyla ilgili araştırmalar devam etmektedir. Orijinal tohumlarda değişim, bitkide değişim ve bu bitkiyle beslenen insan sağlığında değişim tam olarak bilinememektedir.

Genetiği değiştirilmiş kısır tohumlar kullanımı yüksek fiyatla dışa bağımlılık sonucunu da getirebilir.

Yapılan deneylerin çoğu, bu ürünlerin güvenli olduklarını göstermelerine rağmen, geçmişinin çok uzun olması ve araştırmaların devam ediyor olması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Bu ürünlerin yaratabilecekleri potansiyel riskleri dikkate almamanın orta ve uzun vadede geri dönülemez çevresel etkilere yol açabileceği gerçeğinin de bilincinde olunması gerekir.

Türkiye’de denemelere alınmasına izin verilen mısır ve pamuk çeşitleri, “Transgenik Kültür Bitkilerinin Alan Denemeleri Hakkında Talimat”
kapsamında ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı araştırma enstitülerinde kontrollü şartlar altında yürütülmektedir.
Babaannelerimizin bize emanet ettiği tohumlarından torunlarımıza aktardıklarımız, geliştirip, iyileştirilmiş tohum mu, organizma mı? Bunun farkında olup, bilinçli üretici, bilinçli tüketici olmamız gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 738
Kayıt tarihi
: 29.01.09
 
 

Kelimeleri ardı sıra ekleyerek ve içine yüreğimden gelen sesi katarak yazdıklarım anlatır beni si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster