Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '09

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
2248
 

Bal-Balık-Badem :Datça

Bal-Balık-Badem :Datça
 

Eski Datça


Merhabalar,

Bahar gezilerinin yapıldığı ve yaz tatilleri için planların yaklaştığı günlerde aklımızda olması için hep beraber Datça yarımadasına gidiyoruz.

Muğla'nın Akdeniz kıyısında yer alan küçük ve şirin bir kasabası Datça’ya dağların ve şelalelerin arasından kıvrılarak uzanan bir yoldan çam, zeytin, badem ve narenciye agaçlarının eşsiz güzelliği ve mis kokuları arasından geçerek varırsınız. Tüm bu güzelliklerin yanında sizlere yol boyunca Akdeniz'in eşsiz kıyılarının huzurlu görüntüsü eşlik eder.

Bu yolculukta deniz süprizler ile bir sağınızda bir solunuzda yer alacak ve en güzeli öyle bir yere geleceksiniz ki bir yanınıda Ege diğer yanınızda Akdeniz uzanacak..

Datça, yüzlerce yıldır denizle bütünleşen doğal güzelliğiyle, insanların hayranlığını kazanan bir yerleşim birimidir.Döneminin en önemli liman kentlerinden biri olan Knidos'un tarihi ve kültürel zenginliği üzerine kurulu Datça üzerinde yaşayan Anadolu uygarlıklarının
vazgeçilmezlerinden biri.Dorlar, Persler, Atinalılar, Romalılar, Germiyanoğulları ve son olarak da Osmanlı İmparatorluğu bu güzel ilçenin tarihsel birikimine katkı sağlamış.
Datça, Anadolu'nun güney batısında, Gökova ve Hisarönü körfezleri arasında, birbirinden güzel koy ve plajları, pırıl pırıl tertemiz denizi, köklü tarihi, bozulmamış doğası, zengin flora ve faunası, oksijenibol, nem oranı düşük, yılın 300 günü güneşli havası, ılık iklimi ile Akdeniz ve Ege'nin buluştuğu bir cennettir.

Datça'nın kültürü bir sentez. Türkmen, Rum ve Akdeniz kültürlerinin dengeli bir karışımı. Civar köyler çok ilginç. Bir köyün ispanyol geçmişi var; cüzzamlı diye terk edilen Hıristiyanlar burada iyileşip yaşamlarım sürdürmüşler, bir başkası Habeş kölelerinin köyü; ağa ölünce her şeyini onlara bırakmış, bir başkasında Türk köylü Rum kızına aşık olmuş...

Eski Datça'yı, merkezini, civarındaki köyleri ve bükleri dolaşıp, bu bölgenin ne denli bakir ve yıpranmamış kaldığına şaşırdım. Marmaris gibi bir beldeye böyle yakın olup, kalabalıklara karışmadan, kendi yolunu çizen ve güzelliklerini korumayı başaran bir yer ile karşılaşmak beklenen birşey değil.

Datça, sessiz ve derinden bunun üstesinden geliyor. Daha da şaşırdığım, turistlerin ve tatilcilerin buraya hala akın akın gelmiyor olmaları. Issız koylar, turkuaz sular, kişiye özel plajlar, keşfedilecek rotalar, konuksever köyler, doğanın ortasında oteller, pansiyonlar, kampingler, damağınızda yer edecek tadlar ve az bulunur bir iklim...

BAL, BADEM, BALIK ÜÇLÜSÜ


Datça'nın üç güzeli: Bal, badem, balık... Aslında bana göre, bu sayı üçü geçer, mesela Eski Datça bunlardan biri olabilir. Datça merkeze varmadan. Eski Datça sapağı vardır.

Denize yakın bilinen bir yerde denizden uzak çok keyifli sokakların olduğu eski Datça gerçekten görülmeye değer. Can Yücel'in yaşadığı ve renklendirdiği bu kasabanın taş evleri, Can Yücel’in evi ve Muhtar Orhan'ın kahvesi, buranın en can alıcı noktaları.Burada da evler dışarıdan gelenler tarafından satın alınıp restore edilmiş. Bazıları ev, bazıları butik pansiyon. Bu sessizlikte konaklamak ve uyanmak gerçekten keyifli.

Kasaba burada yaşamış ve burayı renklendirmiş olan Can Yücel’le özdeşleşmiş .Datça’dan ‘’dünyanın en büyük açıkhava tımarhanesi’’ diye bahseden Can Baba’nın, Can Evi olarak anılan evinin müze olmadığını ancak araştırma amaçlı ziyaretlere açık olduğunu hatırlatmakta yarar var. Kasabanın klasik buluşma yeri olan Muhtar Orhan’ın Kahvesi geç saatlere kadar açık. Kahvenin bir köşesindeki masadaki camekanda, şairin yarım bıraktığı Evin şarabı duruyor. Burada mis kokulu yarpuz çayından içip, çocuklardan alacağınız taze bademlerden tadabilirsiniz.Sonrasında bu sakin, renkli çiçelerin ve dut ağaçlarının bol olduğu dar taş sokaklarda dolaşmaya devam edebilirsiniz.

Aklımızda /aklınızda olsun :)

Selamlar,

Derya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok oldu gideli datçanın dar ve arnavut kaldırımı sokaklarında yürüyeli Aktürk plajı vardı denizi hiç o kadar güzel görmemişdim can yücelin şiirlerini okadar derin hissetmemişdim.sanırım herşey başka bi güzel ve doğaldı orda:)yüreğinize sağlık tüm getirdiğiniz anılar için teşekkürler...

eflatun sokak 
 15.01.2009 13:34
Cevap :
Yazdıklarım size yeniden orada gibi hissettirebildi ise ne mutlu bana. Teşekkürler:)  16.01.2009 23:07
 

Değerli arkadaşım,harika bir yer olan Datca yı anlatmışın yazının altına bende imzamı atıyorum. 1969 yılında öğretmen okulunu bitirdiğim sıralarda okulda bize hep Sinop,Adana hattının doğusunu tarif etmişlerdi gideceğiniz yerler orası diye. Kimse bize Datca,Marmaris,Bodrum gibi yerlerde var dememişti. Anadoluda yıllarca çalışa çalışa anamız ağladı. 2002 yılıydı galiba öğretmenevleri tatil yörelerini incelerken Datca Milli Eğitim dinlenme evi gözüme çarptı. Yazdık çıktı. Bir yer bu kadar güzel olur. Birde o yıl Can YÜCEL'i annma etkinlikleri de vardı ki değmeyin keyfimize.Çoluk çocuk güzel bir tatil yaptık. İlkdefa keçiboynuzu ağacınıda ben orda gördüm. Limanda lokma tatlısıda yedik. 34 yıl öğretmen ve idarecilik yapıp emekli olduktan sonra yine ilk gittiğim yer Datcaydı. İmkanım olsa mutlaka oraya gider yerleşirim. Bakın nerden nereye geldik. Yaşadığım bu iki tatili tekrar anılarımda yaşattığınız için size teşekkür ederim. Mutlaka DATCA yı herkesin görmesi dileğiyle.

Ctmaksaray1973 
 14.01.2009 21:44
Cevap :
Ne güzel geç olabilir ama tanıma şansınız olmuş bu harkulade köşemizi.Umarım herkes görebilir Datça'yı ama doğallığına ve güzelliğine zarar vermeden..  16.01.2009 23:05
 

Çok eskilere götürdü bu yazınız beni. Aradan geçen onca yılda demek Datça yine yalnız yine ıssız. Yolu kötüydü düzeldi sanırım. Akbük de güzel bir tatil beldesiydi çam kokusunu orada öğrendim. keşke bi kez daha gidebilsem... selam ve saygılar.

Ezgi Umut 
 11.01.2009 16:12
Cevap :
Merhabalar, Evet yolu kötü ama yenileniyordu. Çok kolay gidilemediği için hala güzel ve sakin diye düşünüyorum. Kolay ulaşılan kolay da tahrip edilebiliyor maalesef.  11.01.2009 19:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2143
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum. Özel bir şitkette B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster