Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
23
 

Barışsever diyoruz ama Hıristiyanlığın da IŞİD’i vardı, papaz efendi elinde gül ile gelmedi

Barışsever diyoruz ama Hıristiyanlığın da IŞİD’i vardı, papaz efendi elinde gül ile gelmedi
 

Hıristiyan dünyası şu anki İslam âlemine şaşkın gözlerle bakıyor ama tarihiyle yüzleştiğinde aynı dönemi kendisinin de yaşadığını görecek.

Sadece devir farkı… Hıristiyanlık önce geldi. Çalkantılı sürecini tamamladı. Sular duruldu. Şimdi meleklerin dini!

Bizler birkaç yüzyıl önce bile Notre Dame kilisesinde sırf dans etti diye öldürülen Çingene kızı Esmeralda’nın acıklı öyküsünü okumadık mı? 

“Müslümanlık nasıl bir din! Müslümanlar nasıl insanlar! ” gibi sesler duyuyorum… Doğru ya siz melektiniz, Hz. İsa çarmıha gerilmedi mi!

Burada anlaşılmayan(haklı olabileceğiniz) nokta Müslümanlığın çalkantılı dönemleri aydınlanma çağında geldi; yani farklı olabilirdi (İnsanlar bilim nedeniyle gerçeği görebilirler ve bu yanlışlara düşmezlerdi).

Doğrusu biz de anlamadık ve size hak vermiyor değiliz. Yalnız aydınlanma çağı aynı zamanda biraz inkâr çağı. Belki bu, Müslümanların dengesini bozdu.

Ama öte yandan Hıristiyanlıkta 1700’lü yıllarda bile şiddet vardı. Yani doğuşundan 1700 yıl sonra. Bu rakamı İslam’a ekle 2300’lere denk geliyor.

Dinin kendine özgü doğal bir süreci varsa Hıristiyanlığın geçtiği yoldan Müslümanlığın da geçmesi gerekiyor. Müslümanların da Rönesans’ı, Reform’u olacak. Demek ki daha zamanı var. Ve bu süreci değiştirmek elimizde olmayabilir. Konuya biraz da bu açıdan bakılması lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Önümüzde yaşananları görüpte ibret almıyorsak, Önümüzde giden adamın görmeyip düştüğü çukura biz de düşüyorsak, hele bunu bu çağda yapıyorsak, bunun adı aymazlıktır. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 30.03.2017 22:35
Cevap :
Aslında önemli bir konu ama konu pek anlaşılamadı ya da ben anlatamadım...  02.04.2017 21:06
 

Merhaba Kerim Bey...İslam Dininde de,inançları zedelemeden,dindarları incitmeden reform yapılabilir? Buna dayanak olarak da, Osmanlı'da,1877'de yürürlüğe konmuş Mecelle gösterilebilir. Tamamen dini esaslara dayanan Mecelle, "Değişen toplum ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için hazırlanmıştır". İlgili madde aynen şöyledir: "Ezmanın tagayyürü(tebeddülü) ile ahkamın tagayyürü inkar olunamaz"=Zamanın değişmesinde hükümlerin de değişeceği inkar olunamaz"...Ancak, dinde "değişmemek" esas olduğu düşüncesi yağın olduğu için, bu başlangıç Aydınlanma dönemi gibi fazla ilerleyememiştir. Ve sonuçta, Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, "dünya, müminleri hapishanesi, kafirlerin cenneti" diyebilmiştir.(Mümtaz Turhan,Kültür Değişmeleri,s.151)...Ancak,Batı'da,Rönesans ve Reform'la başlayıp Aydınlanma dönemi ile gelişen, akla ve bilime dayalı düşünce sistemi, Osmanlı'da dinin getirdiği peşin yargılara karşı çıkamamıştır...Şimdilik durum bu...Selmalar...Selamlar

cdenizkent 
 30.03.2017 11:57
Cevap :
"Batı'da,Rönesans ve Reform'la başlayıp Aydınlanma dönemi ile gelişen, akla ve bilime dayalı düşünce sistemi, Osmanlı'da dinin getirdiği peşin yargılara karşı çıkamamıştır..." Çok şey var bu yorumda çok...  02.04.2017 20:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4498
Toplam yorum
: 12207
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster