Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2152
 

Başbakan Erdoğan, "Ben dindar nesil yetiştirmek istiyorum" diyemez.

Başbakan Erdoğan, "Ben dindar nesil yetiştirmek istiyorum" diyemez.
 

Başbakan Erdoğan, "Ben dindar nesil yetiştirmek istiyorum" diyemez.

İlk kez 28 Şubat 2012'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘dindar nesil’ açıklaması ile toplumun tüm kesimlerinden ‘olumlu’ ve ‘olumsuz’ eleştiriler iktidar ve Başbakan Erdoğan’a yöneldi. 

Kamuoyunda her ‘inanç grubu’nun ‘algılama’ ve ‘yorumlama’ farklılıkları ‘sosyal barışa’ yapılan uyarı niteliği taşıyordu.

Bu da toplumda ‘spekülatif’ ve ‘gergin’ bir ortam yaratıyordu.

Benim oldukça ‘yalın’ ve 21. yüzyılda ‘evrensel’ boyutlu ‘Din’ tanımım şöyle olmaktadır:

“Bir olan Allah’a ibadet etmek, insanoğluna ‘iyi davranmak’ ve ‘doğanın dengesini’ korumaktır.”   

Bana göre ‘Din’ insanoğlunun ‘bilinçli yaşam tarzıdır.’

‘Dinlerin ‘yol haritası’ ‘İncil,’ ‘Tevrat.’ ‘Kuran-ı Kerim’dir.

‘Kutsal Kitaplar’ insanoğluna ‘hidayet’ ve ‘saadet’ yollarını gösterir.

‘Dindarlık’ ise, Allah’a mutlak bağlılık, din kurallarının yerine getirilmesidir.

Günümüzde ‘dindarlık,’ ‘samimi’ ve ‘şekilci’ ‘dindarlar’ olarak toplumun katmanlarında yaşam tarzlarını sürdürüyor.

Tüm ‘ruhani dinlerde’ ebeveynler çocuklarını ‘dindar’ olarak yetiştirmek isteyebilir.

Ancak Recep Tayyip Erdoğan, T.C. Başbakanı olarak ülkenin ‘iktidar’ koltuğunda oturan ‘devlet adamı’ konumu itibariyle “Ben ‘dindar nesil yetiştirmek istiyorum” diyemez.

Çünkü Başbakan Erdoğan’ın ifadesinin özü hem ‘toplumsal ayrımcılık’ hem de ‘ötekileştirme’ nedeni olabilir.

Başbakan Erdoğan’ın tanımladığı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘dindar nesil’ profili şöyle özetlenebilir:

Yani ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan: Kuran-ı Kerim’e mutlak bağlı, ‘Müslüman-Sünni’ ‘karakteristik’ özelliklere sahiptir.

ABD Columbia Üniversitesi’nden Dr. Michael Izady’nin çalışmasına göre Türkiye nüfusunun %80.1’inin Sünni, %19.6’sının Alevi olduğu belirtilirken, %0.3’lük ‘diğer’ başlığı altında Hıristiyan, Yahudi, Ateist vb gibi inanç grupları ve inanmayanlar yer almaktadır.  

Başbakan Erdoğan ‘tek tip dine’ inanmak için vatandaşlarına baskı yapan zorbaları örnek alıyor.

Başbakan Erdoğan, “Ben dindar nesil yetiştirmek istiyorum, ben ‘Alevi’ nesiller yetiştirmek istiyorum” diyebilir mi?

Hayır!

O halde Başbakan Erdoğan yetiştirmek istediği ‘dindar nesil’ olarak Müslüman-Sünnileri dayatıyordu.    

Tarihte tüm ‘dayatmalara,’ ‘toplumsal manipülasyona’ rağmen ‘tek tip din’ başarılı olamamıştır.

‘Tek tip din’ insanoğlunun yaradılışının doğasına da aykırıdır!

Bireyin inandığı gibi yaşaması ‘din özgürlüğünün’ gereğidir.

Her inanç grubunun(din) üyesi kendi dininin ‘şartlarını’ ‘özgürce’ yerine getirebilmelidir.

Laik hukuk devletinde  herhangi bir ‘din/mezhep üyesi’ diğer bir ‘din/mezhep üyesine’ kendi gibi olma baskısı yapmamalıdır.

Laik ve ileri demokratikleşme sürecini tamamlamakta olduğumuzu ileri süren Başbakan Erdoğan’ın ‘Ben dindar nesiller yetiştirmek istiyorum’ ifadesi ‘otoriter’ ve ‘abesle iştigal edilmiş’ bir açıklamadır

İyi Bayramlar dilerim.

16.10.2013, İzmir, Türkiye

Not: Fotoğraf Alıntıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 838
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster