Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
375
 

Başbakan’ın varmak istediği nokta totaliter demokrasi mi?

Başbakan’ın varmak istediği nokta totaliter demokrasi mi?
 

Kuvvetler ayrılığı ve Türkiye’ye has başkanlık sistemi tartışmaları, mozaikçi iktidar görüntüsünden tam tersi yönde sapmalar ve söylemler, toplumsal sivil muhalefeti polisin orantısız güç yöntemleri ile bastırması, tutuklu gazeteciler gibi Türkiye demokrasisi için çok önem arz eden bir takım konulara yaklaşımı itibariyle bakıldığında, "Başbakan’ın varmak istediği nokta totaliter demokrasi miydi?” diye bir soru akıllara takılmakta.

12 Eylül zihniyeti de aynen böyle değil miydi?  

ODTÜ de öğrenciler Başbakan’ı istemiyor, protesto ediyor, üzerlerine bir polis ordusu gönderiliyor ve malum olaylar yaşanıyor. Yetmiyor, polis şiddetini kınayan öğretim üyeleri ve üniversite yönetimi hedefe konularak, "Siz ne biçim öğretim üyesisiniz, sizin yetiştirdiğiniz öğrenci bunlarsa bizim ülkemiz batmış, bitmiş” diyor Başbakan. Kenan Evren mantığı bu! “Asmayalım da besleyelim mi”” zihniyeti bu!

Maraş katliamınının yıl dönümünde, kente gelenler zor kullanılarak dağıtılıyor, Alevi yurttaşlarımızın kaybettiklerini anma talebi dahi şiddetle reddediliyor.

Uludere’de öldürülen sivil vatandaşlar için devlet halen özür dilemediği gibi ölenlerin yakınlarından terörist olmadıklarının ispatı bekleniyor.

Bunlar gibi daha nice anti-demokratik uygulamalar düşündürüyor ki; söz konusu olan solcu gençler, gazeteciler, Kürtler, Aleviler, Ermeniler ise iktidarın mozaikçi yapısı çatallaşıyor ve “Türk Sünni Merkez Sağ Devletçi” kodları baskın hale geliyor.

Peki, bu iktidar değil miydi askeri vesayeti bitirmek için onca uğraş veren? Ancak sonrasında öyle gelişmeler yaşandı ki askeri vesayetten başka bir vesayete evrildik. Daha doğrusu farklı bir demokrasi anlayışına!

Bugünlerde siyasi arenada özellikle alternatif medyada bir kavram sıklıkla konuşulur hale geldi.

“Totaliter demokrasi” !  

Acaba AK Parti iktidarı ve Başbakan; mozaikçi yaklaşım sergilerken “bu coğrafyada ne kadar siyasal ve sosyal değerler varsa bunların hepsini ben sahiplenirim, hepsinin de düğümü benim elimdedir, ister çözerim ister bağlı tutarım” şeklinde mi düşünüyor?

Eğer ki böyleyse durum “Totaliter Demokrasi” ye işaret ediyor. Yani her ne kadar çarpık bir demokrasi olsa da çok partili ve genel oy hakkına dayalı, serbest seçimli bir rejim olacak ama aynı zamanda kuvvetler ayrılığının olmadığı, iktidarın olağanüstü güçlenerek adeta devlet haline dönüştüğü ve toplumsal hayatı belirlediği bir yönetim biçimi.

Totaliter demokrasilerde iktidar güçlü bir halk desteğine sahiptir, ancak toplumsal muhalafet aynı oranda baskı altında tutulur.

Bir yanda Nazım’ın, Ahmet Kaya’nın adlarını anarsın diğer yanda, ODTÜ’lü gençlere aşırı şiddet uygular, üniversite yönetimini itibarsızlaştırır, Uludere için “konu yargıda” deyip geçiştirirsin.
 
Bir yanda Kürt açılımından bahseder, diğer yanda Meclis’e Kürt halkının oylarıyla girmiş Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıklarına dokunursun.

Bir yanda genç kızlarımızın özgürce türban takabilmeleri için yıllarca mücadele eder, diğer yanda iktidarı ve Başbakan’ı eleştiren, protesto edenlere şiddet kullanır, tutuklarsın, piknikte öğretmenler içki içiyor diye haklarında soruşturma açarsın.

İşte bu ve bunun gibi bezeri pek çok nedenden ötürü soruyorum “Başbakan’ın varmak istediği nokta totaliter demokrasi midir?”

İleri demokrasi, özgürlükler olmadan totaliter demokrasiden başka bir şey değildir. Başbakan bu konuda bizleri hızla yanıltmaya devam ediyor !


 

Yıldız Nihat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek blogu ve gerekse de gelen yorumları okuyunca acı acı gülümsemek zorunda kalıyorum. Belli ki herkes demokrasiden büyük faydalar bekliyor ama hepside sonuçta sükutu hayale uğramışlar. Ben senelerdir aynı şeyleri yazıyorum. Demokrasi budur ve bundan başka bir demokrasi de yoktur. Çünkü herkes kendine müslüman olduğu gibi kendine de demokrattır ve bu nedenle de demokrasinin son tahlilde nereye varacağını kimse bilmiyor. Oysa demokrasi yüce halkımızın oyları doğrultusunda ilerler ve yüce halkımız da % 99'u itibarıyla müslüman ve muhafazakar olduğu için, öyle de kalmak ve yaşamak istediği için sonunda da totaliter demokrasiyle, faşizm ile son bulur. Daha önce Hitler ile, Mussolini ile, Franko ile, Salazar ile olduğu gibi, daha da ötesi tek parti CHP siyle de farklı olmadığı gibi. Aslında başbakanın kimseyi yanılttığı yok, o sadece bildiğini, inandğını yapıyor. Yanılan herkes perşembenin gelişini çarşambadan göremediği için, kendi saflığından yanılıyor. İlahi adalet tecelli ediyor.

Matilla 
 05.01.2013 13:24
 

Günaydııııınnn Beran Hanım kısaca durum şu; Öngöremediniz Uyardık dinlemediniz... Serencam son iki yılda kendini belli etmişmişşşş..:)) Şu anda görünen totaliter demokrakrasi imişş...! E Bakarsınız bundan sonraki iki yılda da bir başka istikamete doğru 180 derece evrilir serencam da türbansız dolaşabilmek için mücadele etmek zorunda kalıveririz. Böyle olmayacağını kim garanti edebilir değil mi? Pardon dünden bugünü görememiş olan siz bir yorum cevabında garanti etmişsiniz...! Ama yine yanılmışsanız ne olacak o zaman? Özür dileriz ön göremedik, son iki yılda düştü maskeleri ama biz herkesi kucaklayacaklarına inamıştık, o yüzden tepemize çıkardık, özür dileriz mi diyeceksiniz? Oysa örneği de vardı önümüzde Şimdi dua edelim serencamı şeriat ya da faşizm sananlar değil öngöremeyen sizler haklı çıkasınız. Emin olun bütün samimiyetimle buna duacıyım. En azından başımıza tebelleş edilen totaliter demokrasiden kurtulmak şeriattan kurtulmaktan daha bi kolay gibi çünkü... Selamlar

Yıldız... 
 05.01.2013 10:24
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler Yıldız Hanım...  05.01.2013 10:47
 

Merhaba, Bence her seçimle iktidara gelenin yönetimi demokrasi olmaz. "Demokrasi" kelimesinin önüne takacağımız takılar da demokrasi ile gelip onu unutanları mazur kılmaz. Örneğin Hitler'de seçimle gelmişti. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 25.12.2012 19:59
 

Merhaba Beran hanım. Başbakan'ın totaliter demokrasiye mi varmak istediğini sorgularken, teokratik düzene doğru yol aldığımızı farkedemediğiniz kuşkusu doğdu bende. Ama, aslında çok şey bekliyordunuz Erdoğan'dan demokrasi adına, hayal kırıklığınız her satıra yansıyor blogda. Belki de, hala olan demokrasi umudunuz size totaliter demokrasiyi anımsatsa da, teokrasiyi aklınıza getirmiyorsunuz. Nihat beyin söz ettiklerini de göz önünde bulundurursak, şimdiye kadar eleştirilenlerden daha vicdansız olduklarını görürsünüz/göreceksiniz. Onların yetiştiği kesimin içinden geldim, o nedenle bilerek söylüyorum. Yaşamımızın her alanı dinselleştirilmeye çalışılırken, hala demokrasinin önüne arkasına sıfat-yüklem aramaya çalışmak da boşuna. Eğer birey ya da toplum olarak hala bu olaslıklara inanmaya devam edersek... Başbakan'ın varmak istediği noktaya çok az kaldı! Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 25.12.2012 17:03
Cevap :
Merhaba Hüseyin Bey, inanın iktidar en az Kemalistler kadar laik düzen,en az ulusalcılar kadar vatan,bayrak, millet, Türklük savunucusu haline geldi. Bu anlamda sizin fikriyatınızla nerede ise çakışır durumda:)Yalnız iktidarın sadece Türk Sünni kodlarına sahip, diğerlerine karşı fütusuz davranışları ve yokmuş varsaymaları da bu nedenledir. Türkiye konjonktür gereği ve şu küresellikte asla teokratik yani bir dini sınıfın yönettiği bir ülke haline gelmez, bunlar halen klasik endişeli Kemalist yaklaşımıdır. Ha evet hayal kırıklarım çok, çünkü demokrasi adına yola çıkıpta herkesi kucaklayacağım diyen bir iktidarın yüzseksen derece dönüşü söz konusu. Bu dönüşümde inanın muhafazakarlığın yeri eskiden ne ise şimdi de o kadar, asıl öne çıkan baskıcı yapılarıdır. Yeni Osmanlı da diyebiliriz. Bir yandan halkın desteği var ama diğer yanda halk için değil devlet adına diyen bir iktidar var. Son gelişmeleri bu anlamda totaliter demokrasi olarak tabir ediyorum. Birebir uyuyor!...teşekkürler,sevgiler  25.12.2012 17:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 476
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2301
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster