Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1219
 

Baykal'ın arkasından dökülen gözyaşları

Baykal'ın arkasından dökülen gözyaşları bir göstergedir.

Baykal'a bir komplo düzenlenmesi de başka bir göstergedir ve bu iki gösterge birbiriyle tutarlıdır.

Ortada etik bir sorun varsa bu etik sorunun kaynağı, parti başkanlarına istediğini atama yetkisi veren partiler kanununun ruhudur.

Baykal'ın olayında etik olmayan şey, evli olan bir kadınla ilişkiye giriyor olması değildir; kendisinin evli olması da değildir. Bunlar bireysel tercihlerdir ve ayrıca olayların iç yüzünü bilemeyiz. Belki Baykal, eşiyle fiilen bitmiş bir evlilik yaşıyordur ve diğer hanım için de aynı şey geçerlidir. Kağıt üzerinde boşanmamış olmaları, etik dışılık değil, ihmaldir.

Öyle görünüyor ki, ortada eğer bir sadakatsizlik varsa, bu, kişilerin evliliklerine karşı bir sadakatsizlik değil, ilişkilerine karşı bir sadakatsizliktir. Yani, gerçek olan, asli olan gayri resmi yaşanılan ilişkidir, ikincil olan evliliklerdir. Bu nedenle, ilişkilerini, bu evliliklerden kurtarmaları gerekirdi.

Ancak bu da yine, kişilerin kendi bileceği iştir, biz istiyoruz diye, kimse, yasal bir süreç yürütmek zorunda değil.

Buradaki etik sorun, aslında partiler kanununa ait bir etik sorundur. Çünkü o demiş ki, parti başkanı istediğini atayabilir.

Parti başkanı da, sevgilisini atamıştır. Böyle düşünmek mümkün tabi, ama yine de, yaşanılan olgudaki etik dışılığı ortadan kaldıramıyor. Baykal'ın durumunda kabul edilemez olan, sevgilisini kamusal bir hak olan milletvekilliği ile ödüllendiriyor görünüyor olmasıdır. Ki aslında bu da sonsuza kadar savunulamaz, çünkü, parti başkanının sevgilisi olduğu için, kamusal bir hakkı kullanacak liyakata sahip olmadığını iddia etmek aşırı olur. Ama yine da şaibeye neden olacağı için, böyle bir yola gidilmemesi gerekirdi. Ayrıca, kamusal hakkın kötüye kullanılması görüntüsü sadece gönül ilişkisi için varolan bir durum değildir. Pekala, hiç bilemeyeceğimiz çıkar ilişkileri nedeniyle parti başkanları milletvekili atıyorlardır zaten. Ki zaten aslında olan başka nedir ki? Çünkü esas ahlaksız ve etik dışı olan siyasi partiler kanunudur.

Yazının başındaki iki göstergeye gelirsek: Bu komplonun yapılmış olması, Baykal'ın güçlü ve dişli muhalefetini gösterir. Eğer Baykal etkisiz olsaydı, hiç kuşkusuz böyle bir ihtiyaç doğmazdı.

Diğer gözyaşı göstergesi ise, CHP'lilerin Baykal'a verdiği öneme işaret eder. Baykal bir bakıma kahramanlaşmıştır, son yıllardaki parlak ve dişli muhalefeti ile. Kahramanlık, haksızlığa ve kötülüğe uğrayan kişilerin bunlara karşı savaşan kişilere atfettiği bir değerdir. Gerçekten de, son dönemde cumhuriyet rejimine muhaliflik, CHP'ye karşı muhaliflik oldukça çirkinleşmiş ve saldırıya dönüşmüştür. Baykal, bu saldırılara karşı gayet güçlü bir duruş sergilemiş ve insanlara argüman sağlamıştır. Bu nedenle kahramanlaşmaya başlamıştır. Gözyaşı ise bunun kanıtıdır, çünkü sevdiklerimizin dışında ancak kahramanların arkasından göz yaşı dökülür.

Baykal'ın istifa etmesi erdemlidir ve başarılı bir politik adımdır. Ancak ki, bu yukarda bahsettiğim kriterler bazında olsun. Yoksa, vay evliyken bir kadınla beraber olmuş, bu nasıl olur diye, ahlakçılık yobazlığı açısından değil.

Baykal, azgın bir şekilde cumhuriyet rejimine karşı bir harekat yürüten güçler varken, kendisini bir kaşık suda boğacaklarken, zaten bilinen bir ilişkisini aleni hale getirmemekle, büyük bir basit hata yapmıştır. İstifası ve istifasındaki söylemi bu basit hatayı telafi edecektir, ama artık Kılıçdaroğlu liderliğinde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baykal bu durumda, bir siyasetçinin göstermesi gereken onurlu bir davranış sergilemiştir gerçekten. Bu olay bir komplodur ve Baykal'ın siyasi hayatına gölge düşüreceğine ihtimal bile vermem. Ama bundan sonrası için bence de Kılıçdaroğlu!

Melek Koç 
 11.05.2010 16:59
Cevap :
Aynı düşünüyoruz demek. İnsanın kendine kötülük yapana aşık olması diye bir ters psikoloji durumu vardır. Hiç kuşkusuz, Baykal'ın gidişine üzülenlerin içinde böyleleri de vardır. Ama, ben, Baykal'ı önceki bazı yazılarımda da olduğu gibi, son bir kaç yıllık analitik muhalefetini takdir etmişimdir. Ama, hiç kimse vazgeçilmez değildir, hele ki, Baykal gibi daha eskilerde sola çok zarar vermiş bir kişi hiç değildir, ve hele ki, sol felsefe, tapınmaya değil, değerlere, kurumlara ve değişimin etkisine bağlı bir anlayış olarak hiç bir şeyi mutlak kabul etmez, eğer olur da Baykal'ı geri yerine getirirlerse, bu tecavüze uğramış kişinin, bundan hoşlanarak, bir daha yap demesine benzeyecektir.  11.05.2010 17:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 938
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster