Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
158
 

Bayrama Özel...

Bayrama Özel...
 

14.10.2013

Bayram üzerine bir yazı yazmak üzere oturdum, klavyenin başına aklıma ilk gelen 'şükür' oldu.

Neden şükür, diye soruyorum kendime?

Belki çevremizde olup bitenlerden hoşnut değilizdir.

Belki yaşadığımız şartlar itibariyle arzuladığımız her neyse kavuşamamışızdır.

Belki sevdiklerimizi kaybetmişizdir, belki sağlığımızı...

İşimizden olmuş ya da işlerimiz ile ilgili, ailemizle ilgili sıkıntılarımız olmuş olabilir.

Peki, bu kadar olumsuzluktan sonra nasıl şükür edelim, diyorsanız işte onu ben değil sizler bulacaksınız.

Alın elinize bir kağıt, kalem ve sahip olduğunuz, sizin için kıymetli olan her neyse tek tek yazmaya başlayın.

Öncelikle rahat bir yere oturun. Derin bir diyafram nefesi alın, bunu en az beş kez tekrarlayın.

Çok güzel. Şimdi sahip olduğunuz her ne varsa yazın.

Sonra bu yazdığınız şeylere artık sahip olmadığınızı onları kaybettiğinizi varsayın.

Ne hissediyor/düşünüyor ve yaşıyorsunuz?

Oldukça iç karartıcı ve nahoş bir durum öyle değil mi?

O yazdığınız şeyler halen sizin, üzülmeyin.

Şimdi yüzünüzde oluşan tebessümün tüm vücudunuzu, ruhunuzu kapladığını hayal edin.

***

Ciddi bir rahatsızlık atlatan bir arkadaşımla geçen gün bir araya gelip birer kahve içtik.

Gündelik sıkıntılardan bahsederken dedi ki " artık kendimi mutlu edecek şeyler yapmak istiyorum, mesela denize yakın bir yere taşınabilirim. Orada envayi çeşit reçel, turşu yaparım. Denizin o muhteşem maviliğinde hücrelerim yenilenir, içim ferahlar, gün batımına karşı keyifli sohbetli çaylar içerim dostlarla. Artık beni aşağıya çeken, üzen, yoran işlerden, kişilerden uzaklaşmanın zamanı geldi. Ben yarım bir insanım ve ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum. Güzel ve faydalı bir şekilde yaşayayım ömrümün kalan kısmını, sonrada al Allah'ım canımı diyorum."

Hem düşündürücü hem üzücü hem de ders çıkarılması gereken bir karardı.

Her an her şey herkesin başına gelebilirdi.

Güzel şeylerin olabileceği gibi kişiyi olgunlaştıracak tecrübeler de yaşayabilirdi insanoğlu.

Arada bir silkelenmek gerekir.

Arada bir geçmişin muhasebesini yapıp ben nerede yanlış yaptım, demek gerekir.

Arada bir bu dünyanın, fani olduğunu hatırlamak gerekir ama her zaman hoşgörülü, sevgi dolu bir kalple yaşadığımız her an için şükretmek gerekir.

Büyüklerimiz derdi de bize hikaye gibi gelirdi, şükürler olsun, bu bayramı da sağlıkla, çocuklarımızla, sevdiklerimizle gördük, diye.

***

Yaşlılarımızı, öksüz çocuklarımızı, sosyal çatı altında yaşayan evlatlarımızı sadece bu günlerde değil onları her zaman hatırlayalım.

Bizim için küçük bir adım, onlar için çok anlamlı bir armağan olabilir.

Sıradan günlerde bir şey beklemez insan ama bu günlerde daha çok bekleriz, bir ses, bir yardım eli, gülen bir çift göz, bizleri hayata bağlayan ilgi mest etmez mi yüreklerimizi?

Ağız tadıyla güzel bir bayram sarsın, sizi ve sevdiklerinizi.

 

e-mail:belginturan@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 493
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster