Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
593
 

Begonvil

Begonvil
 

Ellerini ovalaya ovalaya yıkadı. Kokusu geçmiyordu bir türlü yağın. Lekeler de cabası. Hay ! Ben böyle dünyanın … “ diye söylendi. Üstelik o aklının her zaman bir köşesinde oturan kadın bugün de gelmemişti. Görememişti ezbere bildiği gözlerini kadının. Esasen  morali kalbine bozuktu. Ben ne yapıyorum diye çok sormuştu kendine. Aşk böyle bir şeydi…

Begonvil çiçeği nasıl susuzluğa dirençli  ise bende tam aksi. Hay ! Aksi !

Elini cebine attı. Dalgalandı elindeki 5 lik kaime.  Cep de yok cepkende yok. Hayat bize haram, Sen bana haram. Parasız gülünmüyor bile. Gülmek de mi haram ? Masanın üstüne fırlattı parayı. Tabanlarını ovuşturarak bir Ah ! çekti. Yoruldum, yoruldum artık. Ayaklarını duvara dayadı. Uzun uzun ayak çizgilerini izledi.  Manyak mıyım ben  diye kahkaha atarken buldu kendini. Gözlerini yumdu gülümseyerek…

İki elinde fileler, içi tıkabasa erzak dolu. Yüzünde envayi çeşit açılmış gül edasıyla yürüyordu. İyi bir işi kazancı eşi ve çocukları vardı. Bundan iyisi Şam da kayısıydı. Kapıyı sevdiceği begonvili açmıştı. Sofra hazırdı. Pembe panjurlu evleri yoktu ama mutluydu, mutluydular. Tamircilik yaparak geçirdiği yılları kendine  biriktirmiş ustasından sonra kalan yeri kendine almıştı binbir zorlukla. Güzel kazanıyordu Allah için. Yemeklerini yediler. Çocuklarıyla  vakit geçirdi biraz . Çocuklar uyudu. Hanımı geldi üzerine eğildi. “Adamım, evimin direği, gönlümün sahibi seni seviyorum” dedi.

Gözlerinde mutluluğun verdiği bir iki damla yaşın yanaklarına süzüldüğünü duydu. Uyandı. Ustasının sözleri geldi aklına. Yine kendini işe veremediği o günlerden  biriydi. Kadının gelmesini bekliyordu umutla. Gözleri yetmiyordu kadının  artık. Gözlerin yetmediği yerde hayalleri devreye giriyordu. Bazen hayal mi rüya mı karıştırıyordu. Elinde bir  roman, yemek molasında okumaya çalışıyordu bir gözü romanda, diğeri  kapıda. Ustası farkındaydı umutsuz bir sevdaya düştüğünü Halil’in.

Mehmet Usta geldi sırtına vurdu Halil’ in dedi ki :

Unut  romanları!

İşçisin sen işçi kal Halilim

Giy  tulumları.

Mola bitti !

Haydi !

İşte bu meşhur  ‘Tamirci Çırağı ‘ Halil’e ve onun Begonvil çiçeğine yazıldı. Bu yazım da emekçi olan işçi arkadaşlarıma, bana…

Emekçiye aşk bile parayla, hayal kurmak ve satın almak ise bedavaya ustam…

Halil…

( Melike Çelik )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şeyi paraya indirgeyen, alınıp satılır kılan insanı insanlığından yıldıran koşullara karşı bu öykümsü serzenişe içten saygımla... Şükür ki "Gezi ruhu" şahlandı da bir parça umut belirdi.

Ersin Kabaoglu 
 20.06.2013 11:40
Cevap :
Kesinlikle katılıyorum. Teşekkürlerimi sunarım Ersin Bey...  20.06.2013 13:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster