Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1172
 

Ben kimim? Siz kimsiniz? Kimiz biz? Kim oynuyor ayarlarımızla?

Ben kimim? Siz kimsiniz? Kimiz biz? Kim oynuyor ayarlarımızla?
 

Resim: hayalperdesi_sorayama-10



Artık kendimi bir yere, bir ülkeye, bir bayrağa, bir aileye, bir topluluğa, bir inanca ait hissedemiyorum.

Sahi kimim ben? Siz kimsiniz? Kimiz biz?

Nereye gitti biz zaman idealleri uğruna savaşanlar... Nereye gitti çamurunda pamuk topladığım tarlalar... Nereye gitti duvar dibine toplaşıp güneşlenen, örgü ören ak tülbentli kadınlar... Nereye gitti bir bakkal dükkanı ile beş nüfusu doyuran babalar. Nereye gitti kumları üstünde bola sala güneşlendiğim sahiller... Nereye gitti kayboldu sözün senet olduğu o günler… Nereye gitti mutluluk…

Nereye gitti. Nereye gitti söyler misiniz?

Burası bizim evimiz, burası bizim yuvamız, bu bizim bayrağımız diyemeyecek miyiz artık?

Kim (!) …

Kimler aldı tüm bunları elimizden.

Son günlerde yeni moda bir akım çıktı duygusal davranmayacakmışız.

Kusura bakmayın da... Ben odun değilim ki... Kaldı ki “odunların bile duyguları olduğunu düşünürüm” etten, kemikten, duygulardan örülü bir bedenim. İki elim, iki gözüm, iki kulağım, iki ayağım, on parmağım, “ayaklarla yirmi” iki burun deliğim, bir burnum, bir ağzım, bir de belli saniyelerle atan yüreğim var. O yürek ki insana çok şey yaptırır. "Kimileri beyin diyor buna kanıtlanmış!" Fark etmez benim için ha beyin, ha yürek, sonuçta bir his, bir duygu var içimde.

O duygu ki; bize eşimizi seçtiren, o duygu ki bize işimizi seçtiren, o dugu ki... bizim çoluğumuzu çocuğumuzu korumamızı, kollamamızı sağlayan. O duygu ki ancak o olduğu, o istediği zaman bir şeyler gerçekleştirilebilen. Bazıları da “güdü” diyor buna. O da kabulüm. Adı o olmuş, bu olmuş, şu olmuş. Ne fark eder ki... Sonuçta tüm bunları bana yaptıran bir şey.

Eee öyleyse neden? Neden duygularımızdan arınmamızı istiyorsunuz. Tamam akıl. Akılda önemli kullanmayın diyen mi var? Ya da biz kullanmıyor muyuz ki? Sonuçta bir şeyler yapabiliyorsak bunu tüm organlarımızla yapıyoruz. Ama gönlün evet demediği, sahiplenmediği hiçbir şeyden hayır çıkmaz. Çıkmamıştır bu güne kadar… Annemin bir lafı var. “Sevmediğin aş, ya karın ağrıtır ya da baş”. Bu da öyle bir şey…

Peki.. Neden şimdi!...

Ben kendimi böyle yersiz, yurtsuz, inançsız, "Allah’ a da inancım kalmadı artık bunca adaletsizliğin yaşandığı bir evrende onu da açıkça söyleyeyim, siz inanıyorsanız da buyurun inanın" neden böyle hissediyorum peki. Bizim ayarlarımızla oynayan kim? Kimler??? Söyler misiniz?

En önemlisi yarın bizim bir vatanımız olacak mı? Bakın bakalım olacak mı? Buyrun siz karar verin.

Kendine gurbet

Güllerle karşıladık onları

Leylaklarla…

Çelenklerle karşıladık onları

Bayraklarla…

Evimizi açtık onlara

Ocağımızı açtık.

Kucağımızı açtık onlara…

Sıcağımızı açtık.

Koylarımızı açtık onlara…

Sahillerimizi...

O da yetmedi ormanlarımızı.

O da yetmedi dağlarımızı, bayırlarımızı, vadilerimizi…

Evlerimize konuk edende altlarına serdik

En güzel, en kalın…

Oturmaya kıyamadığımız minderlerimizi.

Hiçbir karşılık beklemeden ikram ettik

Gözleri sacın üstünde…

Merakla mahallemizden geçerlerken

Saç üstünde pişirdiğimiz gözlemelerimizi.

Yanında tavşankanı çay ya da ayran!

Ve iyi niyetlerinden şüphe etmedik hiçbir zaman.

Şimdi küçümsüyorlar bizleri

Şimdi horluyorlar

Şimdi kovuyorlar bizleri

Kendi sahillerimizden.

Tıpkı bir zamanlar…

Üzümünü yiyip, posasını çıkardıktan sonra kovdukları

Binlerce işçimiz gibi…

Biz Türk’tük

Onlar Alman

Biz Türk’tük

Onlar İngiliz, Fransız, Madein Amerika, İtalyan.

Biz ikinci; hatta üçüncü sınıftık onların gözünde

Onlar hükümran.

Biz onların vatanında gurbettik kendimize

Şimdi kendi öz vatanımızda… Öz yurdumuzda

Gurbet olduk, yaban kaldık kendimize!

Tıpkı kendi bedenine gurbet insanlar gibi…

Ve deniz arıyoruz şimdi kendimize fellik fellik

Dörtbir yanı denizlerle çevrili ülkemizde girecek!

Ve anlamadık, çözemedik hala…

Biz miyiz, yoksa onlar mı?

Bu vatanın sahipleri…

Bilen biri varsa anlatsın bize! ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Davut'a açıklama... Davut. Senden sonra döndüm tekrar baktım yazıma. Acaba dedim yazımda Kürt diye bir vurgu yapmış mıyım? Yo hayır yapmamışım. Babamın evleri var kirada. Sanma ki kolay yaptırdı. Adamcağız şu an 68 yaşında ciddi böbrek, tansiyon ve kalp vs.vs. hastası olduğu halde hala bağ bahçe eker, yoğun biçimde çalışır. Hayatının 30 yılı bisiklet üstünde, son on yılı mobilet üstünde geçmiştir. Kar kış demeden sabah ezanında dükkanı açmış akşam karanlığına kadar çalışmıştır. Bir kez bile kahveye gitmemiştir mesela. Böyle edinmiştir evlerini. Kişinin kimliğine göre de kiraya vermemiştir hiçbir zaman. Çok da Kürt oturmuştur. Fakat bazılarınca evi olması onun suçlanması, elektrik su faturası takılması, evin hor kullanılması için yetmiştir. Kapısından hiç geçmediği karakolla ve hiç kapımıza gelmeyen polislerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Side' ye git bak yarıdan fazlası Kürt' tür ve ne yazık ki birçoğu yasa dışı yollardan para kazanmakta. Uyuşturucu, kadın tic. vs. Bizim karşı olduğuğu

Ayrıntıda gezinmek 
 25.12.2008 13:20
 

Birilerini hep kızdırdığımı ve hep kızdıracağımı bilerek yazıyorum sana. Ben kendimi bildiğimden beri hep aynı fikri savunmuşumdur senin yazın üzerine kısaca paylaşmak istedim: ütopik olduğunu biliyorum ama bir günde gelinecek noktanın bu olduğuna eminim , hayalimde hep DÜNYA VATANDAŞLIĞI vardır,yani milliyetlerin vatan sınırlarının bayrakların kalkmasından yanayımdır hiç anlayamamışımdır insan her yerde insandır öyleyse niyedir bu aradaki sınırlar, birilerinin birilerine tahakküm etme hırsı ? Türk-İngiliz_Iraklı-Amerikalı diyene kadar DÜNYALI olsa herkes çok daha güzel olmaz mı her şey?? insanlar konuşup - savaşıp duracağına böyle bir dünyayı yapılandırmak için emek harcasalar her yer daha yaşanılası olmazmı ? ve bana anlamsız gelen bütün bu kavramların sadece savaş tanrılarını (yani kendilerini öyle sananları) doyurmak için olduğunu düşünürüm ! USTA nın dediği gibi " YARİN DUDAĞINDAN GAYRİ HER YERDE HER ŞEYDE HEP BERABER ..." sevgilerim sana ve insanlığa..

sevtap özkahraman 
 24.12.2008 11:48
Cevap :
Keşke bu dediklerin olabilse Sevtap ama sen de ben de biliyoruz ki; bu büyük patronun işine gelmez. Yine de vazgeçmeyelim düşlemekten değil mi? Sevgi ve selamlarımla. Nice mutlu yıllara...  31.12.2008 0:52
 

Evet anlıyorum. Ama anlamadığım bir nokta var. Biz gidip onların ülkesinde ev, arsa v.b alışverişlerde bulunabiliyoruz da onlar neden buradan alamasın. Hakları değil mi? Ve bu ülke hem Kürtler'in hem Türkler'in. Bu ülkeyi tek millete indirgerseniz PKK'nın önünü alamazsınız. Zaten Kurtuluş Savaşı'nda Kürtler Türkler'le birlikte savaşmasaydı ve kendi bağımsızlıklarını isteseydi şu an Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Kürdistan kurulmuş olurdu. Lütfen bu tür faşizan yaklaşımlardan kurtulalım... Yabancıların mülk edinmesi gayet doğal bir olgu. Olması gereken de bu. Bu anlamda küresel düşünmek gerek. Zaten biz kültürümüze, kimliğimize, değerlerimize sahip çıktıktan sonra dünyanın neresinde olursak olalım yozlaşmayız, asimile olmayız. Sorun bizde yani daha çok. Brokratik anlamda haklı olduğun konular var tabi. Bizler için askeri, stratejik v.b önem taşıyan kurumların özelleştirilmesine ben de karşıyım. Ve devlet kurumlarının özel kuruluşlara yok pahasına peşkeş çekilmesine... İşçi hakları adına

Davut BİLGİÇ 
 24.12.2008 4:07
Cevap :
Söylediklerine katılıyorum fakat burada olayların içinde olan ve gidişatı gören, izleyen benim. Nitelik ve nicelik bakımından çok farklı. Benim bir süreliğine kiraya verdiğim evden vakti gelince çıkmıyorsa, hatta bazı sahte yollarla evi üstüne geçirmeye kalkmışsa, bizim saflığımızdan veya iyi niyetimizden yararlanarak, doğduğum, büyüdüğüm yollardan, sokaklardan beni geçirmeme hakkını kendinde görüyorsa ve dank etmişse bazı şeyler, ve benim evime sahip çıkmam faşistlik veya faşizan tutum olarak değerlendiriliyorsa evet ben bir faşistim. Değilsem de olabilirim. Hem de en azılısından. Sevgilerimle  24.12.2008 18:09
 

Hep söylüyorum, "Alkışlayan sorumludur!" diyorum. Yazın bütün olarak çok güzel. Tuzu, baharatı, tadı tam kıvamında. Zaten sen klavyenin önüne oturdun mu, uçuruyorsun atları! Bütün engelleri yıkıp geçiyorsun. Yazdıklarını okurken tık nefes kalıyorum. Ama beni huzursuz eden bir şeyler var ve bunları sana söylemek zorunda hissediyorum kendimi. "Onlar"la "biz"i kıyaslarken, asıl çıban başlarını gözden kaçırıyorsun. Sen ayran ikram ettin de onlar sofranı mı devirdiler? Hiç sanmıyorum. Bütün "halklar" mazlumdur. Üzmez, TC vatandaşı da çok mu saygıdeğer? Che Türk müydü? Öz yurdumuza bizi yaban eden "bizim yamyamlar" utansın ilkin! Utanmadan aynı dili konuşuyorlar bizle! Bu vatanın sahipleri bizim yamyamlar! Parselle(t)mek de onların marifeti sahilleri! Bilen varsa anlatsın, diyorsun.. Ben de anlatıyorum işte! Ama sen bana da kızıyorsun! Dinlemiyorsun bile beni! Ben doğruyum, çalışkanım da etrafta çok tembel ve üç kağıtçı var! Allah'ı karıştırmayayım, istersen.. Onu sahiplenen çok! Sevgiler..

zelinartug 
 23.12.2008 23:56
Cevap :
Kim demiş kızıyorum diye. Bunların farkında olmadığımı sanıyorsun. Benim kızgınlığımın sana veya hiç bir şeyden habersiz kurban olanlara mı sanıyorsun. Böyle olmadığını olamayacağını biliyorsun. Başkalarına kızmış oluyorumdur o ara, sen üstüne geliyorsundur..) Ben ikram ettimde onlar soframı mı devirdi diyorsun. Haklısın o zaman devirmediler ama şu anda içerdeki bazı işbirlikçileri ile beraber değil sofrayı devirmek, evimi başıma yıkmak istiyorlar. Ben de hepsine bir haka dansı gönderiyorum buradan. Diyorum ki biz ölmedik. Buradayız. Yaptıklarınızın farkındayız. Ayağınızı denk alın. Sana niye kızayım ki... Sen işbirlikçi değilsin ki... Benim gibi emekçisin. Her şeyin farkında olan emekçi... Sevgiler  24.12.2008 18:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1468
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster