Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '10

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
1001
 

Beni anlayan var mı ?

Beni anlayan var mı ?
 

Bedenimizdeki her sistem ve işlem elektrikseldir. Zihinsel işlemlerimiz, kalbin çalışması bu sistemin bir parçasıdır. İnsan bedeni kendi kendine yeten, kendi kendine üreten bir elektriksel yapıya sahiptir ve manyetik alanlar oluşur. Gelen uyarılar sinir hücreleri vasıtasıyla beynimize ulaştırılır. Bu sinir hücreleri demetler halinde, uçları yelpazeye benzer şekilde bulunur ve birbirlerine değmezler. Uyarılar manyetik alan ile bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine aktarılıp, beyne ulaştırılır. Normal insan olarak tabir ettiğimiz kişilerde bu sinir hücresi demetlerinin birbirine yakın orta kısmından uyarılar bir diğer sinir hücresine aktarılır. Zekâsı yüksek olan kişilerin sinir hücresi demetleri yelpaze şeklinde açık olmayıp, toplu halde bulunmaktadır ve uyarıların hemen hemen tamamı karşısında bulunan sinir hücresine manyetik olarak iletilmektedir. Bu nedenle bu özellikte olan kişiler karmaşık ve zor olan bilgileri yaşıtlarına göre çok çabuk öğrenmektedirler. Ancak bu özel durum bazı sorunları da beraberinde getirmektedir.

Bu özelliğe sahip çocuk ve yetişkinlerin vücutlarında diğer kişilere göre çok daha fazla elektrik akımı vardır ve bu fazla elektrik akımı vücuttan atılamazsa kısa devre yaparak çok büyük davranış değişikliklerine sebep olmaktadır. Okulda ve toplumda rahatsız edici davranışlarda bulunabilirler. Kişi kendini bile anlamakta zorlanabilir. Bu tür kişiler çabuk öğrenip, çabuk sıkılırlar. İlgisini çeken bir konu olmadıkça yerinde duramazlar. Aşırı bir enerjiye sahiptirler, çok konuşurlar. Hemen her şeye müdahale ederler, hareketsiz olmalarını istemek onlar için en büyük cezadır. Bu tür öğrenciler biz öğretmenleri de biraz yormaktadır. Çok zeki olmalarına rağmen bu çocuklar çoğunlukla öğrenme güçlüğü olan ya da sorun yaratan öğrenciler olarak nitelendirilmektedir. Bu konumda olan bazı kişilere DES (Dikkat Eksikliği Sendromu) ve DEHS (Dikkat Eksikliği Hiperaktiflik Sendromu) teşhisi konmaktadır. Daha sonra bu kişilere uygulanan IQ (Zekâ Katsayısı) testlerinde şaşırtıcı sonuçlar elde edilmiş ve zekâ katsayılarının çok yüksek olduğu anlaşılmıştır.

Aslında yaşam bu çocuklar için oldukça zordur. Ne çocuktur ne de bir yetişkindir, kendi yaş çağını yaşayamamaktadırlar. Kendi yaşıtlarınla pek arkadaşlık edemezler, yetişkin kişilerle konuşmaktan ve birlikte olmaktan büyük mutluluk duyarlar. Kendilerini hiçbir grubun parçası olmadığını düşünerek yalnızlık hisseder, üzüntü duyarlar, depresyona girebilirler. Asıl üzücü yönü Tanrı vergisi ve çok özel bir ayrıcalık olan bu durumun toplum tarafından yeterince bilinmemesi ve bu kişilere bazen uygun olmayan sıfatlar takılmasıdır. Bu çocuklarımız bilinçli bir şekilde yönlendirilmediğinde sonuçları kötü olan değişik alanlara kaymaktadırlar.

Öncelikli olarak bu çocuklarımızın fazla enerjilerini atmalarını sağlamalıyız. Hareket gerektirecek sportif faaliyetlere yönlendirmeliyiz. Toprakla uğraşmak fazla enerjimizin atılması için en iyi yoldur. İmkanlarımız varsa bunun gerçekleşmesini sağlamalıyız. Yaşadığımız çevre buna olanak vermiyorsa toprağın eşdeğeri sudur. Su da enerjimizin fazlalığını almaktadır. Şayet yüzme olanağımız da yoksa anneler çocuklarının yaş grubuna göre değişik çözümler geliştirebilir. Balkon, bulaşık, kendi tişörtlerini yıkatma gibi alternatifler sunabilir. Bu çocuklarımız kendilerini yetişkin gibi gördüğü için bu tür işler onları hem rahatlatacak, hem de mutlu edecektir. Ayrıca el becerileri gelişecek, sorumluluk almayı öğreneceklerdir. Sözsüz müzik dinlemenin fazla enerjimizi aldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bazı gün yüksek sesle, bazı günler alçak sesle müzik dinlemek istememiz bizim o günkü enerjimize bağlıdır.

Bu çocuklarımız için sorun sadece enerjisinin fazla olmasıyla sınırlı değildir. Bu kişilerin vücutlarında daha fazla enerjiye ihtiyaç olduğu için bir de enerji kaynağının yetersizliğinden sorun yaşanmaktadır. Bizler enerji üretimimizi yediğimiz besinlerde bulunan mineral ve vitaminlerden sağlamaktayız. Bu kişiler ne kadar sağlıklı ve düzenli beslenirse beslensin, gerekli olan enerjileri karşılayamadıkları ve düzenli olarak takviye vitaminler almaları gerektiği yapılan araştırmalarda anlaşılmıştır. Sorun hem enerji yetersizliğinden, hem de enerji fazlalığından kaynaklanmaktadır ve bu insanların bir anda değişken olmasının tek sebebi bu olduğu söylenmektedir. Şunun da altını çizmeliyim ki ben bu konunun uzmanı değilim, sadece bu tür öğrencilerimiz olduğu için çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz bilgileri paylaşmak istedim. Bu özel konumda olan çocuklarınız varsa mutlaka konunun uzmanı olan kişilerle görüşmeniz yerinde olacaktır.

Tüm çocuklar yetişkinlerin şefkatine, dikkatine, zamanına, rehberliğine ihtiyaç duyar. Bu çocukları anlamanın ve onlarla iletişim kurmanın en önemli adımı onlar hakkında düşüncemizi değiştirmektir. Her şeyden önce onlar çocukturlar, bizler sevecen ve yatıştırıcı olmalıyız. Onların bu özel doğasını besleyip geliştirmeli, yetişkinlermiş gibi davranmalı, asla küçümsememeli, saygı göstermeliyiz. Onları yaramazlıktan uzak tutmanın en iyi yolu fazla enerjilerini atmasını sağlamak, beyinlerini beslemek ve meşgul etmektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Paylaştığınız yazılar sayesinde hayatımı çok kolaylaştırdınız. Hamileyken 20 kilo aldım.aldğığm kiloları ya veremezsem diye korkarken 24 kilo verdim.Niye mi? Kızım çok hareketli, onun sayesinde ben de ne kilo kaldı ne enerji. 'Çocukları suyla, toprakla oynatın. Onların enerjilerini alır.' diye yazmışsınız bende bunu uyguluyorum ve kızımı okuldan gelince küvete oynaması için bırakıyorum, gönlünce oynuyor, rahatlıyor sonra da mışıl mışıl uyuyor, bende rahatlıyorum. Hayatım sayenizde daha kolaylaştı.Belki bilirsiniz: malın zekatı 40'ta 1, ilmin ise 100'de 100'dür. Bildiklerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.

FILIZ KILIÇ KALAÇ 
 28.06.2010 10:18
Cevap :
Sayın Filiz Kalaç, bilgiler paylaştıkça çoğalır. Özellikle de bilgiye değer verip, uygulandıktan sonra güzel sonuçlarını alan kişinin düşüncelerini bu şekilde belirtmesi daha da haz verici. Yorumunuza teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...  29.06.2010 11:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1663
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster