Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
100
 

Beni ötekileştirme

Beni ötekileştirme
 

Siyasetin gündemi bu kadar meşgul ettiği bir günde, bu sütuna ve satırlara seçim sonuçlarına dair sözcükler düşmeden, kıyısından köşesinden de olsa değinmeden, devam etmek içime sinmedi doğrusu.

Umuyorum ülkemiz için, hayırlara vesile olur çıkan sonuç.

Hepimiz için değişmeyen tek gerçek, bu ülke topraklarının ve bu ülke insanlarının, birlik beraberlik ve bütünlüğünün devamlılığı olması gerek diye düşünüyorum.

Bir yolculuğa çıkmadan önce, sizi o yola sokan ve güzergahınızı belirlemenize, yön çizmenize el veren, yolculuğun temasını belirginleştiren nedenlerin önemini unutmamak gerek. Kaldı ki ideolojilerimizin de üstündedir toprak bütünlüğü, zira binlerce şehitlerin üzerinizdeki, üzerimizdeki hakları bizden gün gelir hesap sorar aksi halde.

Sade bir vatandaş olarak benim için seçim sonuçlarından ziyade, değişmez gerçek, tek bayrak tek millet olarak var olabilme savaşının gerçeğidir, içinde bulunduğum durum buna dair kaygılar veriyor, yaşatıyor zaman zaman bana.

Savunduğum değerlerin, elimde kalan kırıntılarına rağmen, bu ülke için hepimizin işimize gelmeyen sonuçlarında bile, dağılmak parçalanmak korkusunu hissetmek istemiyorum, dolayısıyla da bir olmak zorundayız’a olan inancım halen sürüyor.

Sınırlarımızın içindeki değişimler, bizim için daha da çok önem arz ediyor gün geçtikçe. Bizler, biz bize evimizin içinde kavga da ederiz, sevişiriz de, buna çomak sokmaya çalışan birilerinin ve bizi olumsuz etkilemeye çalışan, kapının dışındakilerin boynunu kopartmak gerekiyor öncelikle. Bir de gökyüzünde dalgalanan bayrağıma dil ve göz uzatanların kafasını kopartmak.

Evet belki bir çoğumuzun istemediği gibi gelişiyor bazı şeyler, ama, yaşam her zaman manevralarda yol aldırır, içine düşürdüğü her canlıya. Virajlardaki ustalıklardır hayat kurtaran başlangıçlar. Biz bu ülkenin canlılarıyız, bu toprakların insanlarıyız ve birbirimize ihtiyacımız var,  yaşamak için.

Sorumluluklarımızın bilincinde olmadığımızı düşünüyorum.

Hazırcı olduğumuzu düşünüyorum.

İnandığımız değerlerin içeriğine hakim olmadığımızı düşünüyorum.

İnancımızı yitirdiğimizi ve ne yazık ki birbirimizi ötekileştirdiğimizi düşünüyorum.

Görev dağılımlarının adil yapılmadığını düşünüyorum.

İşi bilenlerden ziyade, bilmeyenlerin tepeden indiği bir anlayış yüzünden, kim bilir haklı sebeplerinden dolayı küsen, kırılan, belki de, bilerek küstürülen, kırılan, gerçek değerlerin, elini eteğini çekmelerinden dolayı, hayal kırıkları yaşanıyor son zamanlarda.

Gençlik ateşinin artık kabul görmesi gerekmiyor mu sizce de, tabi ki desteğini esirgemeyecek olan ustaların ışığında.

‘’Araya hemen bir öğreti olarak aklımın köşesine yazdığım küçük bir anektod’u paylaşmak isterim, zira anlamı çok büyük’

Bir büyüğüm iki hafta kadar önce benimle ve yaptığım işlerle ilgili bir sohbette, şöyle bir soru sormuştu bana. İstanbul’u Fatih Sultan Mehmet, kaç yaşında fethetti, 21 demiştim.

Sonra bana bakarak hiç 21 yaşında bir genç üstelik o yaşta İstanbul’u fethedebilir mi? Ona İstanbul’u Akşemseddin fethettirmiştir diye tamamlamıştı sözünü.

Aklı başında işi bilen Akşemseddinler’e ve ruhunu kaybetmemiş gençlere ihtiyaç var. Ve elbette içinde bulunduğumuz zamana göre geçmişten gelen mesajları güncellemeye.

Zamanın şartlarına göre şekillenmek yerine, yıllar öncesinde benimsenmiş kabul edilmiş olanların, emeksizce sadece var olmasına sırtımıza dayadığımızdan olmasın bu hayal kırıklığımız.

Bizlere verilen mesajların içeriğini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor bana göre ve burnundan kıl aldırmayan, olmadan olmamış olanların, artık kendilerini toparlayıp sözün tam açık ifadesiyle gitmeleri gerekiyor.

Ben bu toprakların bu ülkenin bu Cumhuriyetin bir bireyiyim. Seçim sonuçlarının ne olduğuyla değil, bundan sonra neler olacağıyla ilgiliyim daha çok. Eğer çoğunluk bugün bu sonuca hükmetmişse kutlamak ve benim, bizim, ülkemizde tek bayrak altında üzerimize düşecek göreve hazır olmamız gerekiyor.

Demem o ki iğneyi kendimize çuvaldızı başkalarına…   

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Selma Hanım...Bence, aklı başında olan bir kimseyi hiçbir kimse ötekileştiremez; eğer kendisi ötekileşmek istemiyorsa...Başkaları, onu ötekileşmiş gibi görüyorsa; aslında ötekileşen kendileridir...Bir de, siyasi, sosyal ve felsefi görüş farklılıkları, etnik yapı değişikliği "ötekileşme" olarak görülmemelidir...Aynı bahçenin meyvelerini hepimiz hakça paylaşır; aynı çınarın gölgesi altında serinleyebiliriz...Güzel bir blogdu...Selamlar.

cdenizkent 
 04.11.2015 16:54
 

Bilgili,yetenekli,çalışkan ve dürüst insanlar işinde başarılı olabilirler.Ülkemizin birikmiş ve acilen çözüm bekleyen sorunları vardır.Özellikle demokrasi,özgürlük ve adalet sorunları gittikçe kabarıyor.Eğer duyarsız kalınırsa felaketler yağar üstümüze.Hele bir de dış sorunlarımızla terör ve açılım,Suriye sorunları var ki hepsi de birer baş belası.Daha da ötekileştirme endişesi vardır herkeste.Siz de kaygılarınızda haklısınız.Tek bayrak tek millet kalmak zorundayız.Ulusumuzun çıkarı da bundadır ve önceliklidir.Başka çıkarlara asla heba edilemez.İçeriği önemli bir yazıydı!Elinize sağlık sayın Aydın.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 03.11.2015 16:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster