Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
392
 

Beratcan Karakütük'ün anısına

Beratcan Karakütük'ün anısına
 

Beratcan Karakütük


Geçtiğimiz günlerde gazetelerde okuduğum bir haberle beynimden vurulmuşa döndüm. Haber aynen şöyle diyordu. ‘’Kartal’da kaybolduktan bir süre sonra ormanlık alanda cesedi bulunan 10 yaşındaki Beratcan Karakütük’ü evinin önünden yüzlerce kişi uğurladı.’’

Haberi okuduğumda önce inanamadım. Sanırım göz yanılması geçirdim, yanlış okuyorum, ölen şahıs 10 yaşında olamaz dedim kendi kendime. Ve sonra yeniden satırlara geri döndüm, tekrar gözden geçirdim. Gerçekten doğru okumuştum. Gerçekten 10 yaşında bir çocuk katledilmişti. Hatta yazılanlara inat olsun, ispat olsun der gibi birde resmini koymuşlardı. Böylesi çok büyük bir acıydı, çok büyük bir vicdansızlıktı, canavarlıktı. Bu durum başka nasıl tarif edilebilirdi; ismi ne konulabilirdi, bilmiyorum. Neden bir çocuk, küçücük bir ana kuzusu, ufak tefek, anlamı olmayan hesaplara kurban edilebilir akıl alacak gibi değildi.

Sonra ibretle bu yürek burkan hikayeye dikkat kesildim, araştırmayı sürdürdüm. Zaten günler ilerledikçe haberin arkası da gelmeye devam etti. Ve ulusal gazetelerin birinde aynen şöyle yazıyordu. ''Çocuğun kaybolmasının ardından polis, Beratcan Karakütük’ün okulunun bulunduğu sokak ile geçtiği güzergahtaki tüm güvenlik kameralarına ait görüntüleri inceledi. Ve son olarak, okul servisine bindiği tespit edildi. Anne Türkan Karakütük’ün önce ‘Oğlumu, eski işyerinde birlikte çalıştığım Ersin K. kaçırmış olabilir’ şikâyetinde bulunması, ardından da şikâyetinden vazgeçmesi, Ersin K.’yı olayın bir numaralı şüphelisi yaptı. Beratcan’ın okuluna öğrenci taşıyan servislerden birinin şoförlüğünü yapan Ersin K.’nın cep telefonunun, Beratcan’ın kayboluşundan sonraki süreçte Tuzla’dan sinyal verdiği görüldü. Dün de araç takip sisteminden, Ersin K.’nın minibüsünün Tuzla’da ormanlık arazi yakınında olduğu tespit edildi. Minibüsün yanına giden polis ekipleri, servis şoförünün, yakalanacağını anlayınca cep telefonunu da araçta bırakarak kaçtığını tespit etti. Hemen bölgede araştırma başlatan polis, küçük çocuğun cesedini ormanlık alandaki bir su kanalında buldu. Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Beratcan’ın cesedinde yapılan otopsi, küçük çocuğun kaybolduğu gün boğularak öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Öte yandan, katil zanlısı olarak aranan servis şoförü Ersin K.’nın, Beratcan’ın annesinin ayrılmak istediği sevgilisi olduğu iddia edildi. İddiaya göre anne, servis şoförü sevgilisinden ayrılmak istedi. Ayrılığı kabul etmeyen servis şoförü de anneden intikam almak için küçük çocuğu kaçırıp öldürdü. İncelenen telefon kayıtlarında, anne ve katil zanlısı arasında telefon görüşmeleri olduğu öne sürüldü. Polis, Ersin K.’nın servis minibüsünde çalışan hostesin de bilgisine başvurdu. Hostesin, ‘Beratcan’ın kaybolduğu gün servise bindiğini anlatarak, “En son saat 14.05’te son öğrenci indi. Ben de indim. Daha sonra Beratcan’ın kaybolduğunu öğrendim’ dediği öğrenildi. 4 yıl önce eşinden ayrıldığı ve 2 çocuk sahibi olduğu öğrenilen Ersin K.’nın, Beratcan’ın cesedinin bulunduğu gün ‘Annem hasta’ diyerek işyerinden maaşını erken aldığı tespit edildi.''

Sonraki günlerde yine aynı gazetede haberin yeni gelişmeleri yayınlanmaya devamı etti. Bende ağzımda şiddetli hakaretlerle konuyu takip etmeyi sürdürdüm. Ve okuduğum diğer haberi aynen sizlerle paylaşıyorum. ''Alınan bilgiye göre, olayla ilgili çalışmasını sürdüren Asayiş Şube  Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheli olarak  aranan servis şoförü E.K'nın Gaziosmanpaşa'daki bir adreste saklandığını tespit  etti. Asayiş ve Çocuk Şube ile Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü  ekiplerinin söz konusu adrese düzenlediği ortak operasyonla da yakalandı.’’

Kıskıvrak yakalanan zanlı, alınan ilk ifadesinde şunları anlatmıştı. ''Yolcuları bıraktıktan sonra Tuzla'ya gittim. Beratcan'ı stepnenin üzerine yatırdım. Nefes alamadığı için bilinci kaybolmuştu. Bacakları hareket ediyordu. Yaklaşık 15 dakika suda boğdum, ardından cesedini aynı yere attım. Türkan’la aramızda 6 yıldır ilişki vardı. Oğlu Beratcan, bizi birlikte olurken görmüş. ‘Babama söyleyeceğim’ diyerek Türkan’ı tehdit etmiş. Daha sonra annesine şantaj yaparak isteklerde bulunmuş. Taleplerinin sonu gelmeyince, Türkan bana, ‘Artık yaşantımı değiştirmek istiyorum. Onu ortadan kaldır’ diyerek yardım istedi." Demiştir. Ve ek olarak anne Türkan Karakütük’ün oğlunun öldürüldüğünü bildiğini söylemiştir. Bu iddialara annenin verdiği cevap ise aynen şöyledir. "Benim Ersin’le 6 yıldır ilişkim vardı. Kocam bundan şüpheleniyordu. Ama asla çocuklarımın haberi yoktu. Ben Ersin’le konuştum, onunla ayrılmak istedim. Olay günü saat 10.00'da da artık ilişkinin bittiğini söyledim. Bana bunun acısını yaşatacağını söyledi. Sanırım, ayrıldığım için benden intikam almak istedi ve bunu yaptı. Zaten evladımı alarak bana büyük acı yaşattı." Diyerek konuya açıklık getirmeye çalışmıştır. Gerçekleşen bu ifade trafiğinin ardından göz altına alınan şüpheliler, polis nezaretinde mahkemeye sevk edilmiştir. Ve katil zanlısı olarak yargılanan Ersin Kaşıkçı ''Kasten Öldürme'' suçundan tutuklanırken, anne Türkan Karakütük delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştır.

Peki şimdi ne oldu. Ne işe yaradı bu kadar uğraş. Sözlerim yanlış anlaşılmasın lütfen. Beratcan, o küçücük yavru, suçsuz, günahsız yere bu dünyadan göçüp gitti. Her şeyi, herkesi, ümitleri, umutları geride bırakarak geçip gitti. Peki hangi ceza, hangi çalışma onun masum gözlerine, aldığı nefese eşit olabilir ya da geri getirebilir ki. Kime, nasıl, ne kadar ceza verilirse verilsin o geri gelmeyecek, hiçbir şey geri döndüremeyecek. Böylesi gerçekten çok acı. Gerçekten acı ve yürek yakıcı. Geleceğimiz, güvencemiz, bütün hazinemiz olan çocuklarımıza kıymayalım arkadaşlar. Onlara değer verelim; güzeli, doğruyu, dürüstlüğü ve iyiye ait ne varsa öğretmeye çalışalım. Çünkü onlar bizim yarına ait en büyük hazinemizdir. Değerini ve önemini bilelim, hiç kimseye de unutturmayalım. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 176
Kayıt tarihi
: 11.08.15
 
 

Bolu'luyum. 24.09.1984 doğumluyum. Özel bir şirkette muhasebe satış memuru olarak çalışıyorum. Ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster