Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '11

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
8852
 

Bereket Üzerine

Bereket Üzerine
 

köyde yemek bereketi


Son zamanlarda bereketin azaldığı, hiçbir işte bereket kalmadığı bir gerçek. Hem tabiat bereketsiz hem de insanlar. Bunun sebebi insanlık olsa gerek. Kendimiz ettik, kendimiz bulduk. Aza kanaat etmiyor, hiçbir şeye şükretmiyoruz. Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle kaçırdılar ki. Parası olan da ağlıyor, olmayan da. Çünkü ev-araba -yatırım peşinde koşar olduk... Bunun orta yolu yok mu? Eskiden; dedelerimizin- babalarımızın yaptıklarını, birlikteliklerini, dayanışmalarını hep dinledik; halen de dinlemekteyiz... Cebinde beş kuruşu olmadan düğünlerini dayanışma içinde yaptıklarına hepiniz şahitsinizdir... Şimdi kardeş kardeşe düşmüş… Bir kardeş sıkıntısını anlatsa, diğeri de hemen borçlarından bahseder olmuş... Aman benden borç istemesin falan diye... Dört kişilik yemeğin piştiği bir evde beş altı kişinin o sofradan doyup kalktığını unuttuk... Bereketli günler bereketsizliğe bıraktı yerlerini... Güzel değerleri, güzel erdemleri, davranışları taşıyan insanlar azalmakta günden güne... Allah, verilen nimetlere şükretmesini bilmeyen kullarından bu nimetleri bir müddet sonra almaya başlar. Çevremize baktığımızda bunun örneklerini görmek mümkündür. Son yıllarda ürünlerin bereketi kalmadı Anadolu’da. Kendi felaketlerimiz, doğal felaketler çiftçilerimizi korkutmaya başladı; tarım ve hayvancılık sos veriyor... İnsanımızın yarını karanlıklara gömülüyor gibi... Bu yüzden biraz bereketten söz etmek istedim bu yazımda. Bu karanlığın(!) “insani özelliklerimizi öne çıkararak” üzerimizden gitmesi için çalışmalıyız... Öncelikle şükretmeyi bilelim. Gelin bundan sonra nasılsın diyenlere “çok iyiyim çok şükür” demekle işe başlayalım... 

“Bereket” kelimesi tarih boyunca Anadolu’da en çok kullanılan kelimedir. Bizim kültürümüzde önemli bir yer tutar. Bu yüzden Anadolu coğrafyasında bereketle ilgili birçok sözlü deyişleri hatırlamakta fayda var diye düşünüyorum. Bunlardan bazıları: “Bereketli olsun...”, “Bereketini gör...”, “Allah bereket versin...”, “Ömrüne bereket...” gibi deyişler bereketi çoğaltmaya yönelik temennilerdir. Bir de, bereketi kaçmasın ya da azalmasın diye söylenen sözler vardır halk arasında; “Allah bereketini kaçırmasın...”, “Allah eksikliğini göstermesin...”, “Artsın, eksilmesin; dolsun, taşmasın...” Bereket inancıyla sözlü deyişlerin yanı sıra bazı nesnelerin de anlamları var kültürümüzde: Örneğin, buğday başağı bir bereket sembolüdür. Ayrıca zeytin dalı da bereket sembolüdür. Evrensel barışın simgesi olmasının yanı sıra, uzun ömürlüdür zeytin. Zeytin tanesinin doyurucu özelliği bereketle özdeşleştirilir. Karınca da bir bereket simgesidir. Ev ve iş yerlerine asılan “karınca duası” da bereket içindir. Bir de bereket taşları vardır. Mesela “akik taşı” bir bereket taşıdır. Geleneğe göre “akik taşı” toprağın korunmasında ve verimliliğinde özellikle önemlidir. Bu inanca göre eğer bir çiftçi elinde “akik taşı” bulundurursa, tarlası daha verimli olacaktır. İnsanlar taşları bir de nazardan korunmak için kullanmışlardır. Bunlar insanların manevi inançlarını diri tutan algılardır. 

Bereketle ilgili bazı inanç ve değerlerimiz. 

-İyilik edenin malı bereketli olur. 

-Tarlayı abdestsiz sürmek bereketsizliğe sebeptir. 

-Ustasına hürmet etmeyenin kazancının bereketi olmaz. -Seher vakti kalkmak berekettir. 

-Yemeği, toplu olarak yemekte bereket vardır. 

-Besmele ile yenen yemek bereketli olur. 

-Bereket, yemeğin ortasına iner. Onun için kenarından yiyin, ortasından yemeyin! 

-Sahurda ve sahur yemeğinde bereket vardır. 

-Yemekten önce ve sonra, elini yıkayanın evinin -bereketi artar! 

-Balda bereket ve şifa vardır. 

-Rızkına razı olanın bereketi artar, razı olmayanınki bereketsiz olur. 

-Alış verişte çok yemin etmek, malın bereketini giderir. 

-Ticarette bereket vardır, ticarete yalan, hıyanet karışınca bereket gider. 

-Kız çocuğu bereketlidir. 

-Evine girince, ev halkına selam ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın! 

-Dua, ömrün bereketini artırır. 

-Kur'an okunan evin bereketi artar. 

-Evinden erken çıkanın işi bereketli olur. 

-Ana babasına hizmet edenin ömrü bereketli, onlara karşı geleninki bereketsiz olur. 

-Vadeli alış verişte, ödünç vermekte ve arpa karışmış ekmekte bereket vardır. 

-Bir toplumda birisi söylerken diğerleri susmazsa, orası bereketsiz olur. 

Halil İbrahim Bereketi. Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.
Büyüğü Halil.
Küçüğü ise İbrahim...
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekârmış...
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.
Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar.
İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
Peki, abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine.
Böyle demiş ve,
Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.
Peki abi.
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
O gidince, Halil düşünür bu defa:
Der ki:
Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
Ama kardeşim bekâr.
O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek,
Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur.
Karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile.
Hak teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...
Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları.
Dolar taşar ambarları.
Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: “Halil İbrahim bereketi”dir İnşallah bundan böyle her şey normalleşir ve bereketli günler görürüz. Allah bütün çiftçilerimizin bereketini arttırsın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1468
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster