Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
709
 

Bir insan hakkı: Turancılık

Turancılık düşüncesi ortaya çıktığından beri çeşitli açılardan düşünülmüş, hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Genelde siyâsî, ekonomik, coğrafî kültürel açıklardan ele alınan Turancılık, insan hakları ve özgürlük açısından pek ele alınmamıştır.

Binlerce yıldır, binlerce millet yaşamıştır dünya üzerinde. Kimisi kültürel evrim sürecinde geride kalmış ve yok olmuştur. Asurlular, İnkalar, Aztekler böyle milletlere örnek olarak verilebilir. Kimisi de bu evrim sürecini hızla kat etmiş ve dünyada önemli olaylara imza atmıştır. Türkler, Romalılar, İngilizler, Fransızlar böyle milletlerdir.

Milletlerin yapısı incelendiğinde, birleşmeye yatkın milletlerin nasıl ayakta kaldıkları, büyük başarılara imza attığı görülecektir. Bunun zıttı olarak da, birleşmeye yatkın olmayan milletlerinde nasıl yok olup gittiği veya başkalarına köle oldukları.

Araplar, birleşmeye yatkın olmayan dünyadaki belli başlı milletlerden biridir. Bundan dolayı da sürekli olarak yaşadıkları iç savaşlarla güç kaybetmektedirler. Bugün Irak’ta ve Filistin’de yaşanan olaylar, Arapların sosyolojik özellikleri ile yakından ilgilidir. Tarihlerinde sadece Hazreti Peygamber döneminde birlik olabilmiş olan Arapların, birlik olma konusundaki yetenekleri ortadadır. “Millet” olma aşamasına henüz gelememiş olduklarını gözler önüne seren olaylardan dolayı, gelecekteki dünyada Arapların yeri pek yok gibidir.

Kişilerin millet üyeliğinden önce, aşiret üyeliğini; liderlerinde millet liderliğinden önce, aşiret liderliğini düşündükleri bir yapıda, böyle bir milletin ayakta kalma şansı yoktur. Peki, bu sadece Araplara has bir durum mudur? Hayır.

Ortadoğu’nun diğer bir etnik topluluğu olan Kürtlerde böyle bir yapıdadır. Kürtlerdeki durum Araplardakinden daha da ağırdır. Zirâ kültürel yapılarındaki parçalanmışlığında etkisi ile Kürtler, paramparça bir durum sergilemektedir. Araplardaki aşiretler arası çatışmalar, rekabetler, Kürtlerde aileler arasına dönüşür. Zaten her aşiret birbiri ile düşmanken, aşiret içinde ailelerde birbirine düşmandır. Bu durumda bize Kürtlerin, yakın gelecekte tamamen silineceklerini göstermektedir.

Günümüzde Amerikan emperyalizminin kuklası olmaları dolayısıyla güçlenebilir diye endişe edilen Kürtler, yapıları bakımından “asla” millet olamayacaklardır. Millet olamayan etnik toplulukların ise sonu bellidir. Ya çevrelerindeki büyük güçler tarafından başları bir daha kalkmayacak şekilde ezilecekler ya da çevrelerindeki milletlerin içerisinde asimile olacaklardır.

* * *

Peki, ya biz Türkler? Bizim durumumuz ne olacak? Türkler, tarihleri boyunca dünyada etki yaratmış, kimi zaman dünyanın süper gücü olmuş, dev, emperyal devletler kurmuş; kimi zamanda emperyalizmin bütün kollarına karşı tek başına mücadele ederek, insanlığı kurtarmıştır.

Birleşmek milletlerin en doğal hakkıdır. Ancak nedense bütün milletlerin böyle bir hakkı varken, bu hak Türklere tanınmaz. Hatta ülkemizdeki bir takım Kürtçü-solcular, İspanyol İç Savaşı’ndaki cumhuriyetçilerin kullandığı “Birleşmiş halk, en büyük güçtür” sözünü, “millet olmayan” Kürtler için kullanmaktadırlar. Burada halktan kastettikleri, Kürtlerin tamamıdır. Yani Pan-Kürdist bir söylem kullanırken, kimse onlara bu yanlıştır, insanlık dışıdır dememektedir.

Turancılık, Türk milletinin en doğal insan haklarından biridir. Ancak ne yazık ki, uzun yıllardır, Türklüğü unutturulmaya çalışılmış olan Türk milleti, bu hakkından vazgeçmiş veya unutmuş gibidir. Oysa Turancılık, hem bir insan hakkı olmakla birlikte, Turancılığa karşı çıkmakta insan haklarına karşı çıkmaktır.

Ülkemizde Turancılığa karşı çıkanlar, yıllardır, Türklerin Anadolu’da var olduklarını ileri sürmektedirler. Her ne kadar SSCB’nin dağılması ve Doğu Türkeli’ndeki Türklerin tekrar bağımsız olması ile birlikte, bu söylemlerinde değişiklik yapmış olsalar da, Kafkasya ve Doğu Türkeli’ndeki Türkler için “Türk” tanımı yerine Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Azerî gibi tanımları tercih etmektedirler.

Şimdi bakalım. Bir insanı, milletini özgürce açıklama hakkından nasıl mahrum edersiniz? Bu hakkı size kim vermiştir? Anadolu yerine Kazakistan’da doğdu diye, bir insanı Türklükten nasıl çıkarırsınız?

Gerçi bu sözleri artık bıraktılar. Çünkü insanlar, Türkiye dışında da Türklerin yaşadığını, hem de az sayıda değil, yüz milyonlarca Türk’ün yaşadığını öğrendi. Ne yapacaklar? Bu sefer, kendilerince bir “Türk” tanımı üretmeye çabalıyorlar. Masa başlarında, yabancı istihbarat servislerinin odalarında yarattıkları masalları, millete kabul ettirmeye çalışıyorlar.

Aslında tüm bunların kökeninde, artık klasik bir hâl almış olan Türk düşmanlığı yatmaktadır. Neredeyse dünyanın tüm milletleri, gizli veya açık Türk düşmanlığı yapmaktadır. Bu durum ise bize gerek Batı’nın, gerekse de Doğu’nun durumunu gözler önüne sermektedir. Sürekli demokrasi, insan hakları ve özgürlük diyen Batı’nın gerçekte hiçte öyle olmadığını görmüş oluyoruz. Doğu’nun bu konuda durumu zaten belli. Ancak sıkışınca Türkler gelsin, bizi kurtarsın gibi sözlerinin arkasındaki yapıyı da görmüş oluyoruz. Tüm bunları gördüğümüzde de, “Ne Doğu, ne Batı. Yok, aslında birbirlerinden farkı” diyebiliyoruz.

Turancıyız. Bu bizim en doğal hakkımız. Yaşamak için, Türklüğümüz için, her şeyimiz için Turancıyız. “Ellerin birliği için El’in birliği, El’in birliği için El birliği” dediğimiz için Turancı’yız.

2 Haziran 2006

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüm çocuklar... kendini Türk hisseden... Kendini Tüerk hissetmesi engellenmiş uzaklardaki insanlarımız... Arabi ve batının tüm kültür emperyalizminden arınarak... Arınarak çünkü bizi ayrı tutmalarının başarı etkenleri bu... Kızıl alma... Bu konu aslında sürekli gündemde tutulmalı... Her Türk insanı diğer kardeşinden ayrı yaşıyorsa, diğer kardeşi zordayken umursamıyorsa vicdanına hesabını vermeli... Natolarla, AB lerle bölünmedik mi Biz? Ülgene inanmaya devam edenleri dışlamadık mı? Oğuz Kağanın Gök Tanrıya duasını ezberimizden atmamızla birlikte asimilasyona uğramadık mı? Ermenilerden özür dileyenler, Kürtler için insanhakları yalancılığını yapanlar Türk insanı için ne yaptılar... Türkün budunsal yaşamı kadar mükemmelo başka bir sosyal yapı var mı yeryüzünde? Mustafa Kemalin ilk işi ezanı Türkçeleştirmek ve paranın üstüne Bozkurt koydurmak olmadı mı? Dilimizi Osmanlıca denilen garabetten kurtarmak olmadı mı? Umarım Tüm insanlarımızla kavuşuruz...

yeşilsoğan 
 17.12.2008 22:55
 

Tüm Toplumlarda vardır az çok milliyetçilik, Biz Türkler özümüze sahib çıkamazsak TURAN illeri Batılı devletlerin himayesine girer, geçmeden birligimizi kurmamız lazım, Selam olsun TURAN illerine,

ADNAN ÖZTÜRK 
 17.12.2008 20:12
 

Könül, daha özüne ar, Hara çönsen, aynlıq ar. Yıxdı bizi ayrılıqlar, Gülüm xoş geldin, xoş geldin. ...................... "Özbek, Türkmen, Uygur, Tatar, Azer bir boydur Karakalpak, Kırgız, Kazak bunlar bir soydur Özbekistan, Türkmenistan diye kurmuşlar Anayurdum Türkistan'ı bölüp koymuşlar Kardaş hoşgeldin...

Ümit Emel Pusat 
 16.12.2008 20:43
Cevap :
Emel ablacım, çok teşekkürler...  24.12.2008 22:25
 

..sömürgecilere kapıyı kapatma düşücesidir ve işlenmelidir. Ne var ki ipleri dışta olan piyonlar, bu ülküyü çağdışı olarak görüp işlemeye kalkmışlardır.

Yüksel ÖNAÇAN 
 16.12.2008 2:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1430
Kayıt tarihi
: 15.12.08
 
 

Öğretmenim. Sosyal Bilgiler Öğretmeniyim. Bunun yanında fotoğrafçılık yapıyorum ve yazıyorum... Bu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster