Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
99
 

BİR İNSANA GÜVENMEK

Güven… Nasıl oluşur? Ne zaman bir birey bir bireye tam güvenir? Ne kadar zaman alır? Acaba bir bireye güvenmek en büyük şansımız mıdır,en büyük hatamız mıdır? 
Güvenmek gece evinizin kapısını açık bırakıp uyumakla eşdeğerdir. Birine güvenmekle birine teslim olmak arasındaki ince çizginin farkında olmak bu durumu iyi ayırt etmek gerekir. Güvenmek yaşamınızı kolaylaştırır. Ama kendinizi teslim ederseniz ilerde pişman olabilir, geri dönüşü olmayan yollara girebilirsiniz… 
Güven bizim bir bireye sığınmak için kullandığımız en güzel liman olabilir. Ama  bir zindanda olabilir… İnsan her zaman ve her koşulda ilk önce kendine sonra bir insana güvenmek ister. Bir şeyler hep eksik kalır korkusunu duyduğumuzda güvenmek isteriz. Ya da kendimize güvenmek istersek bunun sebebi kendi potansiyelimizi ne kadar yüksek kullanabildiğimizi görmek için olabilir… Güvendiğimiz kişi de bizi hayatının merkezinde tutabilirse bu harika bir olaydır. Peki bir insan bir insanı neden hayatının merkezinde tutsun diye düşünebilirsiniz sevgili okurlar? Güven;sadakat,fedakarlık,saygı ister. Ve eğer sadık,fedakar,saygılı olduğunuz kişi kadir kıymet bilen biriyse neden sizi hayatının merkezine koymasın ki? Elbette bunlar bir anda olacak konular değildir. Bir arkadaşlık,bir ilişki için istikrar ve sabır gerekir. Her iki tarafta aynı özveriyi gösterdikten sonra sağlıklı bir ilişki doğabilir… 
Güven kazanılır mı acaba yoksa sonradan mı elde edilebilir? İlişkilerin bir numaralı kriteridir güven… En ufak bir hata o ilişkiyi yok edebilir. Güven bu kadar hassas bir konu olduğundan ötürü kazandıktan sonra sürdürebilmek gerekir. Sonradan elde edilen güven sahici,samimi değil;menfaatlere dayalı bir güvendir. Franz Kafka’nın da dediği gibi “Evlenmek, önce güven ister. Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, asla bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır.” Bugün birçok kişinin evliliğe uzak bakmasının sebebi güven problemidir. Artık kimse kimseye güvenemeyecek kadar yalancı,herkes herkesin kuyusunu kazacak kadar acımasız olmuşken bu devirde birine güvenmek deliliktir.  Bu delilik sahici olduktan sonra,onun tadına ulaştıktan sonra zaman sevdiğiniz kişinin yanında dursun istersiniz! 
Yalnızca bir insana güven duymaz insan. Güven birçok şeye duyulabilir ancak en hasar bırakanı insandır. Çünkü;her insanın duygu ve düşünceleri vardır ve her insan zamanla değişir… İşler garipleşmeye başladığında her şey ya da çoğu şey planladığınız gibi gitmeyebilir. Şöyle bir soru gelebilir akıllara: Her insanın değişeceğinin bilincindeyiz. Bu durumda bile bile birine sonsuz güvenmek kaybetmek midir? Hayat riskler,farklılıklar ve tesadüfler olduğunda güzeldir bazen. Bazen akışa bırakmak daha mutlu eder insanı. Çünkü hayat bazen plan yapmak,yaptığın plana uymak için hem çok kısadır hem de çok alaycı… Çünkü unutulmaması gereken bir husus vardır ki; hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir. Ve bazen buna engel olamazsınız dahası olmak istemezsiniz. Hayata ve hayatın size getirdiklerine de güvenin. Hiçbir şeye önyargı ile yaklaşmazsanız ilişkilerinizde daha sağlıklı olacaktır. Bu durumda sonsuz güvenmek kaybetmek değildir asla. Güven yapınızı oluşturmayı öğrenmelisiniz. Bu hem sizin için hem de karşınızdaki insan için hayatı ve ilişkinizi daha yaşanır kılacaktır. Örneğin aklınıza takılan konuları konuşabilmeli,soruları sorabilmelisiniz. İnsan arkadaş olamadığı kişiyle sevgili olamaz. Arkadaşken onu ne kadar sevdiğinizi,onunla ne kadar uyumlu olduğunuzu ve onun arkadaş çevresine ne kadar güvendiğinizi gözlemleyebilirsiniz… Çünkü insan kendine benzeyen insanlarla arkadaş olur. Arkadaş çevresi bu noktada önemli bir husustur. İnsan beşer şaşar. Karşınızdaki birey sizin güveninizi kırabilir,size ihanet edebilir. Ama siz kendi güven yapınızı oluşturduktan sonra deneyimlerinizinde size vermiş olduğu cesaretle sizi bir sonraki ilişkinize hazırlayacaktır. Peki bir bireye sonsuz güvenmek doğru mudur acaba? Hepimiz bu hatayı yapmışızdır. Önemli olan her insana güvenmememiz gerektiğini kendimize hatırlatmaktır. Burada konu ben nasıl bir karaktere güveniyorum acaba olabilir. Çünkü güven dediğimiz duygu karakterle doğru orantılıdır. İnsan karakterine yakın olmayan bir insana güven duymaz ve onunla hiçbir ilişkisini sürdürmeyi düşünmez. Karşınızdaki kişi sizin hayatınız için kendi hayatından feragat etmeyi göze almış ise bu güven duygunuz sonsuzluğa uzanabilir. Güven;fedakarlık,sadakat saygı ister yazımın başında da dediğim gibi… Sonsuz güven karşılıklı olduğu takdirde çok güzel bir duyguya dönüşür. Adına isterseniz Sevginin en masum hali,isterseniz aşk,isterseniz tutku deyin. Vıctor Hugo’nun da dediği gibi “Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.” 
Dilerim hayat bu yazımı okuyan sevgili okurlarımı yormasın,yıpratmasın ve canını acıtmasın. Dilerim bir insana iki defa güvenmek zorunda kalmayın,o güzel kalbiniz endişe yaşamasın,ihanete uğramasın. Hayatta her şey gönlünüzce olsun,istediğiniz gibi olmayan durumlar içinse dayanabilme gücünüz olsun dilerim.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 231
Kayıt tarihi
: 13.07.20
 
 

Herkese merhabalar.Gazi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği mezunuyum.Uzun yıllardır deneme,hikaye,şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster