Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1305
 

Bir kitap: Yukarı Karaçay (Kocapınar) Köyü Ağzı

Bir kitap: Yukarı Karaçay (Kocapınar) Köyü Ağzı
 

Ege bölgemizin tanınmış illerinden biri olan Denizli’ye bağlı Serinhisar İlçesi Yukarı Karaçay (Kocapınar Köyü Ağzı) adını taşıyan bir kitaptan söz etmek istiyorum.

Bu kitapta, daha doğrusu folklorik bir yapıda hazırlanan ve yöresine ait köy ağzı konusunda derli toplu bir araştırma ve inceleme yapılmış olup 558 sayfadan oluşan bu değerli kitap, Nisan 2009 tarihinde İstanbul’da Ötüken yayınları arasında gün ışığına çıkarılmıştır. Eserin yazarı emekli Türkçe öğretmeni yazar Yaşar Çağbayır’dır. Adı geçen eser, yoğun bir emek ve özveriyle hazırlanarak ortaya konulmuştur. Yaşar Çağbayır’la Aydın ili Söke İlçesinde, 1985 -1993 yılları arasında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak birlikte görev yaptık. Sanatımıza, kültürümüze değer veren, ışık ve ayna tutan bu konuda ciddi eserler ortaya koyan çalışkan, üretken azimli bir öğretmendir. Eski Aydın Milletvekilimiz Sayın Mustafa Kemal Yılmaz’ın bir sözü vardır:”<ı> öğretmenlerin emeklisi olmaz diyor ve daha sonra yine şu sözlerini ekliyor: “<ı>Yazmak yaşamaktır, söz uçar, yazı kalır<ı>” diyor. İşte Yaşar Çağbayır’da emekli olmuş ama öğretmenliğini unutmamış. Büyük bir aşkla eserler ortaya koyuyor, yöresine, içinde yaşadığı topluma yararlı olmaya çaba gösteriyor, Bunları yaparken de kendini öne çıkarıp medyatik bir ortamda hep sade ve ağır gitmeği yeğliyor, çalışkan, oturaklı ve ciddi eserler, yapıtlar ortaya koyup Türk edebiyatına değerli ve kalıcı eserler kazandırıyor. Bu alkışlanmaya, tebrik etmeye değmez mi? Emekli olmuş, eleğini bir kenara asmış bir emekli öğretmenin böylesi özverili çabalarını görmezden gelemezsiniz.

Hazırladığı kitaplardan bazıları:
<ı>Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Kılavuzu ( 1988), Büyük Türkçe Sözlük –Mehmet Doğan’la birlikte ( 1988), Türk’tün Bayrak Mücadelesi açısından İstiklâl Marşı’nın Tahlili (1989), Söke Tarihi ve Ekonomi Yapısı (1989), Kutatgu Bilig (2001), İstiklâl Marşı’nın Tahlili 4.baskı ( 2006 ), Ötüken Türkçe Sözlük 5. cilt (2007), Atebetü’l- Hakayik( Gerçeklerin Eşiği), bugünün sadeleştirilmiş Türkçesiyle yayınlanmıştır.( 2009). Şimdi sizlere tanıtmayla çalıştığım “

Yukarı Karaçay ( Kocapınar Köyü Ağzı )
kitabı yine Yaşar Çağbayır’ın uzun yıllar emek verdiği, titizlikle üzerinde durduğu inceleme, araştırma, bir sözlük havasında hazırladığı yeni bir eseridir..Çağbayır bu eserin <ı>Sunuş bölümünde şunları vurguluyor: “Önce<ı> ağızlar üzerine yazılmış kitap, makale, sözlük türünde ne kadar eser varsa topladım. Bunların yaklaşımlarını, ele alış biçimlerini, özselliklerini sesleri hangi işaret veya harflerle gösterdiklerine baktım. Bu konuda birlik olmadığımı gördüm. Ben de kendime göre bir işaretleme geliştirebilirdim. Ama bu karmaşaya yol açardı. Onun için Gülensoy ( 1988), Tok, ( 2002), ve Tor ( 2004)’uzun işaretleme sisteminin köyümüz ağzına daha uygun olduğu görülmüş ve çok küçük değişiklerle uygulanmıştır.(…). Köyümüzün resmi adının Kocapınar olmasına rağmen, neden Yukarı Karaçay adında ısrar etiğimiz sorusu akla gelebilir. Kocapınar köyümüzün yeni adıdır. 1946’dan önceki ismi Yukarı Karaçay’dır. Bahse konu ağız özellikleri Yukarı Karaçay adıyla anıldığı dönemlere ilişkindir. Kocapınar olduktan sonra ağız özellikleri değişmiş, kültür diline yaklaşmıştır” diyerek özlü olarak bir açıklama gereğini duyuyor. Yaşar Çağbayır buradan yola çıkarak içinde yaşadığı köyünün ve çevresinin Yukarı Karaçay’ın ağız Türkçesini içeren kocaman bir sözlük ortaya koymuşlardır. Kitap incelendiğinde ciddi, titiz bir çalışmanın ve incelemenin ürünü olduğu hemen görülecektir.. Yaşar Çağbayır bu çalışmanın kapsamında Yukarı Karaçay ( Kocapınar Köyü Ağzı eserine geçmeden önce özellikle Türkçe’nin ses bilgisi, dilbilgisi terimleri üzerinde genişçe bir bilgi de sunmuşlardır. Örneğin Ünlüler, asil ünlüler, ünlülerde uzunluk, ünsüzlerin düşmesi, çift ünlülerinin durumu, kısa ünlüler, ünlülerin değişmesi, dudak benzeşmesi, ünlülerin değişimi, kalınlık ve incelik bakımından seslerin durumu, ünlülerin türemesi, yabancı dillerden giren alıntı kelimeler, Tonsuzlaşma, tonlu-patlayıcı ünsüzler, gibi ses bilgisi ve bunların yanı sıra İsimler ve isim halleri, zamirler, sıfatlar, fiiller, fiil çekimleri, fiil kipleri birleşik fiiller, gibi dilbilgisi konularında önemli bilgilere derinden ve kurallarına uygun olarak taze bilgilerle de eserini donanmış bir hale zenginleştirmişlerdir.

Kitap 558 sayfa olup, geri kalan 368 sayfası tümüyle “Yukarı Karaçay ( Kocapınar Köyü Ağzı )ile anılan bilgilere, derlenen kelimelere ve bu kelimelerin ağız biçimlerine göre yer verilmiştir. Sevgili meslek taşım Çağbayır, verimli çalışmalar, araştırmalar yapıyor. Emekli olmasına rağmen öğretmenliğini başarıyla sürdürüyor. Çevresine, yöresine yararlı olmaya dikkat ve özen gösteriyor. Keşke her öğretmen ve “aydınım” diyenlerin Çağbayır gibi kendi illerinin, yaşadığı yörenin halk bilimine, ( folkloruna), edebiyatına veya konuşulan yöresel ağız gibi güzelim Türkçesi’ne eğilebilseler. İşte Yaşar Çağbayır bu uğraş içinde zamanını değerlendiriyor. Ben bunları yazarken Hz. Mevlana’nın şu sözleri aklıma geldi. Buraya eklemden geçmek istemiyorum: Mevlana şöyle diyor: “ <ı>Kim bırakmazsa yeryüzünde bir eser, <ı>kaldığı yerde yeller eser” diyor.

Bu inceleme sözlük kitabı “ <ı>YUKARI KARAÇAY ( KOCAPINAR KÖYÜ AĞZI) adını taşıyan <ı>eseri, özellikle dil bilimcilerine ve Denizli ve yöresinde görev yapan Türk Dili ve edebiyatı bölümü gibi Üniversitelerde okuyan öğrencilere ve görevli öğretmenlere tavsiye ediyorum. Aynı zamanda Türk dili konusunda hazırlanan değerli bir kalıcı kaynaktır. Kitabın son sayfalarında Yukarı Karaçay Ağzı ile yazılmış bir de bir öyküyü de eklemeği ihmal etmemiştir. <ı>GARÜK BAZARINDA BEGiR BAZALIĞI adını taşıyan öyküyü gülerek okuduğumu belirtmek isterim. Böyle derli, toplu bir eseri, Türk edebiyatına kazandıran değerli meslektaşım Yaşar Çağbayır’ı içtenlikle kutluyor, sağlıkla uzun ömürler diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her alanda böyle eserleri gördükçe sevinirim. Bunda Üniversitelerde yapılan araştırmaların büyük katkısı ve özendirmesi var. Paylaşım için teşekkür eder, esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 17.02.2010 16:56
Cevap :
Değerli Hemşehrim Ayten Hanım, tüm ilginize sonsuz teşekkür ediyorum. Bir arkardaşımın kitabımını da tanıtmak bir yerde benim görevimdir.Selamlar.  17.02.2010 20:25
 

Abdülkadir Bey, Sizin bu kitabımı çok güzel tanıttığını belirtmek istedim. Ancak yorum sayfasındaki harf sayısının sınırlı olması dolayısı ile yazmakta sıkıntı çektim. Bir üçüncü mesajla bu teşekkürümü tamamlayacaktım. Ancak geçin iki mesajı yazdıktan sonra bir internet kesikliği gibi bir şey oldu. Onunla uğraşırken ben konuyu ve olayı unuttum. Ancak bu isteğimi şimdi yerine getirebiliyorum. Hem incelemeniz, hem de değerlendirmeniz çok güzel olmuş. Eline koluna, gözüne, beynine sağlık diyorum... Dostların dostluğunun sonsuza kadar sürmesi dileğiyle... Yaşar Çağbayır

Yaşar ÇAĞBAYIR 
 08.02.2010 21:06
Cevap :
Merhaba aziz dostum,ben bir şey yapmadım.Ancak geç gelen bir yazı oldu.Kusurumu biraz olsun telafi ettim. Bir dostum uzun yıllar emek vermiş bir kitabı ve hemde içinde yaşadığı köyünün yöresel ağız biçimlerini yorulmadan, usanmadan ter dökerek kaleme almış.Benim bir iki sayfa yazı yazmam çok mu? Ben sadece dostluk penceresinden bakarak görevimi yaptım.Size tekrar tekrar başarılar diliyor,daha nice böylesine güzel eserler bekliyoruz.Selamlar ve sevgiler sunuyorum.  08.02.2010 22:08
 

O dil ki hiçbir okulda veya eğitim kurumunda kuralları ile öğretilmemiş olmasına rağmen -kendi kuralları içinde- bu milletin bireyleri arasında bir ihtiyacı (anlaşmayı), dayanışmayı ve millî birliği sağlamıştır. Bu yüzden ağızlar, bu milletin can damarıdır. Yazı dili dediğimiz ortak Türkçe de nihayetinde bu ağızlardan birine (İstanbul Ağzı) dayanmaktadır. Bu kitapta bir köyün ağzında Türkçenin bütün kurallarının uygulandığını, yeni yeni ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamada önce kendi özünden yararlandığını, sonra da ödünçlemelere başvurduğunu göreceksiniz. Bu ödünçlemeler, -dinî nitelikli kelimelerin dışında- aydınımızın başvurduğu ödünçlemelerle kıyaslandığında, bir hiç sayılabilecek niteliktedir. Bu kitaptaki bilgiler bir derleme sonucu değil, bizzat o ağzı kullanan kişi tarafından kaleme alındı. Onun için özgün bir eserdir. Yaşar ÇAĞBAYIR

Yaşar ÇAĞBAYIR 
 06.02.2010 9:39
Cevap :
Yaşar Bey, Kitabınızı tanıtırken duygu ve düşüncelerimi yazıdım. Sizleri bir daha kutluyorum. Detaylı bir yazı yazdım. Adet yerini bulsun diye bir kalemde yazmadım.Size daha nice böylesine kalıcı eserler diliyorum. Selamlar ve sevgiler.  08.02.2010 11:51
 

Ağızlar, bir dilin lehçelerini oluşturan daha küçük ve daha ayrıntılı dilsel çevrelerdir. Bu dilsel çevreler ne kadar daralırsa ayrıntılar da o kadar çoğalır. Birden çok dilsel çevrenin kimi yönlerden birbiri ile uyuştuğu, örtüştüğü görülür. Aynı bir bedenin çeşitli organları arasındaki bağlar gibi. Bu yönüyle ağızlar, coğrafyayı vatanlaştıran ögelerin yani toplulukların sözel haritalarını yansıtır. Bu haritalarda, o toplumun kültürel değerlerini, folklorunu, geleneklerini, göreneklerini kısacası yaşam olgularını kuşbakışı görmek mümkün olur. Geçmişte, Cumhuriyet'e kadar devlet veya devlet adına girişimde bulunan kurumlar, bin yıllık bir dönem içinde hiçbir zaman Türk Dili eğitimi vermemiştir. Bu süre zarfında Türkçe, Türk halkının, Türk milletinin, Türk köylüsünün-kentlisinin, Türk göçerinin ağzında geleneksel olarak yaşamış ve gelişmesini sürdürmüştür.

Yaşar ÇAĞBAYIR 
 06.02.2010 9:35
Cevap :
Dil bir milletin öz varlığıdır ceya yaşam biçimidir.Gelenek ve görenekleriyle kuşaktan kuşağa yaşar ve öte çağlara erişir,gider.Bir halkın ,bir toplumun öz varlığıdır. Bir başka değişle bir ulusun ses bayrağıdır...Teşekkürler , teşekklürler.  08.02.2010 11:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2221
Toplam yorum
: 4838
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster