Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
467
 

Bir Muhittin Amca vardı

Bir Muhittin Amca vardı
 

Muhittin Özşarlak'ın dostça bir selam verişi ....


Ölüm denen acılı olay her insanın veya canlının başına gelen normal bir olaydır. İnsan doğar, yaşar ve en sonunda ailesine, dost ve yakınlarına elveda eder, nihayet aramızdan ayrılır. Bir de kazasız, belasız güzel ölüm vardır… Bu bir hayatın haşin realistesidir. Bunun önüne bir set çekmek olası değildir. Dinimizin Yüce Mevla'm Kur’an-ı Kerim  kitabında bir ayet vardır: “Her nefs veya her canlı mutlaka ölecektir. Ölümün tadını görecektir “ diye… Buna  inanmak zorundayız…Hemen hemen her gün cami selalarından bunun haberlerini  duyuyoruz…. Acı da olsa bu bir gerçektir. Ölümün önüne geçmek kolay değildir.

Gerçen gün 5 Aralık 2012 tarihli  Söke Ekspres gazetemizde şöyle iki ayrı yerde  rahmetli  Hacı Muhittin Amca ile ilgili  anma yazısı vardı. Bu anma yazısını  ailesi, kardeşleri, torunları  ve yakınları tarafından verilmişti. Özetle şunlar vardı:  

“  ANMA, Babamız, dedemiz ve çok değerli aile büyüğümüz Hacı Muhittin ÖZŞARLAK’ı aramızdan ayrılışının birinci yılında özlemle ve rahmetle anıyoruz ruhu şad olsun “ Özşarlak Ailesi  diye yazılmışlardı. Bu satırların yazarı olarak ben de bu sevgili ağbimiz,  gönlümüzde iz bırakan Hacı Muhittin Amca’yı saygıyla ve rahmetle bir kez daha anıyorum. Zaman ne çabuk  akıp geçiyor, koca bir yıl oldu bile… Ben bu satırları yazdığım sıralarda Söke’nin önde gelen iş adamlarımızdan Kemal Koyuncu’un da vefat haberini selalardan duyuyorum. Sayın Kemal Koyuncu da  12.12.12 günü Söke halkına, ailesine, dostlarına ve yakınlarına  elveda deyip gitti.  Onu da rahmetle  anıyoruz.  

Muhittin Amcayı (aslında ben O’na Muhittin Ağbi) derdim. Geçen yılın Kasım ayının ilk günlerinde Kırşehir’e bir etkinliğe katılmak için gidececektim. Hazırlıklarımı yapıyordum. Kırşehir’de 2.Uluslar arası Aşık Paşa anma etkinliğine davetliidim. Her zaman olduğu gibi  O’nu Jaletepe İlktöğretim Okulu’nun yanındaki sokakta evlerinden çıkarken veya Halil Özşarlak Ağbimizin Damla Eczanezisi’nde görüyordum. İşte tam Kırşehir’e gitmeden önce yine onu   Hükümet binasının önünde gördüm. Karşılaştık, elini öpecektim, bırakmadı. Karşılıklı olarak selamlaştık. Hal - hatırını sordum. Güleç ve tatlı bir yüzü vardı. Söke’de iz bırakanlardandı. 

16 Kasım 2011’de Kırşehir’e gittim, 30 Kasım 2011 ‘de Ankara’da  Özel Yüzüncü  Hastanesi’nde bir byy pass ameliyatı geçirdim. 15 Ocak 2012‘de ancak eve gelebildim. İşte bu tarihlerde Muhitin  Ağbinin aramızdan ayrıldığını öğrendim. Yanılmıyorsam tarih: 05 Aralık 2011 idi… Hey hat! Dedim, bir daha görüşmemiz mümkün olmadı. Ne denli üzüldüğümü ifade edemem. Ne zaman Jaletepe’nin önünden geçsem sevgili Muhittin ağbiyi hatırlıyorum. O benim gözümde inanılan,sevilen ve saygı duyulan bir alperendi vesselam.

O’nun ağzından hiç bir zaman kötü, çirkin bir söz duymadım. Onun, bunun aleyhinde asla konuşmazdı, Siyaset ve partizanlıktan uzaktı. Tek bir kelimeyle bir gönül adamı idi… Sevecen ve hatırnazdı… Bir İstanbul efendisi idi söz yerinde ise adam gibi adamdı…

Bir baba, bir amca, bir ağabey olan Muhittin ÖZŞARLAK’tan söz edereken hemen son birkaç yılda  kaybettiklerimizden kimlerdi, işte hemen aklıma gelenlerden bazıları: Onları burada sırası gelmişken saygıyla ve rahmetle anmak istiyorum. Beni bağışlayınız bu tatlı, değerli insanları bir daha  bu soğuk günlerde tatlı uykularından uyardırmak istiyorum: Hemen aklıma gelenleri yazıyorum: Unuttuklarımdan ayrıca özür diliyorum. 

Öğretmen Hilmi Meydan, yazar Samim Kocagöz, Şair Halil Kocagöz , Öğretmen Yusuf Çakır, öğretmen Ramazan Özenç, öğretmen Necip P.Alpan, Av. Ahmet Güçsav, Prof. Dr. Akgün Aydeniz, şair Mustafa Özcanyüz, öğretmen İlhan Doğan, Mehmet Ali Akkar, Koca Müftü  Mustafa Yazıcıoğlu, Vali Recep Yazıcıoğlu, Prof. Dr. Mehmet Eröz, Şair İskender Cenap Ege, Şahap Öğretmen, İş adamı Nihat Eröz, Öykü yazarı Ferzan Gürel,  öğretmen Mehmet Abacan ve Eşi, Edibe Abacan, İş adamı Mehmet Emin Yalçın, öğretmen Hüseyin Gelirgün, M. Rasih Azbazdar, Mesut Coşkun, Behzat Selçuk, Uzay Şairi Kâmil Erdin, Gazeteci  Selim Sabit Pülten, Ömer Yaya, Mehmet Ali Asrav, Bayram Bilir, öğretmen Hasan Çetintürk, Salih Bilgin, Bekir sıddık Özyıldırım,  Eski   Belediye Başkanı  Ekrem Karakaş, kardeşi  Ruhi Karakaş, Süleyman Kara,  İş adamı Hasan Tuntaş,  torunu Aslan Tuntaş,  Kemal Algı, gazeteci İsmail Dalgıç, gazeteci  Şevki Gemicioğlu, Ali Haydar Çetinkaya, Öğretmen Rabia Çandır, öğretmen  Rasime  Sezen, İş adamı Halil Kamil Fırat, eski belediye başkanı İsmail Hakkı Tez, İş adamı Halil İbrahim Muslu, Sınav Dersanesi sahibi  öğretmen  Recep Oytun, öğretmen Mustafa Doğan, Astsubay İhsan Aslankale, Nuray Mete, Öğretmen Vahit Akyüz, Dalamalı çayçı  Mehmet Çeteci,  Özel İtimat M.T.S. Kusu sahibi Mehmet Karakaş, İş adamı Mızrap Nazlı, ve yakınlarda keybettiğimiz Kore  Gazilerimizden  Necami Uğurnal ve iş adamlarımızdan Kemal Koyuncu’yu öbür âleme gönderdik.

Bunların hepsi  Söke’de iz bıkakan değerli insanlardı. Hepsinin gönlümüzde  derin ve  sevgi dolu unutulmaz  izleri vardı. İşte bir alperen olarak tanımladığım  Hacı Muhittin Özşarlak ağbinin   anmasıyla bu değerli insanları tatlı uykularından  uyandırmış oldum. Hepsini sırası gelmişken saygıyla ve rahmetle   anmak istiyorum. Dost ve  yakınlarına bir kez daha baş sağlığı  diliyorum…

Bu yazımı yazarken her zaman oduğu gibi, bizim Köroğlu yanıma yanaştı. Yazımı okuduktan sonra, aynen şöyle dedi: “ Bunların içinde benim de tanıkdıklarım vardı. ( Rabia Çandır ve Rasime Sezen gibi )  Ben de olanları rahmetle anıyorum. Ancak benim herifim!...  Sen öldükten sonra senin için  kim ne yazar, sen bir garip adamsın, kim duyar, kim hatırlar diye?” Hayıflandı… Derken bir dert yandı…. Belki de haklıydı…

Ben de aynen şöyle dedim:  Ben bunları nasıl yazdımsa, birgün  buralardan bir yiğit elbet çıkar ve bir şeyler yazar. Çünkü Anadolu toprağı tekin değildir, hele efelerin harman olduğu AYDIN gibi  bir  yerde ” dedim… Gün doğmadan neler doğar… Şuna inanıyorum ki :”Kim ne ekerse, mutlaka onu biçer “… Zaman nelere gebedir bilinmez… Adlarını yazdıklarımı bir daha saygıyla ve rahmetle anıyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah hepsine rahmet etsin, kalanlara uzun sağlıklı ömürler versin. Bu kaçınılmaz gerçek Abdulkadir bey; yaş ilerledikçe bu taraftakileri geçiyor öbür taraftaki dostların sayısı, Allah gecinden versin hanımefendi böyle şeyler düşünmesin. Yaşadığımız her gün bir ödül hepimize kıymetini bilelim. Size ve hanımefendiye sağlıkla nice yıllar dilerim saygılarımla

Cemile Torun 
 14.12.2012 19:23
Cevap :
Teşekkürler Cemile Hanım, vefalı Blogdaşım... Yorum yazıyorsunuz, inanınız size zahmet oluyor. Elinize dilinize sağlık. Bu yazımdan dolayı eve yüzlerce telefon geldi..övgüye değer tepkiler aldım. Gerçekten bir Huhittin Amca vardı... Selam ve sevgilerimle.  15.12.2012 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2208
Toplam yorum
: 4820
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 818
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster