Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '18

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
86
 

Bir Seçim ve Seçmen Analizi

Bir Seçim ve Seçmen Analizi
 

Aşağıdaki analiz, yapılmış bir sosyal araştırma, anket ve sair çalışmaya değil bazı varsayımlara dayanmaktadır ve büyük ölçüde kişisel görüşlerimi yansıtmaktadır. Dolayısıyla sonuçları sübjektiftir, doğru da olabilir, yanlış da olabilir, lütfen kimse üzerine alınmasın.

Türk seçmeninin yaklaşık yarısı veya yarıya yakını üniversite mezunu değildir hatta bu yüzde ellinin büyük kısmı lise mezunu bile değildir,   (ya da öyle varsayalım). Bir de üniversite okumuş, hatta üzerine uzmanlık eğitimi almış, iyi kötü lisan bilen, az çok bilgisayar kullanabilen bir kesim var. Buna da gelin aydın kesim diyelim. Bu aydın kesimin de seçmenin yüzde otuz, kırkı olduğunu var sayalım. Aydın kesim ile üniversite hatta lise bitirmemiş kesim arasındaki fark da şimdilik bir kenarda dursun.  

Aydın kesim, genellikle üniversite hatta liseyi bile bitirmemiş kesimi cahil kesim olarak görür (ya da biz öyle gördüklerini varsayalım). Yazının bundan sonra ki kısmında ben de bu kesimi sadece kısa tanım yapabilmek maksadıyla (öyle olduğuna inandığım için değil) cahil kesim olarak adlandıracağım. Bu varsayıma göre aydın kesim cahil kesimin, ( yeteri kadar bilgili olmadığı için) seçimlerde isabetli tercih yapamayacağını söyler, hatta sanıyorum buna samimi olarak inanır. Yıllardır, belki elli, atmış yıldır bu tip söylemleri hep duyar, dinleriz. Hani şu meşhur, “dağdaki çobanla benim oyum bir mi” hikayesi. Bazıları bu mukayeseyi yaparken daha aşağılayıcı, hakaretamiz ifadeler de kullanırlar.

 Ben de bu yazının amaç ve kapsamı açısından, bu konuyla ilişkili olabilecek, aydın kesime ait bazı sözleri, bazı görüş ve tespitleri, varılan bazı sonuçları inceledim ve bu örneklere dayanarak aydın kesimin yaptığı tercihlerin, cahil kesimin yaptığı akıl yürütme, analiz ve sonuçlara göre daha doğru, daha isabetli olup olmadığını veya olup olmayacağını anlamaya çalıştım.

Burada yerimiz ve zamanımız bu örneklerin hepsini nakletmeye müsait değil. Bu bakımdan sadece bir tanesini örnek olarak nakledeceğim. Mesela, Sabiha Gökçen Havaalanı yapılırken, üniversite mezunu, üniversiteden sonra belli bir konuda uzmanlık eğitimi almış, uzman olmuş, daha sonra bürokraside çok üst mevkilerde görev yapmış, tecrübeli bir aydınımız, bu havaalanının yapımını hararetle tenkit etmiş, milyonlarca doların heba edileceğini, kendine mahsus esprili bir dille “siz hiç dünyada uçak inmeyen havaalanı gördünüz mü”, veya “bu Tuz Gölünde alabalık çiftliği kurmaya benzer” gibi ifadelerle eleştirmişti. Buna karşın, cahil kesime mensup pek çok seçmen bu yatırımın gerekli, faydalı ve isabetli olduğu kanaatini taşıyordu.

Bunları yazmamın sebebi şunu göstermek içindir. Yaptığı tahsille, hem aklını, zekasını ve bilgisini ispat etmiş, okuldan sonra bulunduğu görevlerle tecrübesini ispat etmiş bir aydınımız, memleketin geleceğini de ilgilendiren büyük ve önemli bir konuda, bence yapması kolay hatta aşikar olan bir tercihte yanılabilir; diğer yandan böyle bir konuda cahil kesime mensup bir kişi isabetli ve doğru tercihi yapabilir.

Kanaatimce seçimlerde doğru tercihi yapabilmek için üniversite, hatta lise bitirmeye gerek yoktur. Geçmiş icraatlar ve sonuçları zaten ortadadır ve her bir bireyin hayatına şu veya bu şekilde yansımış, kişilerin hayatını şu veya bu şekilde ve en çok da ekonomik ve sosyal açıdan etkilemiştir. Bu etkileri görebilmek ve değerlendirebilmek için tahsilli olmaya gerek yoktur. Gelecekte yapılmayı vaat edilenlere dayanarak yapılacak tercihler ise bir inandırıcılık ve itimat meselesidir. Geçmiş icraatlar, söylemler bireylerin vicdanında birikmiş, tortular bırakmış ve neticede seçmenin beyninde, kalbinde, vicdanında bir kanaat oluşmuştur. Kanaatimce bu da bir tahsil meselesi değildir.

Sanırım bu kadar yeter. Demek istediğimi yeterince anlatabildiğimi sanıyorum. Tekrar ediyorum, yukarıdaki analiz ve düşünceler tamamen kişisel görüşlerimdir, sübjektiftir ve genel görüşlerdir, doğru da olabilirler, isabetsizde, yanlış da. Sürç-ü lisan ettiysem af ola. Kalın sağlıcakla.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 909
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster