Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
555
 

Bir tılsımı vardır yazı uğraşının

Bir tılsımı vardır yazı uğraşının
 

Yoksa eğer böyle bir tılsım…


Ne yapsanız boş be dostlar!


İlle de yazmak istiyorsanız oturup yılbaşlarında ve bayramlarda tebrik kartı yazın bence!


Hoş; o da beceri ister ya!


Hani yani en azından eski bir geleneği canlandırmış olursunuz!


Yoksa “Daktilo Ayten de” dolduruyor sayfaları… E işi bu!


Canınız “blog toplantısı düzenlemek mi” istiyor? Hani yani sohbet babında…


Çok “zart zurt” olmanıza gerek yok ki!


Kimse sizden “çok resmi”, “çok ciddi” ve “çok bilmem ne” olmanızı beklemiyor ki!


“Gelin ulan falanca yere de, soğuk ve köpüklü bir bira eşliğinde iki lafın belini kıralım be!” demek çok mu zor?


“Gelgeli” ve “albenisi” olmayan çağırılar ne işe yarıyor bilmem ki!


“Teşvikiye Camisinde kılınacak öğle namazı eşliğinde merhumu Zincirlikuyu Mezarlığında Hakk’a ulaştıracağımızı bildirir, cenazeye çelenk gönderilmemesi önemle rica olunur” der gibi “toplantı çağırısı” yapılır mı yahu?


Edebiyat mı?


Çoktaaaaan vazcaydık o işlerden!


Neymiş efendim?


Ebesinin bibisinin amcaoğlunun blog yazarı olan ortanca kuzeni merdivenden inerken tepetaklak düşerek belini incitmiş!


Ba ba ba

!
Ebesinin bibisi de yemeyip içmeyip bu durumu Sayın blog üyesine  telefonla(bir güzel) bildirmiş!


Sayın blog üyesi durur mu?


O da “dostluk” babında bu haberi zencefilleyerek bizlerle üleşim için paylaşmış!


Şu duyarlılığa bakar mısınız?


Adı “felâket tellâlına” çıkacak haberi yok!


Yok efendim “tılsımı” olmalıymış da; edebiyatmış da…


Geçiniz efendim geçiniz…


Edebiyatını da seveyim, tılsımını da!


Vermeyince Mabut, ne yapsın kel Mahmut?


Kapasite bu!


Oysa bilenler bilir...

"Bir tılsımı vardır yazı uğraşının"...


Bir sokak köpeğinin kirli başını okşarken yakamozlanır o tılsım…


Bir yavru kedinin mırıldanışında...


Sarı saçlı nazeninin gizemli bakışlarında ve sokuluşunda...


Şose boylarını süsleyen kavakların salınışında…


Elinde gül buketiyle kapıda bitiveren hoyrat delikanlının ihtiraslı sarılışında…

Şairin "Ey ruhu lordlar kamarası kadın" mısralarında...


Annelerin şefkat dolu pışpışında…


İlk öpüşte, ilk dokunuşta…İlk elini tutuşta…


Yalazlanır da yalazlanır o tılsım!


Bütün bunları bilmiyor ve yazıya dökemiyorsanız…. Çetin Altan’ın dediği gibi  (kırk yılda bir)“masaya yumruğunuzu vurup Dünyanın anasını bir pula satamıyorsanız”…


Niye oturursunuz o klavyenin başına, bilmem ki!

***
Biliyorum çok nazik ve ölçülüsünüz…


Sizlere söylüyorum sevgili blogdaşlar!


Dudaklarınızda yapıştırma bir gülücük…


Saygılar, sevgiler bol keseden…


Hani sanki “uğrunda” ölürsünüz!


Bütün bunların “yalan” ve” yapmacık” olduğunu da hepiniz bilirsiniz!


Oysa biraz “fırlama”, biraz “hergele” ve biraz “yırtık” olsanız!


Daha doğrusu “olduğunuzu”(beyhude bir çabayla) gizlemeye çalışmasanız…


Hiç olmazsa şu sanal Dünyada harbi olsanız…


Kıyamet mi kopardı?

***
Oysa bin defa söyledik…


“Yazarlık uslu çocukların işi değildir” diye…


Ama dinleyen kim?


Tılsımından vaz geçtik!


Limonlu çay tadında bir yazı yazmak…


Okuyanı biraz sallayıp silkelemek bu kadar zor mu, yahu?


Nedir bu lüzumsuz işgaliye?


Editörlere aldırmayın…


Hiç olmazsa şu kategoride…


İçinizden, gönlünüzden geçeni yazın bre!


Öf be!

Muharrem Soyek, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendimi iyi hissettim.

Muharrem Soyek 
 29.04.2014 18:03
 

"Bizim kız da" derken "da" ekini doğru ayırmış ama yanlış kullanmışsınız Ümit Bey. Bizde ne iki ayaklılardan ne de tüylü dostlardan kız var..:) Sadece iki tane delikanlı var Allah bağışlarsa. Kaldı ki insan bildiği konuyu yazar. Oysa siz bu rostik, (pardon rospik miydi?) sözcüğünü ilk kez şahsıma sarfettiğinizde, gogıllar taramıştım bu da ne ola ki diye.Bu konuları yazmak benim ne haddim,bildiğiniz konuları size bırakırım. Ben sadece başkalarını eleştirirken, kendi yazılarınız uzaktan nasıl görünüyor, bunu yazmaya çalıştım, elimden geldiğince de objektif olmaya çalışarak. Hatta kısıtlı karakterlere sığdıracağım derken yarısını unutmuşum.Bir de tekrarlardan başka sürekli kendinizle çelişme durumunuz var ki, çok önemli.Mesela bizim yöneticilerimizi seçen bir gurubu sınıflandırma eleştirme hakkımız yok ama sizin -okumasanız da olur- blogların yazarlarını, memur, emekli diye kategorize etme, eleştirme hakkınız var. Üstelik de memur çocuğu olduğunuz halde. Yeni ve tutarlı konular bekleriz.

Yıldız... 
 22.04.2014 14:06
 

Bu blogda konu serbest ve kimseden nobele aday bir yazı performansı beklenmiyor. Zaten protokolde de herhangi bir beklenti ve kısıtlama yok.İnsanların kendi altyapıları sınırında yazarak oyalandıkları bir mecra burası. Hiç kimse ne blog arşivi taramak, ne de her yazılanı takip etmek zorunda. İster uslu yazar, ister yaramaz.İster yemek tarifi,spor, ister siyaset yazar.Dileyen okur,beğenmeyen okumaz.Şimdi bu tespitlere rağmen yukarıda ki yazıda samimiyetle katıldığım pek çok nokta var. Ancak son zamanlarda yazılarınız sürekli tekrarlardan oluşuyor. Çok laf aptala derler ama artık aptallar bile anladı ki; "burası memur sitesi, paylaşma üleş,yazarlar aile değil, sıkılınca Ferhunde Hanımın temcit pilavı sorularına dön vs...Sizin yazı konusunda diğer yazarlardan beklentileriniz var.Ben de bu tekrarlar yerine sizden daha ciddi yazılar beklerim. Mesela Almanyada bir yönetici bir haber kanalı ya da gazeteye müdahale etse ve ettim nolmuş dese, nasıl bir durum vuku bulur.Aydınlatsanız keşke...

Yıldız... 
 22.04.2014 1:26
Cevap :
Valla benim kız da (lili) "rospik" oldu ama ben sizin gibi güzel anlatamıyorum Yıldız Hanım:) Bundan sonra önümdeki maçlara bakacağım çaresiz. Teşekkürler efendim:)  22.04.2014 2:54
 

Yine konuşturmuşsunuz cümleleri...

Kerim Korkut 
 19.04.2014 22:24
Cevap :
Siz beni bilmez misiniz:)  21.04.2014 20:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1626
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster