Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
377
 

Bir toplantı... Ve bir çok farklı ama önemli konu

Bir toplantı... Ve bir çok farklı ama önemli konu
 

Bir kaç gün önce bir toplantı yapıldı AB'de. Orada yaşıyan Türkler ile alakalıydı bu toplantı. Türkiye'nin durumu ve orada yaşayan vatandaşlarımız ile ilgili konuşulacaktı. Sayın Başbakan'ımız konuşmacıydı bu toplantıda. Toplantı sonrası basın soruşturma yapıyordu; ''başbakanın konuşmalarını nasıl buldunuz'' deniyordu. Kimisi güzel dedi, kimi yalan. Ama benim ilgimi çeken en önemli nokta bir bayanın söylediği ''haritada Türkiye'nin coğrafik konumuydu.'' Gerçekten de çok güzel söylemişti. Söylediklerinden aklımda olanları sizlerle paylaşacağım.(Sürçi lisanda yanlışımız olursa affola.)

''Bundan 20 ya da daha fazla yıllar önce Türkiye'nin haritasını görmüştüm. O haritada sınırlar kırmızı çizgilerin çok daha içindeydi. Vatan toprağı iyice küçülmüştü. Şimdi tekrar bakıyorum da doğudan batıya doğru daha bir fazlalaşma var. Ne olacak bilmiyoruz. Başbakan konuşuyor ama bilmiyoruz...''

Başbakan konuşuyorsa ben de konuşurum. Hem de boş değil, laf olsun diye değil, yapabileceksem konuşurum. Hükümetin başına geldiniz de konuşmaktan başka ne yaptınız? Ne zaman baksak TRT 1'e ''Ulusa Sesleniş'' oluyor. Bizlere konuşan değil konuştuklarını yapabilecek, dış ülkelere boyun eğmeyecek insanlar lazım. Konuşmak sizin yaptığınızsa eğer onu herkes yapıyor. Geyik hiç eksik olmuyor merak etmeyin. Bakın sizlerin gözünde olanları söyleyeyim. Bana dedikleriniz şunlar ''Bu yaştaki çocuk ne bilir? - Asıl geyik yapan bu değilde kim? - Bakın işte yapılanları bilmediği nerden belli? vbg...'' Şimdi ben sizlere söyliyeyim. En açık örnek TCK'nun 301. maddesi. Ben maddeyi inceledim ve hiç bir yanlış göremedim. Çok açık ve net bizleri Türk'ü koruyan bir madde. Şimdi AB niye bu maddeyi kaldırın diyor? Yakında Türkler üzerinde baskı kurduğunda bizlere istediği gibi davranabilmek için. Ya da ABD Irak'tan sonra İran - Suriye ve Türkiye'ye girecek ya onun önünü açmak, şimdi Irak'a yapılanları bizlerede uygulatabilmek için. İlk baştaki tavrımız neydi? ''Hayır!!! Olmaz böyle şey!!!'' biraz sert çıktık anlayacağınız AB'ye. Göz dağı vermeye çalıştık ya da. Ama n'oldu? Biraz sert çıkar rolü yaptık (ki bunu yapma sebebi halka -bizlere- Türkiye'nin gözünün açık olduğunu her şeye boyun eğmediğini gösterme bahanesiydi) masaya elimizi vurduk, herkes bize baktı. Sonra geri çekilme yolunda kaldık. Belki de bu olaylar önceden ayarlanmış senaryolar üzerinde kuruluydu? Güzel da senaryo. Halkı uyut, biz güçlüyüz deme çabasına gir, o ara AB birkez konuştu. Dediği şuydu; ''301. maddeyi değiştirin.'' Ve senaryonun sonuna geldi. Türkiye her zamanki gibi senelerdir uyuduğu, kendi içinde kavgalar oluşturup yeni sorunlar yaratmak çabasına geri döndü. ''301. maddede değişiklik yapacağız'' dendi. Vay be. Oscar'a adayız bu sene. Eminim kazanan da biziz.

Bu ve bunun gibi Türkiye üzerine oynanan binlerce oyun. Benim bunları yazmamın sebebi yıllarca uyuyan Türkiye'yi uyandırmak. Milletimiz artık gözünü açsın, mezhep çatışmalarına neden olmayalım. Bizler Mustafa Kemal'in çocuklarıyız. Hz. Muhammed böyle mi isterdi İslam dünyasını? Hz. Muhammed ''İslam kolaylık dinidir, Teknoloji Çin'de bile olsa gidin alın'' diye boşuna mı dedi? Yoksa hz. Muhammed bizlere İslam dünyasına ''Birbirinize girin, yiyin bitirin birbirinizi, üzerinize oyunlar oynatın, İslam Dünyası'nı küçük düşürün'' mü dedi!!? Asla!!

Ne bizlerin Babası Hz. Muhammed, ne de Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal böyle demedi. İkisi de Müslüman'dı, ikisi de insanlığı için savaşandı, ikisi de ileri görüşlü - halkını ezdirmeyendi. Onlar böyle istemezlerdi. O yüzden işte bizlere örnekler yanımızdakiler, başımızdakiler, önümüzdekiler. İşte Irak. Sınır komşumuz dostumuz, Müslüman kardeşimiz. Bir zamanlar ABD'ye kafa tutan ülke şimdi ne halde. Neden? Nedeni şu; kendi benliklerini kaybettiler. Atalarını, babalarını nereden geldiklerini unutup, mezhep çatışmaları hazırlayıp, dış ülkelerin oyununa geldiler. Benim bir tek isteğim var. Ben de Müslüman'ım, bende Türk'üm, ben de Atatürk'çüyüm. Bizler ölmediğimiz sürece, kendi içimizde kötülüğe neden olmadıkça biz hep yaşarız.

Bir zamanlar bizlere yaptıkları Ermeni olayları. "Katliam düzenlediniz" dediler. Ben ilk olarak şöyle diyorum, bizlere katliam yaptınız diyen adamlar önce kendi tarihlerine baksınlar. Onlar hiç katliam yapmadı mı? Biz yapmadığımız halde suçlanıyoruz, onlar ise yaptıkları halde söylediğinde yok diyorlar. Nasıl yok? İngiltere, Fransa; Afrika'ya katliam yaptılar. Şimdi Afrika'da dil İngilizce. Yine İngilizler; keşifler sırasında ABD kıtasını bulduklarında orada yaşayan milyonlarca kızılderiliye yapılan katliamlar? Ermeniler; Azerilere yapılan katliamlar. ABD; Japonya'ya ve Irak'a yaptığı katliam. Sİz önce kendi tarihinizi iyice öğrenin. Bizleri yapmadığımız bir şeyle suçlamayın.

Bu olaylarla ilgili birşey daha; akıl var mantık var bizler Ermenilere nasıl katliam düzenleyebiliriz? Hele hele Osm. Devleti döneminde. Yahu o zaman Ermeniler bizlerin kardeşiydi. Saraylarda yetkili kişiler arasında söz sahibi insanlardı. İstanbul'un fethinden sonra orada bulunan Rumlar hem güllük gülistanlık hem de can güvenlikleri sağlanmış bir şekilde yaşadılar. Lütfen bunlara sessiz kalmayalım. Şimdi yine bizleri bölmeye çalışıyorlar. Türk-Kürt sorunu varmış gibi gösteriyorlar. Bizim vatanımızda yaşayan kardeşimden ben ne isteyim? Buyurur gelir yer içer kalkar. Burası onun da vatanı.

Şimdi ABD'nin ve AB'nin tüm dünyada neden bu kadar şan şöhter olduğunu Afrika'da doğan insanının dilinin İngilizce olduğunu daha iyi şekilde açıklayayım. Nereye girmişlerse orada tecavüz, ırz olayları yaşanmış. Yaşanmış çünkü ileride orası ABD, AB'lilerin torunlarıyla kaynayacak. Orası da kendi kültürünü kaybetmiş ABD gibi AB gibi ya da onların sömürgesi olan bir ülke haline gelecek. Koskoca Osm. Devleti'nde ise hep evlilikler olmuş. Bizler hiç bir zaman zorla kültürümüzü yaymamışız. Evlilikler düzenlemişiz, öyle torunlarımız olmuş. İşte şimdi AB ülkelerinde Türk DNA'sı bulunmasının nedeni ise ondandır. Hiç bir zaman hiç bir ülke biz Müslümanlar kadar akıllı olamaz.

SAVAŞA HAYIR!!! UYUMAYALIM, UYANALIM, UYANDIRALIM.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence de, savaşa hayır. Ancak sizin, güçlü bir ordunuz, güçlü devletler gibi zengin tanımına giren ekonominiz, eğitimli, ileri teknoloji üretebilecek, kaliteli ve yüksek öğrenim görmüş, nitelikli insanlarınız yoksa sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar, Filistin'de, Irak'ta haykıran zulme uğramış insanlar gibi "Savaşa Hayır" derseniz dahi, feryadınız hiç bir işe yaramayacaktır. Ülkemiz; Ne zaman sizler gibi çok sayıda, akıllı, eğitimli ve kaliteli yüksek öğrenimi görmüş gençlerimize sahip olursa işte o zaman "Savaşa hayır" dediğimiz de, güçlü olmamızdan dolayı sözümüz dinlenecek savaş ve savaşlar gerçekten olmayacaktır. Gelecek sizlerle, bizlerin olacaktır. Size başarılar dilerim.

Canmehmet 
 28.02.2007 14:22
Cevap :
yorumunuz çok doğru ve güzel.sizlere teşekkür ederim. umarım bu sesimiz gün geçtikçe artacaktır.saygılarımla  28.02.2007 20:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 555
Kayıt tarihi
: 08.09.06
 
 

Lise 2. sınıf TM bölümünde okumaktayım. 16 yaşındayım. İlgi alanım kültür-edebiyat ve siyaset biliml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster