Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1379
 

Biraz da Tarih-2

Biraz da Tarih-2
 

Serbest Fırka, cumhuriyet tarihimizdeki, ikinci muhalefet partisi denemesidir. 12 Ağustos 1930 tarihide kurulmuş, 17 Kasım 1930 tarihinde de kendi kendini fesh etmiştir.(1)Partiye "Serbest Cumhuriyet Fırkası" adını bizzat Mustafa Kemal Paşa vermiştir. Yeni partinin siyasi yelpazedeki yerini de Başkanı olan Fethi (Okyar) Bey'le birlikte kararlaştırmışlardır. Ayrıca hatırı sayılır para yardımı da yaptırmıştır.

Partiye 40 milletvekilinin geçeceği kararlaştırılmışken katılım 15 kişiyle sınırlı kalmıştır. Partinin Başkanlığına Ali Fethi Bey, genel sekreterliğe Nuri (Conker) Bey, Aydın İl Başkanlığı'na da Adnan Menderes getirilmişti. SCF'ye geçen milletvekilleri arasında; Ağaoğlu Ahmet Bey, Tahsin Bey, Dr. Reşit Galip Bey, Mehmet Emin Bey (Yurdakul) gibi önemli isimler vardı.

Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın, liberalizmi savunan proğramı 11 maddeden oluşuyordu. Programının ilk maddesi, partinin cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik esasına bağlı kalacağını açıklıyor, anayasal hakların herkes için eşit olacağını belirtiyordu.

Kendine has bir yayın organı yoktu. Fakat İstanbul'da Yarın ve Son Posta, İzmir'de de Halkın sesi gazeteleri, gönüllü destekçisi olmuştu. Partinin İzmir civarında gösterdiği başarı, Cumhuriyet Halk Fırkası mensuplarını son derece rahatsız etmişti.

Serbest Cumhuriyet Fırkasının Kuruluş nedenleri söyle sıralanmıştır:

1- Cumhuriyet ve demokrasinin esası olan tartışma ortamının sağlanması. Bunun için, Serbest Fırka'ya geçecekler, Cumhuriyet Halk Fırkası'na muhalif olan kişilerden seçilmiştir.

2- Hükümetin ve meclisin denetlenebilmesi. Memur ve bürokratlar dahil herkes, tek bir partinin üyesi gibi davrandıklarından, ne meclisin, ne tasarruflarının, ne de diğer işlemlerin denetimi yapılamaz hale gelmişti. Bu sorunun, bir muhalif parti yoluyla aşılması düşünülmüştü.

3-Toplumun durum ve eğilimini anlama isteği.Yeni bir parti kurulursa halk tepki ve şikayetlerini daha rahat gösterebilecekti. Fakat bu tepki ve şikayetler Serbest Fırka'ya aşırı ilgi biçiminde tezahür edince, yeni partinin ömrü üç ayla sınırlı kalmıştır. Kapatılmasaydı halkın tepkisi belki de, Halk Fırkası'nın sonunu getirecekti.

4-Atatürk ile İsmet Paşa arasında zaman zaman ortaya çıkan rekabet veya çekişme. Kaynak bunu, zayıf ihtimal olarak gösterse de, eskiden okuduğum bir çok yazı ve hatıraya istinaden bunun, kuvvetli bir ihtimal olduğunu düşünüyorum. İnönü, Atatürk'e rağmen her zaman, yerini koruyabilmiştir.

Yalnız 25 Ekim 1937 tarihinde Atatürk'le İnönü arasında, sert tartışmalar olmuştur.(2) Bu kavgadan sonra İnönü, önce izne ayrılmış, ardından istifa etmiştir. Boşalan Başbakanlık görevine Celal Bayar getirilmiştir. Daha sonra İsmet Paşa, Atatürk'ün ölümüyle cumhurbaşkanı olmuş ve 1950 yılına kadar "Milli Şef" sıfatıyla iktidarını sürdürmüştür. Görüldüğü üzere İnönü'yle aşık atmak kolay değildir.

Yukarıdaki görüşleri hayata geçirmek amacıyla kurulan partinin ilgilileri, İzmir, Aydın, Akhisar, Manisa ve Balıkesir'i kapsayan bir geziye çıkmıştır. Menemen hadisesinden sonra sıkıyönetimin buralarda ilan edildiğine, zanlıların çoğunun bu bölgelerden yakalandığına dikkat çekmek istiyorum. Bu, bölge insanının, Serbest Cumhuriyet Fırkasına gösterdiği ilgi ve teveccühün acıtıcı bir karşılığıdır.

Cumhuriyet Halk Fırkası bu geziyi sabote etmek için uğraşmış, ancak başaramamıştır. İzmir’de olaylar çıkarmış, basın yoluyla muhalefet partisini kötületmiş bu da, kendi parti binalarının ve Anadolu Gazetesi'nin basılmasına, bir gencin de ölümüne sebep olmuştur. Şehre gemi ile gelen Fethi Bey ve Nuri Conker, limanda biriken kalabalığın kendilerini protesto için değil, karşılamak için geldiklerini çok sonra anlamışlardır. Çünkü şahıslarına iletilen bütün haberler, büyük bir tepki ile karşılaşacakları yönündeydi. Tabi bu da zamanın hükümetinin bir hilesiydi.

İzmir valisi Ankara'dan, daha doğrusu İnönü'den aldığı talimat üzerine Fethi bey'e, güvenliğini sağlayamayacağını, bu nedenle halkın karşısına çıkmamasını tavsiye etmiştir. İlgililer meseleyi Atatürk'e açarak yardım istemişler ancak o, konuşmanın yapılmasından yana tavır koymuştur. Sonunda Fethi bey, büyük bir kalabalığa hitap etme imkanını bulmuştur.

Ertesi günü CHF yanlısı gazeteler, asılsız haberler yapmışlar, Fethi Bey'in "Şark Ahvali"nden sözettiğini yazmışlardır. Tarafsız haber yapan bir çok gazeteci de tutuklanmıştır. Ekim 1930 yerel seçimleri için Serbest Fırka'nın azınlıklardan aday göstermesi, "rum hayranlığı" ile karalanmasına sebep olmuştur. Zamanın bakanlarından Şükrü Kaya, muhalefeti gericilikle, saltanat yanlılığı ile, 31 Mart Vaka'sını diriltmeye çalışmakla, hem irtica, hem de komünizm probogandası yapmakla suçlamıştır. Görüldüğü üzere değişen bir şey yok. Her şey eskisi gibi devam ediyor.

Halbuki, gericilikle suçlanan Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucularının ve önde gelenlerinin eşlerinin tamamının, başlarının açık olduğu söylenmektedir. SCF Programında, kadınların seçimlere katılmasına ilk yer veren partidir. Cumhuriyet Halk Fırkası buna ancak, 1931 yılındaki programında yer verebilmiştir.

CHF'lılar, SCF'nin sadece muhalif bir parti olarak kalacağını düşünüyorlardı. Fakat İzmirde gördükleri manzara, durumun düşündükleri biçimde kalmayacağını anlatıyordu. Yapılacak ilk genel seçimde kaybedecekleri endişesini, çok abartılı bir dille M.Kemal Paşa'ya anlatarak, onu etkilediler. Atatürk te, Fethi Bey'le görüşerek partinin kapatılmasını istedi. Böylece SCF, 17 Kasım 1930 tarihinde kurucuları tarafından feshedildi.

Serbest Fırka'ya isnat edilen suçlar delillendirilememiştir. Bu yüzden Yakup Kadri, basının etkisiyle, SCF ve Fethi Bey’e yöneltilen ithamlara katıldığına pişman olduğunu itiraf etmiş, Falih Rıfkı da, suçlamalarını biraz hafifletme yolunu seçmiştir.

Bundan sonraki bir iki denemeye izin verilmemiştir. Ta ki, 1946 yılında DP kurulup, 1950 de iktidara gelene kadar... Bu süre içinde CHP, dikensiz bir gül bahçesinde olmanın tüm nimetlerinden yararlanmıştır. O zamanın tadını bilen kadim veya yaşlı CHP ileri gelenleri, hala o günlerin özlemiyle yaşarlar.

Menemen Olayı ile Serbest Fırka arasında, tersinden bağlantı kurma çabaları da olmuştur. Derviş Mehmet ve Saffet Hoca'nın, zaman zaman rumca konuştuklarının divan-ı harp  tutanaklarına geçmesinden dolayı, bu parti ile Menemen olayı arasında dış kaynaklı bir bağlantı kurulmaya çalışılmış, soruşturmalarda sanıklara, SCF'nin İzmir mitingine katılıp katılmadıkları sorulmuştur. Ama bu konuda bir kanıt elde edilememiştir.

Bence Menemen olayı ile Serbest Fırka arasında bir bağ vardır. Bu bağ, irticacılık ve gericilikle itham edilen partinin kapatılmasının ne kadar yerinde olduğunu gösterme noktasındadır. Açıkçası Menemen'de, eğer bu partiyi kapatmasaydık başımıza daha neler gelececekti, "görün ve ibret alın!" anlamında, bir şeriat kalkışması kotarılmıştır. Tarih, bunun dışında eylemcilerinin tamamının esrarkeş olduğu böyle bir dini ayaklanmayı kayda geçmemiştir. Bu yönüyle Menemen şike kokan ibretlik bir vak'adır.


(1)-Girdiğim bazı internet sitelerinde partinin kapanış tarihi olarak 17-18 Aralık 1930 tarihi gösterilmiştir. Çoğunlukla 17 Kasım 1930 tarihi yazılmış olduğundan onu esas aldım.Doğrusunu tam tesbit ettim diyemem.

(2)-Bu kavga muhtemelen  İnönü'nün, Atatürk Orman Çiftliği'ndeki devlete ait bira fabrikasına karşı, akrabasının yönetim kurulu üyesi olduğu İstanbul' daki Bomonti Bira Fabrikası'nı tutmasından kaynaklanmıştır.  Kesin ayrılık getiren bu Atataürk/İnönü kavgası ile ilgili farklı iddialar vardı. Bende bu iddialardan birini esas almıştım. Sonradan gördüğüm maddi hatalar nedeniyle yukarıdaki gibi değiştirdim. 10.12.2011
Not: Yazının oluşturulmasında aşağıdaki sitelerden yararlanılmıştır.
http://farabi.selcuk.edu.tr/suzep/tarih/ders_notlari/bahar_yariyili/bolum_9/bolum09.html
http://tugay656.blogcu.com/3493734
http://lidya.hacettepe.edu.tr/~b0152631/cengizcirim.htm
Resim:http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.derinsular.com/im/2007/0409-ali-fethi-okyar.jpg&i

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünkü chp neyse bugünkü chp de aynı, aynı tahammülsüzlük, her zamanki gibi dikensiz gül bahçesi, istedikleri gibi at koşturacaklar. Hep aynı senaryo; irtica, gericilik. Artık bu flim bayatladı ama hala o dönemi ve yıllartı özleyenler var. Temcit pilavı gibi tekrar tekrar gündeme taşına irtica, gericilik. Türk halkı bunlardan bıktı ama gündeme getirenler bıkmadı. Yazık hem de çok yazık bu ülkenin boşa geçen zamanlarına

ogretmenim43 
 21.10.2007 12:13
Cevap :
Evet, yaşadıklarımız bazılarının hiç değişmediğini gösteriyor. Hep aynı teraneyi döndürüp duruyorlar. Dediğiniz gibi ülkenin zamanı boşa tüketiliyor. Saygı ile.  21.10.2007 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 678
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster