Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '06

 
Kategori
Oyunlar
Okunma Sayısı
1238
 

Biraz Jumping Jack, azıcık da Basic...

Biraz Jumping Jack, azıcık da Basic...
 

1980'lerin başlarında bir ara ben 6 yaşlarındayken (eyvah yaşım ile ilgili acı gerçekler ortaya çıkacak) :) bir akşam amcam bizim eve ufak tefek, garip bir aygıt getirmişti. Çok iyi hatırlıyorum yanında bir de eski model kaset çalar ve bir kaç oyun kaseti. Bu aletin adı (eski oyuncular iyi bilirler, daha o zamanlar şimdilerde bilinen PC kavramı yoktu) Sinclair Spectrum, o zamanlar bizlerce bilinen kısa adı ile, sadece Spectrum...

Benim hayatımda çok özel ve önemli bir yeri olan bu minik bilgisayar, sadece ve sadece - evet, gülmek serbest - 16Kb RAM'e sahip ufacık bir alet esasında.Yalnız ben, şu anda oynadığım oyunların hiç birisinden, Spectrum ile geçirdiğim anlarda aldığım keyfi alamıyorum. Belki o zamanlar çok ufaktım ve gerçekten oyun dünyasının içinde yaşıyordum. Yada bilemiyorum, belki teknoloji ilerledikçe ortaya çıkan muazzam oyunların ağırlığı altında ezilirken, oyun keyfini iyice çıkaramıyor olabilir miyiz? Bilemem...

Hafızama kazınan, saatlerce kahkahalarla yerlerde sürünerek oynadığım en önemli oyun Jumping Jack'tir. Daha sonra da ileri versiyonları yapılan bu oyunda amaç sadece sağa sola hareket eden platformların arasındaki ufak boşluklardanyukarı zıplayarak, en tepe kademeye ulaşmak. Zorluğu mu, aman canım ne olacak? Sadece arada bir platformlardan türlü haşerat ve kötü kalpli yaratık geçmesi. Onların da yegane amacı, siz aralardaki boşlukları kestiremeden zıplayıp kafanızı platforma vurduğunuzda çıkan sentetik 'ÇAT' sesinin hemen ardından üzerinizden geçmek. Valla ben çok eğlenmiştim. Bence güzel PC kullanıcısı arkadaşlarım, hemen bir Spectrum Emulator'ü edinip bu aletin oyunlarını oynayın derim.

Haa, unutmadan. Başlıktaki Basic meselesine gelince, o zamanlar aygıtın yanında tabi bir de kullanım klavuzu ve basitçe Basic dilini öğreten bir kitapçık vardı. Biz de abimle beraber, Basic pratiği adı altında birbirimizin isimlerini ekrana 'aptal' sıfatı ile yazıp yanıp sönmesini sağlıyorduk. Yani o zamanlardan ne mal olacağımız belli imiş. Şimdi de, tüm gün bilgisayar karşısında oturup gözlerimizi ve omurgamızı eskitiyoruz. Olsun! Biz buyuz değil mi?

Bilgisayar oyunu oynanmaz, içinde yaşanır! :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 3039
Kayıt tarihi
: 08.05.06
 
 

Hayatını her türlü çizgi roman, çizgi film ve birçok insanın 'çocukça' olarak nitelendireceği şeyler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster