Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
563
 

Birbirimize mecburuz

Birbirimize mecburuz
 

Birbirimizi haksız yere kırıyor, incitiyoruz.

Her geçen daha da tahammülsüzleşiyoruz.

Yalnız maddi değerlerimizi değil, sevgi saygı gibi manevi varlıklarımızı da israf ediyoruz.

Küresel ısınmadan şikâyetçiyiz fakat küresel sevgisizlik aklımızın ucundan bile geçmiyor.

Gönül okyanuslarımızın kuruduğunun farkında mıyız?

İçimizde buzdağı dolaşıyor.

Her gün birine daha çarparak parçalanıp dağılıyoruz.

Farkında mıyız?
Sevgiyi yitirdik, kalbi et parçasına dönüştürdük.

Saygıyı kaybettik, ruhumuzun anlamını yitirdik.

Bu olanlara biz bile anlam vermekte zorlanıyoruz.
Barıştan bahsediyor, kıyasıya kavga ediyoruz.

Oysa en fazla da birbirimize muhtacız.

İstemesek de, anlamazsak ta ihtiyacımız var.

Koca okyanusta yol alan aynı geminin yolcularıyız.

Birbirimize mecburuz.

İsterse bir öyküyle tamamlayalım bu anlatımımızı;


***
“Eski zamanların dondurucu bir kışından bütün hayvanlar çok etkilenmiş, büyük kayıplar vermişler. Ama en çok kayıp veren kirpilermiş.
Çünkü onların pek çok hayvan gibi kalın kürkleri yok, kendilerini sıcak tutması zor olan dikenleri var. Bu durumdan en az zararla kurtulmak için kirpiler meclisi toplanmış, çözüm aramaya başlamış. Tartışa tartışa, nihayet gece olunca tüm kirpilerin bir araya toplanmasına, birbirlerine yakın durarak geceyi geçirmelerine karar verilmiş. Böylece kirpiler birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak, aralarındaki hava tedavülünü önleyerek donmaktan kurtulacaklarmış. İlk geceki deneyimlerinde bunun işe yaradığını görmüşler. Ama başka bir problem çıkmış ortaya. Üşüyen kirpiler birbirlerine fazla yaklaştıklarından yaralanmalar gerçekleşmiş. Daha sonraki gece yaralanma korkusundan birbirlerinden uzak durmuşlar ama bu seferde donmalar meydana gelmiş. Ne var ki, her gece kâh uzaklaşa kâh yakınlaşa, deneye yanıla birbirlerinin vücut sıcaklığından yararlanacak kadar yakın, ancak birbirlerini incitmeyecek kadar uzak durmayı öğrenmişler”


***

Eğer inada devam edersek, birer birer biteriz.

Hiç olmazsa birbirimizi incitmeyecek kadar.

Dahası soğuktan donmayacak kadar yakınlaşmalıyız.

Uzaklaşsak bile kopmayacak kadar en azından.

Tamam. Dikenlerimiz var. Farklılıklarımız var.

Sevgiyi öldürmeyecek, saygıyı bitirmeyecek kadar hiç olmazsa.

Sevdasına can verdiğimiz bu topraklarda biz buna mecburuz.

Bunu yeniden keşfetmeye çalışmanın bir anlamı yok.
Dahası birbirimize mecburuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üstad, asolan ''farklılıklardan değil benzerliklerden hareket etmektir'' istendikten sonra, bu keşif yapılabilir. Sadece sadece bakış açısını değiştirmek ve ''şartlanmışlıklarızmızdan'' arınmamız gerekir. ''karga'yı aptal; baykuş'u uğursuz'' yapandan bizim bakışımız değil midir? bu kuş'ların hiç mi? faydalı tarafı yoktur? şekline bakıp, bize öğretilen bilgilere göre yaftalayı veriyoruz kuşcağızları. İşte böyle üstad, yaftalamaktan vazgeçip, olduğu gibi kabul etme yolunu seçmeliyiz. Bir de ''empati'' meselesi var, bu da sihirli bir formül. Yazınız ve ''empati'' kokan yaklaşımınız için teşekkürler.Saygılarımla.

Yahya İncik 
 28.08.2007 22:04
Cevap :
Eğer istesek neler yapmayız ki. Dost dediğimiz de insan. Düşman dediğimiz de. Birini dost ötekini düşman yapmakta elimizde. İnanın en iyi dostunuzu birkaç dakikada en kötü düşmanıınz yapabilir, düşmanınızı da dost yapabilirsiniz...Varsayımlar yabana atılmamalı. Ben teşekkür ederim.  28.08.2007 23:36
 

yazınızı büyük bir zevkle okudum, elinize sağlık.. sevgilerimle...

Zevzek 
 25.08.2007 16:13
Cevap :
Yazıyı okumanın ötesinde yorumunuzla katılıp düşüncelerinizi de paylaştığınız için ben teşekkür ederim...Sevgiler bizde.  25.08.2007 21:18
 

Şu an birbirine kırgın bir gurup arkadaşımın arasında kalmış durumdayım Ahmet abi ve ne desem nasıl bir ortam hazırlasam da değişen birşey olmuyor. Bu değerli yazı durumu öyle güzel özetliyor ki şimdi izninizle bu yazınızı çoğaltıp herbirinin eline tutuşturmak istiyorum:) Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 24.08.2007 11:25
Cevap :
Ben teşekkür ederim. İnanın küsmekle kırılmakla bir yere varılmıyor. Hani gemilerin dönüp dolaşacağı yeri yine limanlarıdır. Gemiler okyanusun uçsuz bucaksız genişliğine aldanıp ta limana küsemez. Yazıyı da verin girişiminizi de yapın....Ancak keşke dememek şartıyla...  24.08.2007 14:00
 

bir yazı olmuş,ellerinize sağlık.

Serseriyim 
 24.08.2007 10:36
Cevap :
Teşekkür ederim.  24.08.2007 14:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 883
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster