Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
101
 

Bisiklet sırtında Avrupa: Krakow - Kalwaria Zebrzydowska (2)

Bisiklet sırtında Avrupa: Krakow - Kalwaria Zebrzydowska (2)
 

Krakow, Polonya (22/08/2015)


Tarih 22 Ağustos Cumartesi. Sabah erken kalkıyor ve kahvaltımı kaldığım otelde yapıyorum. Kaldığım otelin odaları belki mükemmel değil ancak kahvaltı salonu gerçekten görülmeye değer. Kahvaltı salonu otelin bodrum katında bulunuyor. Kemer şeklindeki tavanıyla bir mahzeni andıran salon otel sahibinin kütüphanesiymiş anlaşılan. Etrafınızda yüzlerce eski kitap, duvarlarda çerçeveler içinde sergilenen kelebek ve böcekler, tavana yapılan çizimlerde kaşif Macellan’ın deniz yolculukları… İnsanın kahvaltıyı bitirip bu salondan çıkası gelmiyor! Otelin web adresi: www.nocleg.jordan.pl.

Kahvaltıdan sonra odama çıkıp bavulumdaki eşyaları satın aldığım bisiklet çantalarına yerleştiriyor ve bavulumu Krakow tren garında bulunan emanetçiye götürüyorum. Bavulumu emanetçiye verdikten sonra tren garında bulunan bir mini marketten içinde 3 gb internet paketi yüklü olan bir telefon SIM kartı satın alıyorum. Telefonumdaki SIM kartını çıkarıp yeni satın aldığım SIM kartını telefonuma takıyor ve kısa bir süre sonra başarıyla internete bağlanıyorum. Gezim sırasında internet çok işime yarayacak! Tren garından bisiklet kiraladığım dükkana gidip, dükkanda bulunan Krzysztof’dan bisikleti teslim alıyorum. Gezim sırasında kullanacağım bisiklet KTM marka Avusturya yapımı bir tur bisikleti. Dükkandan ayrılırken, Krzysztof “İyi yolculuklar! Kendinize dikkat edin!” demeyi ihmal etmiyor.

Bisikleti teslim alır almaz soluğu Krakow’daki en büyük bisiklet ve bisiklet aksesuarları dükkanı olan Bikershop’da (www.bikershop.pl) alıyorum. Bikershop’da bisiklet için bir kilometre sayacı ve zincir kilit satın alıyor ve dükkandaki bir görevliden kilometre sayacını bisiklete monte etmesini rica ediyorum. Sonrasında otele gidip odamda bisiklet formamı giyiyor, bisiklet çantalarımı odadan alıyor ve otelin önünde çantaları bisiklete monte edip, kaskımı ve eldivenlerimi takıyorum. Artık geziye hazırım!

Polonya’daki bisiklet yolculuğum sırasında yönümü bulmak için Naviki isimli uydu destekli bisikletle yön bulma programını kullanacağım. Polonya’ya gitmeden önce Krakow’dan hangi güzergahı kullanarak nereye gideceğim konusuna epey kafa yorup, en sonunda Kalwaria Zebrzydowska, Wadowice, Oswiecim ve Tychy gibi önemli yerleşim birimleri üzerinden Zabrze şehrine gitmeye karar vermiştim. Yeri geldikçe bu yerleşim birimleriyle ilgili bilgiler vereceğim. Telefonumda Naviki programını açıp bugün gitmeyi hedeflediğim yerleşim biriminin ismini yazıyorum: Kalwaria Zebrzydowska. Ormanlık bir bölgede bulunan bu kasaba Polonya’daki önemli dini merkezlerden biri. Bu kasabada bulunan Roma Katolik manastırı UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Naviki seçtiğim güzergahın uzunluğunu 44,7 km gösteriyor; saatte 15 km hızla ilerlersem 2 saat 58 dakikada oraya ulaşabileceğimi ilave ederek. Güzergahım üzerinde deniz seviyesine en yakın nokta 199 metre ve en yüksek nokta ise 346 metre. Naviki programı yardımıyla mümkün olduğunca bisiklet yollarını kullanarak Kalwaria Zebrzydowska’ya gitmeye çalışacağım.  

Öğlen saatlerinde konakladığım otelin önünde bisikletimin kilometre sayacını çalıştırıp, dört gün sürecek bisiklet yolculuğuma başlıyorum. Önce bir gün önce gezdiğim Rynek Glowny meydanından geçiyorum. Meydan yine kalabalık. Meydanda bir gençten bisikletimle bir fotoğrafımı çekmesini rica ediyorum. Ben de birkaç fotoğraf çektikten sonra yola devam ediyorum.  Uzunca bir süre Krakow’un içinden geçen Wisla nehri boyunca yol alıyorum. İnsanlar nehir kenarında güneşli havanın tadını çıkarıyorlar. Daha sonra nehir üzerindeki bir köprüden nehrin karşı yakasına geçiyorum. Köprü üzerinde kısa bir mola verip, bu noktadan son derece güzel görünen Krakow’un birkaç fotoğrafını çekmeyi ihmal etmiyorum. Köprüyü geride bıraktıktan sonra Krakow dış mahallelerinde yol alıyorum bir süre. Krakow toplu ulaşım sistemine ait son tramvay durağını ardımda bıraktıktan sonra yavaş yavaş yerleşim alanlarının dışına, açık araziye çıkıyorum. Krakow’dan sonraki ilk durağım Skawina kasabası. Yol kenarında bulunan Skawina tabelası önünde bisikletimin bir fotoğrafını çekip pedallamaya devam ediyorum. Skawina’nın ardından Radziszow köyüne doğru yol alıyorum. Bu köye yaklaşmak üzereyken beklemediğim bir şey oluyor ve bisiklet zincir atıyor. Zor da olsa zinciri yerine takmayı başarıyorum ancak acemiliğimden olsa gerek ellerim yağ içinde kalıyor. Yola böyle devam edemem! Radziszow’a kadar bisikleti iterek yürüyorum; belki orada ellerimi temizlemek için bir çeşme ya da ıslak mendil satın alabileceğim bir dükkan bulabilirim. Köyün girişinde bir Carrefour mağazası dikkatimi çekiyor. Mağazaya girip, içeride bulunan tek çalışan olan orta aşlı adamcağıza ellerimi gösteriyorum. Adam İngilizce bilmiyor ancak halimi anlıyor. İşaret diliyle kasap reyonunda bulunan lavaboda elimi yıkayabileceğimi anlatıyor. Kendisi de bana eşlik edip ellerime bol bol bulaşık deterjanı döküyor ve ellerimi iyice temizlediğimden emin olduktan sonra lavabonun üzerindeki dolaptan bir rulo havlu kağıt çıkarıp, ellerimi kurulamam için bana veriyor. Bu sırada adamcağızın karısı geliyor ve adama “Neden bir yabancıya yardım ediyorsun?” der gibi bakıyor. Adam da ona “Görmüyor musun? Adam bu ıssız yerde ellerini kapkara yağa bulamış. Ona yardım etmenin bize ne zararı var?” der gibi bir bakış atıyor. Ellerimi kurulayıp, adama teşekkür ederek mağazadan ayrılıyor ve yoluma devam ediyorum. Her yerde iyi insan da var kötü insan da…

Radziszow köyünden sonra Wola Radziszowska köyüne ulaşıyorum. Yol boyunca çam ağaçları ve ara ara tek ya da iki katlı köy evleri. Wola Radziszowska köyünde tamamen ahşaptan yapılmış eski bir kilise dikkatimi çekiyor. Zaten bu bölgenin ahşap kiliseleri meşhurmuş. Sırasıyla Podolany, Lencze ve Zarzyce köylerinden geçip akşam saatlerinde Kalwaria Zebrzydowska kasabasının girişine ulaşıyorum. Kasabanın merkezinde Rynek Caddesi üzerinde İstambul isimli bir kebapçı dükkanı görüyorum. Kasabanın gençlerinin tercih ettikleri bir mekana benziyor. Bu kasabada Hotel Barka (www.hotel-barka.pl) isimli bir otelde konaklayacağım.  Otel kasabanın diğer ucunda ve otele ulaşmak için uzunca bir yokuş tırmanıyorum. Otele ulaştığımda bisikletimin kilometre sayacı toplam 50.720 metre yol yapmış olduğumu gösteriyor. Naviki yolculuğun başında 44,7 km mesafe vermişti bu kasaba için ancak yolculuğum sırasında ben ara ara yanlış yöne giderek, bazen de bilerek verilen güzergahın dışına çıkarak  Naviki’nin verdiğinden daha uzun mesafe yapmış oldum.

Hotel Barka’da bisikletimi güvenli bir yere bıraktıktan sonra odamda biraz dinleniyor ve akşam yemeğini otelin restoranında yiyorum. Bu otelin restoranında hayatımda ilk kez pancar çorbası içiyorum: gayet lezzetli bir çorba. Yemekten sonra otel bahçesinde bir süre dinleniyor ve ertesi günkü yolculuk planımı gözden geçiriyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1000
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster