Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '10

 
Kategori
Doğal Tedaviler
Okunma Sayısı
792
 

Bitkisel ürünlere dikkat!

Bitkisel ürünlere dikkat!
 

Geçen hafta bir kişinin bitkisel zayıflama ilacı kullandıktan kısa bir süre sonra ölmesi dikkatleri piyasada doğal ve bitkisel adı altında halka satılan bitkisel ürünlere çekti.

Günümüzde bitkisel ürünlerin akla gelebilecek hemen hemen bütün hastalıkların tedavisinde, kullanılabileceği söylentisi bu alanda büyük bir sektörün oluşmasını sağlamıştır. Bu ürünlerin özellikle yazılı ve görsel medyada “şifalı-doğal-bitkiler” veya “şifalı-doğal-ilaçlar” adı altında yoğun bir şekilde reklamının yapılması ve bu ürünleri satan Attar, Tüccar ve pazarlamacıların birer sağlık ve beslenme uzmanı gibi gösterilmesi ise bilgi kirliliğine yol açarak halkın sağlığını iyice tehlikeye atmaktadır.

Ticari çıkarlar ön planda tutularak birçok bitkisel ürünün hekim tavsiyesi olmadan ilaç olarak farklı amaçlar için satış ve kullanımının yaygınlaşması mevcut ilgili yasal mevzuatta ciddi eksiklikler olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Birtakım bitkilerin çok uzun zamanlardan beri farklı amaçlar için kullanıldığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Tıp ve eczacılık biliminin henüz gelişmediği zamanlarda hastalıkların tedavisinde yoğun bir şekilde kullanılan bazı bitkiler, farmakoloji (ilaç bilimi) bilimindeki gelişmelere paralel olarak ilaç yapımında yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapısında bir takım uçucu yağları barındıran aromatik bitkiler ise hem yemek ve içeceklerde tat ve koku verici olarak hem de parfüm, esans vb. kozmetik ürünlerin elde edilmesinde kullanılmaktadır.

Doğada bulunan her bitkinin kendine özgü besin maddesi içeriği ve kimyasal bileşimi mevcuttur. Bitkilerin bileşimlerinde bulunan birtakım etkicil maddeler farklı canlılar üzerinde değişik etkiler yaratabilmektedir. Nitekim insanlar, ilkel çağlardan itibaren binlerce yıllık deneme-yanılma tecrübeler sonucunda, bazı bitkilerin tedavi amaçlı kullanılabileceğini keşfetmişlerdir. Çoğu zaman bu tecrübelerden yola çıkarak şifalı olarak bilinen bitkilerin yapısı ve bileşimleri bilimsel olarak açıklığa kavuşturulmuş ve eczacılık bilimi sayesinde de bu bitkilerin etken maddeleri kullanılarak üretilen ilaçlar hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Buna uygun olarak da bu maddelerin kullanım dozu ve şekli belirlenmiştir. Yani, insanlar bitkilerden elde edilen ve içeriği belli olan bu ilaçları kullandıklarında bunların o insanda yaratacağı etki bellidir. Modern tıbbın kurucularından ve farmakalojinin öncülerinden Paracelsus, bitkisel ürünler için “bütün maddeler zehirlidir, zehirli olmayan hiçbir madde yoktur ve zehir ile ilacı birbirinden ayıran onun dozudur” demiştir.

Şu anda piyasada “doğal” adı altında satılan birçok bitki ve bitkisel ürünün içeriği tam olarak bilinmemektedir. Bir bitki birçok yararlı madde içermesi yanında henüz bilinmeyen çok tehlikeli maddeleri de bünyesinde bulundurabilmektedir. Dolayısıyla bu ürünlerin bilinçsizce kullanımı çok ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. Zayıflatıcı biber hapı örneğinde olduğu gibi, bazı ürünler gerekli kurumlardan kullanım izni bile alabilmekte ve ancak ölümler meydana getirdiğinde bunların tehlikesinin farkına varılabilmektedir.

Ülkemizde TV ve yazılı basında bitkisel ürünlerin yararları ile ilgili programların belki de bilinçli bir şekilde giderek yaygınlaştırılması kamuoyunda bu ürünlere yönelik kullanım eğilimini artırmaktadır. Ürünlerin daha fazla alıcı bulması için yaratılan uzmanlar! ise bu ürünlerin satışını yükseltmek için bilimsel gerçeklere aksi söylemlerde bulunmaktan dahi kaçınmamaktadırlar. Bu uzmanlar! domuz gribine karşı şifalı ot tavsiyelerinden tutunda, tansiyon düşürücüler, idrar sökücüler hatta ramazanda ağız kokusunu giderecek şifalı ot çeşitlerine kadar neredeyse doktora gitmeden evde tedaviyi tavsiye etmektedirler. Hiçbir yetkili mercinin bu insanlar hakkında herhangi bir işlem yapmaması bu önerilerin kamuoyu tarafından kabul görmesine neden olmaktadır.

Doğanın gücü veya doğayı seviyorum edebiyatı ile bütün doğal maddelerin sağlığa yararlı olduğu söyleminin ise bilimsel bir doğruluğu yoktur. Çünkü doğanın gücü birçok yabani bitkinin yapısında olmadığı gibi, doğal beslenme de doğada her bulunan bitkinin tüketilmesi değildir.

Doğanın kendine özgü bir denge içinde olduğu herkes tarafından kabul gören bir gerçektir. İnsan dâhil yeryüzünde bulunan bütün canlıların yaşamlarını sürdürmeleri, onların oluşumlarını sağlayan doğal dengedeki bu ilişki düzeyine bağlıdır. Ancak, doğayı bilimsel olarak doğru bir biçimde tanımlamadan onun olağanüstü dengesinden yararlanmaya çalışmak yapılacak hataların en büyüğü olacağı göz ardı edilmemelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın hocam yazdıklarınızın bazılarına katılmakla beraber müsade ederseniz birkaç şey söylemek isterim. Birincisi biber hapı örneği, biber hapı bir marka değildir aynı Reductil gibi birçok zayıflama hapının içeriğinde bulunan Extrat tır içeriğini tam olarak bilmeden yada incelemeden tüm ürünleri karalamanızı kabul etmiyorum. ikincisi Paracelsus dediğiniz kişi 1400 lü yıllarda yaşamış kilise tıpçısıdır keşke İbn-i Sinayı örnek alsaydınız kendinize. üçüncüsü ise Attar, Tüccar diye küçümsediğiniz kişileride o kadar hafife almayın sizin yaşınız kadar bu işi yapanlar var bu sektörde, sizin kitaplarda bile görmediğiniz sadece adını duyduğunuz bitkileri yıllardır kullanırlar. Malesef bazı ilaç baronlarının uydurmuş olduğu modern tıp, Alternatif tıp yalanı çok söylenir oldu bu ülkede, acaba hangisi alternatif buda düşünülür. İsterdimki bir uzman bir farmakolog yada kimyagerinde büyük bir ilaç firmasının ürettiği örn: Calpol gibi bir ilaçtan ölen çocuklardan bahsetsin!

Aktar zatobek 
 14.09.2010 0:52
Cevap :
Sayın Aktar Zatobek, eleştiriniz için teşekkür ederim. Yazımda katılmadığınız konulara gelince, birincisi ben “biber hapı” nın bir marka olduğunu belirtmedim ve bütün ürünleri karalama gibi bir söylemimde mevcut değil. Bilimsel gerçeğini araştırmadan da hiçbir şey idea etmedim ve yazılarımda vurgulamadım. Bilimde kişiler değil yaptıkları ve söyledikleri pozitif bilimce onaylanmış kişiler örnek alınır. Yoksa İbni Sina’nın söylemi veya Paracelsus’un söylemesi olması o kadar önemli değil. Üçüncüsü, dürüst ve bilinçli Attar’ları hafife almıyor küçümsemiyorum benim sözüm insanları yalan dolan ile kandırıp halkın sağlığını tehlikeye atanlara. Uzun yıllar biri işi yapmak insanı o konunun uzmanı yapmaz uzmanlık deneyim ve aynı zamanda okumak ve öğrenmek ile Bilinçli bir şekil alır. Calpon vb ilaçlardan tabiî ki bahsedilmeli ve gerekli uyarılar yapılmalı. selam ve saygılarımla.  14.09.2010 13:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2636
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster