Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
232
 

Bizden neyi, neden gizliyorlar?

Türkiye'de en çok kameradan, basından korkuluyor. Birilerinin istenmeyen görüntüleri göstermesinden korkuluyor.

Kamera gören öcü görmüş gibi arkasına bakmadan kaçıyor. Mikrofon uzatılan uzay mekiğiyle burun buruna kalmış gibi koşar adım uzaklaşıyor. 
Hele ortada istenmeyen, rahatsız olunan bir konu, görüntü var ise anında "Bu görüntüyü yayınlamayın." deniliyor. Sadece bu kadar kibar uyarılar olsa eyvallah. Kameramanı kovalayanlar mı ararsınız, "Sen benden izin aldın mı, bakiiim!" diye çıkışanlar mı ararsınız yoksa basının en doğal hakkı olan yayın yapma hakkına yasak getirilmesini mi dinlemek istersiniz?
 
Doğru habercilik yaptığınız için gerçekleri duyurmak istemeyenler tarafından tutuklanırsınız, tazminat cezasına çarptırılırsınız. Yani, bir daha yap yapabiliyorsan, dercesine ağzına biber sürerler. 
 
Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki patlamada ölen ve yaralanan kişi sayısı basından gizlenmek isteniyor. Derinden sarsan bu saldırının üstü "soğukkanlı olun" denilerek örtülmek isteniyor. Gündem Reyhanlı saldırısından olabildiğince uzaklara çekilmek için çaba gösteriliyor. 
Saldırının ardından basın yasağına uymayarak hastahanelerdeki sayılarla beraber ölü ve yaralı sayısını açıklanan Ferdi ÖZMEN tutuklandı. 
 
Devekuşu kafasını toprağın altına gömdüğünde görülmediğini zanneder. 
Bir şeyin üstünü örterseniz o yok değildir, hiç olmamış gibi davranamazsınız. Görülmüyor diye yara kanamıyor değildir.
 
Türkiye'de basının konumu nerede? Bu sorunun çok kısa bir cevabı var. 
İşine gelen, hoşuna giden, senin koltuklarını kabartacak, destekçini çoğaltacak bir icraat gerçekleştiğinde ne kadar basın mensubu var ise hepsini topla, sayın mensupları hoşgeldiniz! Diyerek onlara güler yüz ve yakınlık göster. Gönüllerini okşa, el bebek basın gül bebek basın de, poh pohlayabildiğin kadar pohpohla.
Ama madalyonun diğer yüzü dönüpte senin canını sıkacak, tavuğuna kışt diyecek, üstüne gelinecek, halkın kınayacağı, yargılayacağı bir durum ile karşı karşıyaysan tü kaka basın! 5 metre yanına dahi yaklaşma! 
Halkı istediğin konuda aydınlat, istemediğin konuda gündemi çekiver başka bir tarafa. 
 
Suriyeliler kendi ülkelerine gönderilsin, diyoruz. Evet, can-ı gönülden istiyoruz. Bunu söyleyenlere,Suriye'de ölen bebekleri, kişileri gösteriyorsunuz. "Annesinin karnında gibi büzülmüş yatan, iki bacağı kopmuş, minicik bedeninin yarısı yanmış yatan o bebekleri görmezden geleceğimize siyaseti bırakır çeker gideriz." diyorsunuz. 
Suriye'de ölen bebeklere içiniz acırken Reyhanlı'da ölen bebek yok mu, Reyhanlı'da ölen oyun çağında çocuk yok mu, Reyhanlı'da ölen genç yok mu zannediyorsunuz?
 
Suriye'nin ölüsü ölü de, bizim ölümüz kimsesiz mi?
 
Önce can sonra canan demişler, ne güzel söylemişler. Çok çıkarım yaparsınız bu söz hakkında az biraz düşünseniz, çok ders çıkarırsınız. Belki bazı konularda rayına oturur bu cümlenin hakkını vererek uygulasanız... 
 
Siz Suriye'de ölen bebekler karşısında soğukkanlı davranamayıp ülkemizi sığınma evi misali yandım diyen mülteciye kucak açıyorsunuz. Biz saldırıda ölen vatandaşımız için üzüldüğümüzde, isyan ettiğimizde neden soğukkanlı olmayı öğütlüyorsunuz?
 
Bu konuda merak ettiğim nokta; madem ölü sayısı sizin söylediğiniz gibi 50 civarında, neden basın yasağı getirildi bölgeye? 
177 diyen gazeteci Ferdi ÖZMEN, neden tutuklandı?
Madem 50 civarında ölü var Reyhanlı'da 177 diyen gazetecinin haberine "asparagas" deyip geçemez miydiniz? 
 
Konuşmanızda söylediğiniz cümle benim içimi ezdi. Yarısı yanmış bebekleri görmezden gelirsem siyaseti bırakır çeker gideriz, demişsiniz. 
 
Acaba saldırıda ölen vatandaşlarımızın haberlerinin yapılmasını engellerken, basın yasağı getirirken onların son nefeslerini nasıl verdiklerini tahmin etmiyor musunuz? Soğukkanlı olmak kolay mı, siz söyleyin. 
 
Şehit haberlerini görmezden gelin, demiştiniz geçtiğimiz günlerde. 
İşte ölen vatandaşımızın, vatan için şehadet şerbeti yudumlamış mehmetçiğin haberini yazmazsak, görmezden gelirsek, gündem değiştirmek için takla üstüne takla atarsak bizde bu kalemi, kamerayı, mikrofonu bırakır gideriz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de en çok kameradan, basından korkuluyor savınıza maalesef katılmam mümkün değil. Aksine özellikle basın görevini tam layıkıyla yerine getiriyor olsaydı bütün haksızlıkların, adaletsizliklerin, ahlaksızlıkların ortaya çıkması gerektiğini düşünüyorum. Oysa basın milleti hamasi, taraflı yayınlarıyla, yorumlarıyla halkı uyutmasaydı objektif bir yayıncılık yapsaydı yaşadıklarımızın çoğunu yaşamazdık. Bence basın her şeyi istediği gibi, işine geldiği gibi çarpıtıyor.Enformasyon değeri olmayan haber ve yorumlarla tiraj arttırmaya çalışıyor ama asıl bilmemiz gerekenleri bizlerden gizliyor. Halkı aydınlatmak, objektif bir şekilde bilgilendirmek görevi basının, medyanın değil mi? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 15.05.2013 11:37
Cevap :
Ülkemizde medya okur yazarlığının düzeyini bana söyleyebilir misiniz? Dizi izlemekten haber yorumlamaya vakit mi bulabiliyorlar? Bu ülkede sansürsüz bir basın mevcut mu? Neden gazeteciler tutuklanıyor? Kameradan korkuyorlar. Kim canını sıkacak bir görüntü görse yok etmeye çalışıyor, görüntü alan işini yapan kameramanın üstüne yürüyor.   16.05.2013 10:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 202
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster