Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

11 Kasım '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1322
 

BİZİM EVİMİZ

BİZİM EVİMİZ
 

internetten alıntıdır


Ev yeniden elden geçiyor yeni misafirlere yer açmak için, bütün dolaplar-çekmeceler yeniden düzenleniyor, atılacaklar öyle az kalmış ki yine de tarıyorum eski atma alışkanlığıyla. İngilizce kursundan kalma kitaplarım-defterlerim geçiyor elime. Bu nasıl düzenli tutulmuş güzel bir defter atamam hala çalışabilirim. Siyah ve altın sarısı bir çerçeve geçiyor elime; içinde açık-uçuk yeşil A-4 kağıda “Bizim Evimiz” başlıklı bir yazı yazmışım çok eskiden, uzun yıllar kapının hemen girişinde asılı kalmıştı, ilk gelenler onu okumadan girmezdi içeri. Acaba öğretebildim mi evin ne olduğunu kızlarıma? Aynen aktarıyorum beğeninize aşağıda:

Burası bizim kalemiz. Burada mutlu olmayı öğrendik-öğrendik, öğrenemedik asla başka bir yerde öğrenemeyiz. Buranın dört duvar, bir kapıdan oluştuğunu düşünmeyin sakın. Bu duvarlar, emeğimizi, sevgimizi, canımızı, bütün hayatımızı beklemekteler. Elimizdeki anahtar hayata gösterdiğimiz direncin en güçlü simgesi. Bizler de anahtarımızı korumayı bilmeliyiz. Düşünsenize burada yayıldığımız gibi başka bir yerde yayılabilir miyiz? Burada uykuların en güzelini yakalayamazsak ömrümüz uykusuz geçecektir. Burası bizim evimiz. Burada mutlu olmayı ve etmeyi öğrenmeliyiz.

Evimizden çatal-çatal kavga sesleri bir kere komşu evlerin duvarlarını aşarsa hep aşacaktır. Onun için sesimizi dikkatli kullanmayı öğrenmeliyiz. Öğrenemezsek sesimiz hep başka duvarları sürekli delecektir. O zaman hem bizler hem de komşularımız rahat yaşayamayız. Her yerde olduğu gibi buraya da asla yalan sokmamalıyız. Yalan bir kerelik değildir. Bir kere yalan girdi mi hayatımıza bütün kötülüklere yakalanmışız demektir. Kurtulmamızsa imkansız. Evimize girenler; yiyeceğimizden, görüştüğümüz insanlara kadar her şey dahil en temizinden ve helalinden olmalıdır. Yoksa pis kokularından yine bizler rahatsız oluruz.

Yaşadığımız yere kendi sıcaklığımızı katarsak ev, ev olur. Gece gündüz sürekli yaksak kaloriferleri asla ısınamayız huzur bulamadığımız evde. Huzurumuzu; pişirdiğimiz sıcacık çorbada, yaptığımız salatada, güzel bir filmi beraber seyrederek, tertemiz çarşaflarımızda ayaklarımızı rahatça uzatabilirsek buluruz. Çiçekler sevgi ve ilgi gördükleri evlerde boy atarlar yalnızca. Gözyaşlarımızı saklamak zorunda olmadığımız tek yerdir evimiz. Kendimizi saklamak zorunda olmadığımız mekandır evimiz. Bizi anlar sıkıntılı anlarımızda. Derinine bakın yaşadığınız yere. Neler katabilirsiniz sevginizle ya da neler götürürsünüz huysuzluklarınızla.

Birbirimizi çok sevmenin ve güvenmenin getirdiği güzellikler en parlak güneş ışınlarını dolduracaktır evimize ve evimiz o zaman yuva olacaktır. Burası bizim evimiz; müteahhidi biz olmayabiliriz ama onu ayakta tutan dürüstlüğümüzdür, sevgimizdir duvarları ısıtan. Gücümüzdür kapımızı kilitleyen, direncimizdir bizi bize bağlayan. Evimizde mutlu olmayı öğrenebilirsek dersler veririz hayata. Hayattan öğrendiklerimizi evimize yansıtırsak devam edecektir yaşantımız. Bizler ancak evimizde yadırgamadan uyuyabiliriz. Burada mutlu olmayı öğrenirseniz, mutlu yuvalar kurma şansını yakalarsınız yoksa eşyalar değildir hayatımızı süsleyen. Bizler biz olmayı ancak evimizde başarabilir ve dışarıda güvenle yaşayabiliriz.

Burası bizim evimiz; temizliğinde emeğimiz, sıcağında sevgimiz, güvenliğinde cesaretimiz, canlı renklerinde kişiliklerimiz. Yaşantımızın anahtarıdır kapımızı kilitleyen. Bizler dost olmayı öğrendiğimizde tonlarca gerçek dostlarımız olacaktır bizi hayal kırıklıklarına uğratmayanlarından. Hadi kızlar bizler birbirimizi severek üstesinden gelebiliriz hayatın. Bizler onu ibadet eder gibi korursak o da bizi koruyacaktır görünür ve görünmez kötülüklerden.

Anneniz,

Çıngıraklı Sarı Yılan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu işte... Senden yılan olsa ne kadar olur. Sen ancak kendini sokabilir, ancak kendine zarar verebilirsin. Ve evet evler! Sarayda olsa içinde birlik, bereberlik, bağlılık ve dürüstlük yoksa o sadece ve sadece ruhsuz bir betondan ibarettir. Hele ki yalan! Yılanın en çıngıraklısı bile yalan kadar zarar veremez hiçbir ilişkiye. Ve sen. Annelerin en güzeli. Kızlarınla mutlu, mesut, güzelliklerle dolu bir hayat diliyorum. Emininki yukardaki kurallar tüm zorlukları aşmanızda en büyük anahtar olacaktır. Selamlar, sevgiler, iyi bayramlar dilerim. Mutlu ol. Hak ediyorsun.

Ayrıntıda gezinmek 
 15.11.2010 22:55
Cevap :
İnsanların kuyruklarına basmaya gör, can acıdığı oranda can yakabilirsin istemesen de... Zararların en çoğu zaten kendimize değil mi? Evet, yalanın en küçüğü bile yılana ne zararlar verebilir dönüşü olmayan... Evler, huzurlu insanların huzurla yaşadıkları mekanlar ev olmayı becerebilir sadece gerisi harç kumdan oluşan duvarlar... Benim derdim benim evimden çıktıktan sonra bile güzel huzur buldukları uyku cennetleri olsun diye arkadaşım. Hepimiz mutlu ve sağlıklı olalım, kötülüklerden-kötülerden uzak ve de çook mutlu olarak. Sevgilerimi yolluyorum sımsıcak  16.11.2010 8:31
 

Çok güzel:DSevgiler...

sbseda.. 
 13.11.2010 9:28
Cevap :
Umarım hayatın boyunca yaşadığın ev için sende aynı güzel duyguları hissedersin, bayramını kutluyorum tüm sevdiklerinle  13.11.2010 10:57
 

Yuvaya dair güzel şeyler yazmışsın kevserim:) yuvayı yuva yapan kadındır... sevgidir, sevgiden taşan sıcaklıktır... aşk!tır! güzel bakan gözlerdir... işin zor! çok zor! tam beş kız olacaksınız. Bizim gibi. Eşinin işi de çok zor bu arada:) kızların içinde......:) Neyse; öpüyorum çok. Ve sabırsızlıkla bekliyorum misafirleri. sevgilerimle...

sema öztürk 
 11.11.2010 18:45
Cevap :
Yuvayı yuva yapan elbette kadındır ama kadını kadın gibi hissettiren de erkektir, onda da bir eksiklik oldu mu yine tam olamıyor yuva arkadaşım, haa sıcaklık ve sevecenlik kaç kişi olursan ol oluyor ama. Bu akşam yeğenlerim-yeğenimin karısı, kızlarım-damadım, annem-kızkardeşim ve iki kızı bendelerdi, pişirdiler-kurdular-topladılar beni hiç kaldırmadan. Hani bir söz var çamurdan olsun kız olsun diye, sağlıklı-hayırlı olsunlar ben razıyım kızlardan. Evet benim de eşimin de işi çok zor ama olacaklara gülerek geçiştiriyoruz şimdiden. Ben de öpüyorum, selamlar, sevgiler, iyi bayramlar diliyorum tüm ailenle birlikte  11.11.2010 23:25
 

can kurban...:)) Ne güzel ve ders veren öğütler bunlar...çok güzel yorumlamışsın...duvarlarına yazıp asmasam da aynı düşünceleri taşıyorum...ve uygulamaya çalışıyorum...ev olup yuva olmayan nice konutlar var çevremizde...(misafir(-lerin) kim anlamadım? Uzun yol yolcuları mı yoksa?:) Selamlar-sevgiler...

Fatma Köse  
 11.11.2010 13:01
Cevap :
Uzaktan çıngıraklı yılan bile sevimli görünüyor galiba, yakınımdakiler öyle düşünmüyorlar:))) Evet, kesinlikle haklısın, çok ev var ama yuvaya dönüşmüş hali az... İki kız daha geliyor arkadaşım, karnımdalar 8. ayı bitirmek üzereyiz, dur sen söylemeden ben cevap vereyim, evet büyük cesaret ama aynı heyecanlarla... Benden de sevgiler hemde kızlar ruh topluluğuyla birlikte  11.11.2010 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 354
Toplam yorum
: 1578
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 874
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster