Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
807
 

Bu bir haykırış! lütfen kulak verin...

Bu bir haykırış! lütfen kulak verin...
 

Bu sabah yine işe binbir telaşla işe gitmek için evden çıktım. Fazla vaktim oladığı için her sabah kahvenin önünde duran taksiye bindim. Güzel günaydın dileklerim yarıda kaldı. Taksicinin sinirleri bozulmuş inanılmaz gergin. Başladı veryansın etmeye. Dur ne oluyor demeye kalmadan başladı anlatmaya. Kahvenin yanında ki çorbacı sabah dükkanını yeni açmış. Adamın biride dükkandaki tuvaleti kullanmak istemiş. Dükkan sahibi tuvalet temiz olmadığı için adamı içeriye alamayacağını söylemiş. Buna sinirlenen müşteri dükkan sahibine sen beni nasıl içeri almasın diye BIÇAK ÇEKMİŞ.

Taksici öyle üzgündü ki.

Aynen şunları söyledi “Ne hoşgörü kaldı birbirimize gösterbileceğimiz ne de saygı abla, artık kimse birbirini sevmiyor bu memlekette. Ne yapacağız biz?”

İşin ilginç yanı ise ben bu yazıyı dün yazmıştım. Ve bugün bunları yaşayan o çorbacı belki yarın o ben olacağım.

Tam anlamıyla sevgisiz bir toplum oluyoruz.

Sevilmeye bu kadar ihtiyacımız olduğu zamanlarda neden bu kadar ihanet ve aldatılma haberleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Eşlerin birbirine güveni kalmadı. Sadece magazin basınında değil günlük hayatta bile öyle hikayeler duyar olduk ki kimin eli kimin cebinde belli değil. Evlilikler bile sıradanlaştı. Günümüz çocuklarının moda aile yapısı genelde boşanmış ailelerden oluşuyor. Herşey yüzelsel artık. Bütün ilişkilerimiz. Pek çok şeyi unutuyor gibiyiz. Herşeyin hızla tüketildiği bu devirde sevgi, aşk, dostluk, arkadaşlık kavramları da nasibini alıyor ve önemini yitiriyor. Yerini ihanete, aldatılmaya bırakıyor.

Nedir bu tahamülsüzlüğün sebebi? Bu kadar mı zor insanların birbirini sevmesi ve idare etmesi?

Yoldan toz kaldırdığı gerekçesiyle insanlar birbirini öldürür oldu. Sokakta yürürken bile paranoyaklar gibi sağımızı solumuzu kontrol eder olduk. Hırsızlar, dolandırıcılar, yan keseciler korkulu rüyamız oldu. Eskiden kapılarımızı sadece kitlediğimizde bizden başka kimsenin o kilidi açmayacağından emin olurduk. Artık bırakın kapılara tek kilit atmayı, yüz yerinden kitlenen kapılar, extra güvenlik önlemleri ve güvenlik sistemleriyle yaşar olduk. Kim için bu sistemler, güvenlik önlemleri ?

Yine kendi insanlarımız için.

Bize neler oluyor böyle? Neden sürekli kendimize zarar veriyoruz?

Bu kadar da olmaz dedirten her haber artık bizi hiç şaşırtmıyor.

En çok kenetlenmemiz gereken bu günlerde yine zararı en çok kendi kendimize veriyoruz. Banka kuyruğunda bile kavga ediyoruz birbirimizle. Trafik bile tam bir keşmekeş. Restoranlarda yemek yerken bile yüz kere düşünüyoruz acaba içinde ne var diye. Organ mafyaları yüzünden çocuklarımız parklarda rahat rahat oynayamıyorlar. Her an başımıza kötü bir şey gelecekmiş gibi tetikte yaşamaktan bıktık.

Ne olur birbirimize olan güvenimizi geri kazanalım. Çok zor olmasa gerek.

Biraz hoşgörü, biraz saygı çokça sevgi ve anlayış.

Biz millet olarak hep kenetlenmesini bildik. Bu zor günlerimizde lütfen birbirimize yardım edelim ve yaşadığımız hayatı daha da çekilmez hale getirmeyelim.

Lütfen.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yaşımın fazla büyük olmamasına rağmen yazılarının bazılarını okudum çok güzel senin yazıllarını hep okumak istiom sevgilerle

Beyza'ca Yazılar 
 06.09.2006 21:54
 

Kültürel yozlaşma ,ekonomik krizler ,büyük şehirlere göç .Etkileyen daha başka faktörler de var.Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum.Anadolu insanını azçok tanıma imkanım oldu. Bu kadar bombardımana karşı değerlerine sahip çıkıyor. Bu yüzden ben gelecek için endişeli değilim. Kötüler asla galip gelemezler geldiklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar . Bu günler de geçecek.Aydınlık ve sevgi dolu günler dileğiyle.

Belma ÇOLAK 
 27.08.2006 23:26
Cevap :
Güzel yorumun içi çok teşekkürler. Öyle güzel yazmışsın ki ekleyecek pek bir şey bırakmamışsın bana. Dileğimizin gerçekleşmesi umuduyla. Sevgi dolu günler...  28.08.2006 10:37
 

Bu arada anne babaların da çoğu çocuklarını yarış atı gibi üniversiteye hazırladılar.Çocuklarımızın ruhsal gelişimini ihmal ettik.Yıllar önce etrafımda çoğu veli çocuklarının bir enstruman öğrenmesi için çaba sarfederdi.Şimdi çok azaldı.Oysaki gençlerin şiddetten uzaklaşması için hobiler çok önemli.Bence insanlar kendilerini iyi denetlemeli. İzleyecekleri programlara dikkat etmeli.

Belma ÇOLAK 
 27.08.2006 23:17
 

Sevgili Pelin yazılarını takip etmeye çalışıyorum. Bugünkü yazın için düşüncelerimi açıklamak istiyorum. Bu ülkede 1980 lerden sonra çok şeyler değişti. Sizler o dönemleri hayal meyal hatırlarsınız.Bu topluma birşeyler dayatıldı.Sürekli tüketen bir nesil yaratılmaya çalışıldı.Etrafına bir bak herkes sanki birbirinin kopyası.Koşeyi dönme derdinde çoğu insan. Köşeyi dönünce ne göreceklerini bile bilmiyorlar. Çoğu medya programları manken kültürü ve magazin kültürü ile sürekli kafa yıkadı.Gençlere model olarak okumuş insanlar gösterilmedi.Kolay yoldan para kazanmak cazip gösterildi.Cebi para dolu ama toplum için kötü örnek olan insanlar hep alkışlandı.Değerlerimiz değişti.İnsanlar sevgi dürüstlük kalite gibi kavramları unutmaya başladı.bunu herkes için söylemiyorum.Televizyon kanalları üstlerine düşen sorumlulukların maalesef bilincinde değil. Kanlı görüntüler ,şiddet içeren görüntüler saatlerce gösteriliyor.

Belma ÇOLAK 
 27.08.2006 23:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3204
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster