Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
158
 

Bu çocuklarda hayat var...

Bu çocuklarda hayat var...
 

objektifimden


Dün, İzmirimizin güzide bir ilkokulundan almış olduğum davet üzerine, çocuklara, resim sanatını tanıtmak amacıyla davete icabet etmiştim...

O güzelim çocuklarımızla, tadı damağımda kalan bir atölye çalışması yaptım.

Bu keyifli etkinliğimi sizlerle paylaşamak istedim.

....

Erasmus, - Beyaz kağıttan korkarım- demiş...

Yazma sanatı boş bir kağıtla başladığından onun içini değerli bilgilerle donatmak, adeta bir adam yaratmak gibidir.

Ana kucağından yeni çıkıp öğretmenlere teslim edilen çocuklar da beyaz bir sayfa gibidir...

Onları yaşama hazırlayan öğretmen, ne kadar kutsaldır... Takdir edersiniz.

Öğretmenlik yaşamıma 1975 yılında Diyarbakır'da başlamıştım... Görev yaptığım okulun çatısı, kırık kiremitler yüzünden yağmurda sıkça akardı... Camların çoğu kırıktı... Bir sefillik vardı...

Orada yokluk vardı da Batı da bolluk mu vardı... Batı'nın ve İç Anadolu'nun birçok okulu aynı sefaleti yaşıyordu... Bu sefillikleri yazsam, burada sayfalar almaz....

Benim ilkokul dönemlerindeki yoksulluk günlerimiz, değil roman; ansiklopedi yazdırır adama...

Kışın kar yolları kapadığı gibi, güpegündüz, aç kurtlar kasabamıza inerdi...

Bu konulara başka bir yazımda değineceğim... Bu yazıda harika bir günden bahsedeceğim...

....

Aradan 40 sene geçmiş...

Türkiye, örgün ve yaygın eğitim veren birçok eğitim kurumunda, çok büyük mesafeler almış bulunmakta...

Dershanelerin kapatılması ile ilgili birçok tartışmanın yaşandığı son günlerde, bazı özel ve resmi okullarımızdan, uzmanlık alanlarımla ilgili değişik eğitim konularında seminerler vermek üzere,  davetler alıyorum.

Yaşadığım kentte, üniversiteden, ilköğretime kadar; özel kolejinden, dershanesine kadar, birçok eğitim kurumunda görev yapmanın ve binlerce öğrenci yetiştirmenin hazzını yaşıyorum.

....

Asıl branşım olan Edebiyat ve Pedagoji dışındaki, resim, tiyatro ve Ebru çalışmalarım, emekliden sonraki ikinci baharımda, gerek sanat evimde ve gerekse çevremdeki özel ve resmi eğitim kurumlarda verdiğim kurslarda, birçok yeni öğrenciler yetiştirmeme vesile olmaktadır.

...

Petrokimya ilkokuluna girişimde, çevrenin temiz oluşu ve yeşili koruma gayreti derhal dikkatimi çekmişti...

Bu güzelim okul, bir devlet okulu olmasına karşın, her yönüyle özel bir kolejden farksızdı.

Tüm çocuklar, pırıl pırıl giysileriyle, cin gibi zekalarıyla, temiz yüzlü öğretmenleriyle göz dolduruyordu.

Onlara resim sanatı hakkında bilgi verirken yönelttiğim sorulara, harika bir disiplin içinde ve beni şaşırtacak düzeyde çok doğru yanıtlar vermeleri; şahsım ve ülkem adına çok sevindirici görüntülerdi...

Alev Öğretmenin gözündeki sevgi ışıltıları çocuklarına yansıyordu.

Çocuklarla karşılıklı söyleşilerim sıarasında, minik öğrencilerin henüz ikinci sınıf olmalarına karşın oldukça donanımlı oluşları ve özgüvenleri geleceğimiz açısından içimde harika umutlar uyandırdı.

Adeta ruhum arındı...

Hediye ettiğim, -Milli Direniş-  isimli kitabım, çocukların ellerinde bir başka anlam kazanıyordu...

.........

Oradan büyük bir coşku ve sevinçle ayrılırken şuna inandım ki ülkemdeki bunca siyasi kargaşa içinde dahi, içi sevgi ve başarı yüklü bir büyük eğitim gemisi yoluna devam ediyordu...

Bu ülke sevdası ile yüklü gemi, Atatürk Devrimlerine sadık, başarılı, çağdaş bilgilerle donanımlı eğitimcilerin ve dinamik, sevimli çocuklarımızın gayretleriyle okyanusta ağır ağır ve temkinli olarak seyrini sürdürüyordu.

....

Başarılı genç öğretmenlerinin hedeflerinde aydınlık ve bereket yüklü limanlar vardı...

....

Umutlandım... İçim açıldı... Gerçek eğitimin bu güzide okullarda verileceğinin; dershane işlevinin artık çivisinin çıktığının inancındayım...

İçinde, yapay olmayan, samimi, doğal; alınteri ve özverinin egemen olduğu bu güzide okullarımıza sahip çıkmak hepimizin görevidir.

Okul- aile- çevre ilişkisinin en güzel harmanlandığı bu güzide okullarımızın, işin ehli olan, donanımlı, çağdaş atılımcı, zeki ve yürekli; politik  eğilimlerden uzak öğretmen ve kurum yöneticileriyle donatılması emelimizdir.

Petrokimya ilköğretim okulu, öğretmen ve öğencileriyle benden tam puan almıştı...

Ülkemizdeki tüm okullarımızda çocukların yüzleri hep böyle gülsün istiyoruz...

Çocukların sanatla ve oyun dünyasıyla tanışmalarını engelleyen şu ucube TEST GİRDABI -Dershane Tüccarlığına- son verilsin artık.

Çoğu samimiyetten uzak olan ve tamamen maddi çıkara yönelik kurgulanan bu dershane yapılaşmasına harcanan trilyonlarla, çok daha kaliteli okullar yapmamız mümkündür.

Benim tahsil yaşamımda dershane olayı yoktu... Okullarımızda çok değerli eğitimciler vardı... Okul binaları belki bu kadar gösterişli değildi; ama içinde bir başka letafet; bir başka kalite vardı.

Bizler, dershane olmadan da hayatta başarılı olmanın ve düzgün tahsil yapmanın örneklerindeniz.

Bu devlet, samimi ve içtenlikle, özveriyle; siyasi kaygılardan uzak yönetildiğinde, eğitim sorunlarımızın üstesinden rahatlıkla gelebiliriz.

...

Bugünkü keyifli resim seminerimin devamı gelecek inşallah...

Farklı okullarda da bu zevkli çalışmalarımı yürüteceğim...

Yaratıcı Drama, etkili iletişim- diksiyon- tiyatro- Ebru ve resim seminerlerim oyun dünyası içinde devam edecektir...

...

Bu güzelim atmosferi resimlerle pekiştirmek ve ebedileştirmek istemiştim...

Yakında TRTnin değişik yayın organlarında bu çalışmalarımdan örnekler sunmak için ekibimle hazırlanıyorum.

....

Ağaç yaş iken eğilir.

Ne ekersek onu biçeceğiz.

Eğitim sayesinde toplumlar özgürleşir, uygarlaşır.

Gençken fidan dikersek, yaşlandığımızda gölgesinde serinleyeceğimiz ağaçlarımız olacaktır...

Resmi ve özel okullarımızda, eğitimde başarılı olmak zor değil; yeter ki içinde sevgi ve insan aşkı olsun.

Aydınlık yarınlar bizim olsun... Sevgiyle... Huzurla...

....

 

İşte minimini ikiler...

 

Alev Öğretmen...Çok başarılı...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devam yorum bitmeden gitti. Tabletten bu kadar oluyor. Kendi doğruları doğru. Bu nedenle eğitimcilere çok iş düşüyor. Tabi ki õğretmenliğe gerçek gõnül verenlerle. Bu yazınız bir mesaj daha veriyor. Hangi yaşta olursak olayım görev bitmiyor. Siz bunun õrneğisiniz. Bu yazı bana bir ülke gerçeğini acı olarak gösterdi. Bizler toplumda ki bireyler olarak resmin asla bütününe bakmıyoruz. Toplumsal ön yargılarımız çok fazla, inancı ve cagdaslığı bir arada gõremiyoruz. İnsan vasılarımızı ve degerlerimizi bir arada tutamıyoruz. Bunu tartışma programlarında da yapıyoruz. Güzel bur yazıydı. Teşekkürler...

hssensoz 
 08.12.2013 15:32
Cevap :
Ben teşekkür ederim Selçuk Bey...iyi ki varsıniz.  09.12.2013 9:27
 

Hocam ; adeta deryaları dolduracak bir yazı. Fakat 93 okunma. Ülkemin sorunu. Yorum da detaylar kadar olmalı. Õnce bu nesil 70-80 li yılları anlaması şart. Sanıldığı kadar kolay geçmeyen yıllar.Geçmişini algılamayın bir toplum geleceğine doğru yõn veremeyecektir. Gecmişten dersler çıkarmak çok önemlidir. Gelelim ülkenin modern ve çağdaş yönüne. Çağdaşlık çok önemli. Çağdaşlığı lüks ve sadece görüntü olarak almamak lazım. Bu nesilin bir yanlışı var.Hazırcılık . Araştırmadan biraz uzaklar. Kes, kopyala, yapmıştır kısmı yoğun. Birazda tembeller. Neden yapacağım ki sorusu çok yoğun. Tecrübe olmadan bu soru yargılamayı getirmiyor. ÇünkU kendi doğruları dosdoğru

hssensoz 
 08.12.2013 15:11
Cevap :
Teşekkurler..Selcuk Bey, ders verici bir yorum...  09.12.2013 9:25
 

Eğitimcilikte eğer haz alınarak yapılıyorsa başarı kazanılabilir ve çocuklara faydalı olunabilir! Sizde de mesleğe olan aşkı ve takdire şayan enerjiyi fazlasıyla görüyorum. Petrokimya İlkokuluna yaptığınız ziyarette hediye ettiğiniz kitap da günümüzde ne büyük değer taşıyor. Sizin gibi aydın öğretmenlere ihtiyacı var ülkenin. Ve onca uğraşınız içinde MB'ye de vakit ayırabiliyorsunuz! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 01.12.2013 17:41
Cevap :
ATA Bey, merhaba.Bizim kuşak, çok özverili ; apolitik; sadece insana ve vatana hizmet aşkı ile dolu olan eğitimcilerin rahle i tedrisinden geçmişti.Maddiyat gözetilmeden fedâkârliğı şiâr edinmiş hocalarımızın izindeyiz...Bu ülke gayretli inanların omuzlarında yükselecektir.Sizin gibi aydın ve üretken yazar dostlarımızdan bu güzel yorumları almak, çalışma ve yaşam aşkımızı daha da kamçılıyor.İyi ki varsınız. Teşekkürler...Selamlar...sevgiler.   01.12.2013 19:29
 

Kıymetli Üstat Sayın Mesut SELEK: Sayın Mesut SELEK hocamızı ilk TRT den tanıdım.Yıllar geçti bu kez MB ekranları vasıtası ile daha yakından tanıdım. Sayın SELEK sadece bir hoca değil,bundan bir yıl önce yazdığım gibi o yaşam için çaredir.Güvendir,Yol gösterendir.Her derde çare aramayı isteyendir.Resimler çok canlı, çocukların sevinçleri harika.Ne diyeyim kendileri de bilirler ki bu biçare yağı,tuzu hiç sevmez.Bu yazdıklarımla yetineyim. Saygılarımı göndereyim.Sağlık ve mutluluk dileyeyim.

Mehmet Burakgazi 
 01.12.2013 14:45
Cevap :
Mehmet Bey, sizler nesli tükenmekte olan insan sarraflarımızdansınız...Aldığınız güzide egitimin ve aile terbiyesinin gerği bu cümleleriniz.Ben teşekkür ederim...gönlünüz dert görmesin sağlıcakla kalın çok teşekkür ediyorum... selamlar...derin saygılarımla:)  01.12.2013 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1567
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster