Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
454
 

Bu da Benim Çılgın Projem

Bu da Benim Çılgın Projem
 

Bugünlerde tetikteyim. Ucuzundan (ama iyisi olacak) birkaç adet gazete almayı planlıyorum. Nasipse olacak. Eli kulağında..

Ne de olsa bayi iki adım ötemde. Bir koşu gidip gazete almak çok kolay. Zaten gazetelerin fiyatı da öyle pek pahalı sayılmaz. O zaman bir değil iki, iki değil üç, üç değil dört tane almak lazım. (Şaka yaptım Şinasi çılgın projem filan yok)..

Ben de her yıl yapmayı alışkanlık haline getirdiğim yazar listemi yapayım dedim. Benden çıka çıka bu kadar çılgın birşey çıktı işte. E madem okumaya başladınız devam ediverin canım, hayatı hep çılgınlıklar içinde mi yaşıyoruz sanki :)

Herkes gibi benim de sürekli takip ettiğim yazarların yanı sıra ara sıra takip ettiklerim var. Gün geçtikçe kimi yazarları kendisini tekrarladığı için; kimi yazarları gide gide bir arpa boyu yol gittiği için; kimi yazarları içine düştükleri siyasi girdaptan çıkamayarak at gözlüğü ile manzara seyretmeye kalktıkları için; kimilerini de keyfimden listeden çıkarttım.

Tabi onlar açısından bakarsam “çok da şeyimdeydi” diyesim geliyor. Yani onların adına öyle diyorum. Öyle ya bir çoğu anlı şanlı yazar. Herneyse…

Gidenlerin yerini gelenler doldurdu elbet. Biliyorsunuz tabiatta boşluk yok. Her boşluk bir şey tarafından illa ki dolduruluyor. Benim listemde de gidenlerin yerini yenileri doldurdu.

Bu kadar laf salatasından sonra listemize geçelim. Her yazarın karşısına hasbelkader tanıyabildiğim kadarıyla özelliklerini de yazmaya çalıştım. Bu tamamen benim analizimdir. Mezkur yazarı bağlamaz. Sizi de.

GENELDE OKUDUKLARIM:

A.Turan Alkan (Zaman):
Naif, esprili, mutmain, hassas yazarımız. Edebi yönü kuvvetli olan Ahmet ağabeyimi mütebessim bir halde okumak keyif veriyor. Her konuya ilişkin geniş tabanlı analiz yeteneği takdire şayan.

Yılmaz Özdil (Hürriyet):
İçten, keskin zekalı, pratik, sivri dilli. Mahallenin haylaz çocuğu gibi. Zembereği boşa sardığı da vaki. Ancak yine de kendisini okutturuyor. Fikren ve zikren tastamam zıt görünsek bile insani yönlerimizin benzeştiğini varsayıyorum. Yoksa bu sevginin başka ne anlamı olabilir :)

Ahmet Hakan (Hürriyet): Samimi, duygusal, cesur. Aslında madde madde verdiği listelerinden; sözlük gibi tanımlardan filan sıkıldım ama kol kırıldı yen içinde kaldı netekim. Bazen tribünlere oynamaktan ne oynadığını unuttuğunu sanıyorum. Sanrı mı bilemem :)

Serdar Turgut (HaberTürk):
Bazen inanılmaz derecede sıkıcı geliyor ama bazı zaman da kelime kelime okutuyor kendini. Çarpıcı değerlendirmeleri olabiliyor. Özellikle “bir bilen”den öğrendikleri macera romanı gibi.. Bir de ev halleri :) Korkarım bir gün ev kazasına kurban gidecek.

Haşmet Babaoğlu (Sabah):
Duygusal, romantik. Ege kıyılarının fatihi :) Güncel ve gündelik hayata dair rahat okunabilen yazarlardan. Daha uzun yazmasını bekliyorum. Çok beklerim di mi…

M.Nedim Hazar (Zaman):
Kendince ve isyankâr. Orta karar bir yazar. Net ve çarpıcı ifadelerle meseleyi çarçabuk hallediyor. Elbette meselelere kendi dünya görüşü zaviyesiden bakıyor. Sinema ilgisi ve bilgisi de takdire şayan.

Salih Tuna (YeniŞafak):
Kendilerini yeni tanıdım, sempatik bir üslupla sağa-sola çakıyor. Güldürdüğünden dövdüğünü anlayamıyor insan :) Fanatiği olabilirim netekim demiştim, oldum bile. Hatta Şinasilerimiz ortak.

Engin Ardıç (Sabah): Bir bakayım ne yazmış düşüncesi ile zaman zaman okuyordum, sonra bir de bakmışım ki müptelası olmuşum. Ne yazmış acaba merakıyla okumaya devam ediyorum. Sert ve kırıcı üslubunu pek sevmiyorum ama bu doğruların üstünü örtmüyor.

Süleyman Ateş (Vatan): Modern bir alim. Lafı uzatmadan kestirmeden cevap veriyor sorular sorulara. Birkaç soru da ben sormuştum, cevap verdi tabi :)

Nihat Sırdar (Akşam):
Aslında Nihat’ı (hemen hemen) her sabah dinliyoruz. İlla ki yazımı da okuyun diye tutturuyor bazen, o zaman açıp yazısını da okuyorum :)) Ha bilmeyenler için söyleyeyim, Nihat Alem FM’de hafta içi her gün sabah 7-9 arası program yapıyor.

Ahmet Selim (Zaman):
Müstağni, mütekamil, müeddep, muhip, muttali. Kendilerini ayrı bir iklimde okuyorum ve farkı bir huzur doluyorum…

Kanat Atkaya (Hürriyet): Matrak spor yazıları ile kendime benzetirdim. Bazen sanki ben yazmışım hissi veren satırlar okuyorum kendilerinden. Ortak yönümüz bu herhalde. Spor harici de okuyorum tabi..

Pakize suda (HaberTürk):
Biraz sert, bazen de ılıman. Hem çok bilmiş, hem de ana kuzusu. Yormuyor. Eğlenceli hatta.

BAZEN OKUDUKLARIM:

Bu kategorideki yazarlarımız her gün (her gün dediysem yazdıkları her günü kastettim Şinasi) okumadığım ancak zaman zaman göz attıklarımdır. Kimi zaman o dönemki güncel olayların etkisi ile kimi zaman da yazı başlıklarının dikkatimi celbetmesiyle..

Yiğit Bulut (HaberTürk): Herkes jöleli aşağı jöleli yukarı diyedursun, eski yazılarına göz attığım zaman ileri görüşlü bir yazar olduğunu görüyorum. Birkaç yıl öncesinden özellikle ekonomik göstergeler açısından tahminleri tutmuş. Jölesine karışmam, ben yazılarını okuyorum!!

Mehmet Y.Yılmaz (Hürriyet): Dengeli yazıları var. Tabi bazen ayarı bozuyor :) Takıntılarından kurtulabilse daha iyi olur diye düşünüyorum.

Hıncal Uluç (Sabah): Bu sıralar pek okuyamıyorum doğrusu. Hafta içi genelde spor yazılarını okuyorum. Bazen de normal yazılarına bakıyorum.

Mehmet Tezkan ( Milliyet): Kısa ve net ifadelerle güncel değerlendirmeler. Vatandayken daha sık takip ediyordum. Milliyet’e geçince aksamalar oldu. Olduğu kadar artık :)

Oray Eğin (Akşam): Haşarı çocuk izlenimi bırakan bir hali var bende. Sık sık okuma fırsatım olmuyor, olsa da tercihim başkası olurdu sanırım. Kolonya kokulu yazara antipatisi ve elbet Amerikan özentisi zaman zaman kendini belli ediyor.

Emre Aköz (Sabah):
Siyasi gündem heyheylendiği günlerde yazdıklarına göz attığım oluyor.

Nazlı Ilıcak (Sabah): Aynı Emre Aköz’de olduğu gibi dönem dönem yazdıklarını okuduğum bir yazarımız.

Mutlu Tönbekici (Vatan):
Eskisi kadar sık takip edemiyorum.

Ayrıca sağda solda, kahvede, camide, okulda, postanede, kel alaka bir yerde elime bir gazete geçerse onu da okumadan geçmem. İsmi, cinsi, fikri fark etmez. (Gördüğün gibi Şinasi tutarsız bir insanım)..

# # #

Tabi bütün yazarları takip etmek mümkün değil. Gönül ister ki daha çok kişiyi okuyabilelim. Zira hayata farklı farklı açılardan bakmayı seviyorum. Bir olay hakkında bir çok farklı görüşü okumak ve onlardaki ortak noktayı yakalamaya çalışmak hoşuma gidiyor. Ayrıca bu zenginliğin analiz yeteneğimi geliştirdiği kanısındayım. Böylelikle bir bakış açısına saplanıp kalmadan dünyayı daha geniş görme şansına eriştiğimi düşünüyorum.

Olduğu kadar artık..

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

İstanbul / 27 Nisan 2011

Twitter.com/murathacioglu

murathacioglu.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Murat bey ne kadar keyifli bir anlatımla dile getirmişsiniz. Gazete okumak, köşe yazarlarını takip etmek, farklı düşünceleri görüyor olmak ve bunları sentezlemek bence de çok güzel. Kaleminize sağlık. Ne diyelim umarım okumalarınız bol olur. Sevgiyle kalın

BELGİN ERYAVUZ 
 30.04.2011 19:37
Cevap :
Teşekkür ederim. Hayatı farklı açılardan algılayabilmek ve her birinden pay çıkartabilmek hoş bir duygu. Allah herkese nasip etsin :) Sevgi,hürmet ve muhabbetle  03.05.2011 9:49
 

Merhabalar Murat Hocam, Bu kadar yoğun işiniz arasında gazetelerin köşe yazılarını sıkıştırmak için büyük bir gayret ve sabır gösterdiğinizi anlayabiliyorum. Sizin de dediğiniz gibi dünyaya tek pencereden değil, değişik açılara yerleşmiş pencerelerden bakmak çok önemli. Keşke tüm insanların buna ayıracak zamanları olsaydı. İşte o zaman güllük gülistanlık bir alemin tadını çıkarıyor olacaktık! En Güzel'e emanet olun, selam ve saygılarımla.

Pervane 
 27.04.2011 9:21
Cevap :
Elimden gelse daha fazlasını da okumak isterim. Olduğu kadar artık :)) Çok teşekkür ederim.. Sevgi,hürmet ve muhabbetle  27.04.2011 22:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1591
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster