Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
443
 

Bu diyet neyin diyeti?

Hemen her toplumda görüntü olarak olumsuz bir anlam taşıdığı kadar, bir hastalık olarak da kabul edilen obezite, çiğ köfteyle dönerle kebapla baklavayla beslenen bir toplum olan bizde yeni nesillerle birlikte çok ciddi bir sorun haline gelmiş durumda.

Yanlış beslenme sonucu şişman diye nitelendirilen bu bireyler kimi zaman profesyonel bir yardım alarak doktora danışmakta, kimi zaman da çevreden edindikleri çeşitli diyet reçeteleriyle zayıflamaya çalışmaktalar. Kimi su içsem yarıyor derken, kimi de savunma mekanizması geliştirerek kilosunu dış faktörlere bağlıyor. Kimi kendimle barışığım diye kilolarını zoraki olarak sevmeye çalışırken kimi de ortalıkta gezinen fidan gibi bayanları hastalıklı olmakla suçluyor. Sorundan ne kadar kaçılırsa kaçılsın, bu sırf görüntüde değil sağlık anlamında da hayati bir önem arzetmeye başlıyor.

Diyet kelimesi arapçada bir suçun bedeli olarak ödenen karşılık olarak düşünüldüğünde kilo vermek isteyen insanlar diyet yaparken kimbilir belki de kaçırdıkları aşırı yemeklerin bedelini ödüyorlar diye düşünmeden edemiyorum.

İşin en acı yanı da ne biliyor musunuz? Böylesine önemli bir sağlık sorununa bile ekonomik sistemin el atması, bundan bile kendine pay çıkarması. Kapitalizm denilen bu sistem insanları tektipleştirmeye aynılaştırmaya çalışarak sıfır beden modasını yarattı bile. Sağlık açısından büyük bir sorun olduğu kesin ya peki sırf güzel görünmek adına aşırı zayıflayanlar hastalık halinde takıntı halinde bu sorunla yaşayanlara ne demeli? İnsanoğlu zihinsel ve bedensel sağlığı ve güzelliği için elbette elinden gelen dikkat ve özeni göstermeli ancak kendi bünyesine uymayan ordan burdan duydukları yalan yanlış diyetlerle de sağlığını tehlikeye atması akılla mantıkla açıklanabilir bir şey olmasa gerek…

Eminim etrafımızda hepimizin yakınları arkadaşları tanıdıkları vardır. Kilo sorunu yaşayan - yaşamayan bu durumdan rahatsız olan ve artık diyetlerden medet uman kadın erkek herkesin belki de yapması gereken en doğru şey bu işi iyi bilen konusunda uzman diyetisyenlerden yardım istemek ve kendi bünyesine ve durumuna uygun bir diyet programı uygulamak olmalı diye düşünenlerdenim. Uzman birinden yardım alındığında kilo vermeye çalışan kişi zayıflayarak sadece bedensel olarak sağlığına kavuşmayacak aynı zamanda ruhsal olarak da kendisiyle barışmış olacak ve zihinsel anlamda da stres ve gerilimi son bulacaktır.

Kapitalist toplumlarda daha doğar doğmaz bireylere fast food kültürü aşılayan anlayış zaman içinde bu bireylerin yeme içme kültürünü kontrol altına alarak yaşam tarzına da müdahale etmeyi başarıyor. Dünyada özellikle Avrupa ve Amerika’da yaşanan obezite sorunu toplumlar için bilimsel olarak da giderek bir tehdit haline gelmeye başlayınca, aynı kapitalist kültür bu sorunu yarattığı gibi çözümünü de bireyleri tektipleştirerek, şişmanlattığı gibi sıfır beden olmaya zorlayarak gösteriyor. Sorunu yaratmak ve ardından çözümler üretmek bu sistemin bir gereği gibi adeta. Diyet yapanlar geçmişte aldıkları kiloların diyetini öderken kapitalist sistem de kendi kurduğu bu dengenin meyvelerini toplamakla uğraşıyor ne dersiniz ?…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygılar...

Duygur 
 14.01.2007 18:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 3760
Kayıt tarihi
: 16.06.06
 
 

Ankara Üniversitesi İletişim Fak. mezunuyum. Halkla İlişkiler dalında aynı üniversitede yükseklisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster