Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
532
 

Bu husumet barışı getirebilir

Bu husumet barışı getirebilir
 

Barış için tek ihtimal dostluk.


İsrail'in filo baskınıyla ilişkilerin kopma noktasına geldiği bu süreci iyi değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple bu yazıyı yazdım.

Lafı uzatmadan Filo baskınını öncesine gidelim biraz:

-Sandalye krizi?
-Daha da öncesine.
-Dizi krizi?
-Daha da önce...
-Ortak tatbikat?
-Daha da...
-Davos?
-Daha da...
-Aralık 2008'de Erdoğan-Olmert görüşmesinden sonra gelen İsrail katliamları?
-Hop! orada dur.

O güne kadar monşer ağzıyla dış politikayı yöneten sayın Başbakanımız Olmert ile olumlu bir görüşme de bulundular.(!)

Birbirlerine teşekkür ettikten sonra Olmert Türkiye'den ayrıldı. İşte bu son vedaydı, Türkiye ve İsrail ilişkilerinin en doruk noktada olduğu gün.

Olmert ülkesine döndü ve bir kaç gün sonra İsrail tarafından katledilen yüzlerce kadın, çocuk görüntüleri medyamızda yer bulmaya başladı.Bu tür kanlı görüntüler batı ülkelerinde sansürlendiği için olması gerektiği gibi İsrail'e çokta büyük bir tepki gelmedi . Ama ülkemiz için o görüntüler dayanılmaz bir acı ve öfke kaynağıydı.

İşte o günlerde Sayın Başbakanın İsrail'e bakışı değişti. Olmert'en (bir yazarımızın da dediği gibi) fena halde bir kazık yemişti. İşte bu monşerliğe vedaydı.

Gelelim günümüze , geçmişi şöyle bir gözden geçirdikten sonra şunları söyleyebiliriz. Bu gerilim, halklardan öte yöneticilerin aldığı tutumlardan geldiğini söyleyebiliriz. Hem İsrail hem de Türk halkı hükümetlerini destekledi, yalnız Türk ve İsrail halkları birbirine düşman olduklarını düşünmüyorum, diğer yanda Türk ve Filistin halkları arasındaki o muhteşem bağ oluşsa da..Bunu iyi görmemiz lazım.

Her ne kadar Türkiye ve İsrail'de büyük karşıt protestolar olduysa da bu o kadar da toplumun geneline yayılmış bir düşünce olmadı.

Evet her Türk Gazze'de katledilen siviller için acı duydu. Fakat çoğumuz içindeki bu öfkeyi İsrail halkına değil, hükümetine kustu.

İşte burada bir nokta, bir ihtimal var.

Eğer İsrail hükümeti son dönemde dünyada zora soktuğu imajını düzeltmek için geri adım atarsa elbette bu barış için kaçırılmayacak bir fırsat olacaktır.

Bu sebeple hükümetimizden ve Cumhurbaşkanlığında gelen "İlişkiler eskisi gibi olmayacak", "af etmeyeceğiz"... gibi söylemlerin çokta gerçeği yansıtmadığını düşünmüyorum.

Bunu İsrail yönetiminin tutumu belirleyecektir. Kısaca şimdi top İsrail hükümetinde.

Filistin tarafına geçersek İstanbul'a gelen Mahmud Abbas'ın Hamas için takındığı olumlu tavır. Bu tabloyu destekleyecektir.

Veya pembe gözlüklerimi bir kenara bırakim. Herkes savaş savaş derken benim böyle bir yazı yazmamın başka bir izahatı olamaz. Belki de gönlümden geçeni yazdım.:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek Çmzüm Türkiye liderliğinde bir İslam Birliğinin kurulmasıdır. www.turkislambirligi.com sitesini ve bu konuda yazdığım yazılarımı mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Söylediğiz gibi mutlaka barış olmalı ve bu da Türk İslam Birliği ile sağlanmalıdır.

Ahmet Secer 
 08.06.2010 11:11
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Evet son dönemde müslüman coğrafyasında Türkiye ismi popüler olsa da demokratik olmayan devlet yapıları yüzünden bunun çokta yönetime yansıyacağım sanmıyorum. Hatta şunu da diyebilirim; islam ülkelerinin liderleri genel olarak Türkiye'nin bu çıkışlarından rahatsızdır.  09.06.2010 5:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 21.01.10
 
 

1981 yılında İstanbul'un biricik semti Kadıköy'de doğdum. Mezun olduğum alanla ilgisiz olsa da Fel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster