Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
463
 

Abd'ye "hayır"demenin dayanılmaz hafifliği.

Abd'ye "hayır"demenin dayanılmaz hafifliği.
 

ABD Savunma Bakanı Robert Gates..


Dün İran'a yaptırım tasarısı onaylandı. 15 üyenin oyladığı tasarı 3 üye dışında kabul oyu aldı.

Bunlardan biri çekimser kalan Lübnan, diğer ikisi ise hayır oyu kullanan ve takas anlaşması için çaba harcayan Türkiye ve Brezilya idi.

Benim üzerinde durmak istediğim konu, son zamanlarda ülkemizde sıkça duyduğumuz bir söylem üzerine.

Hatta bu söylem dünkü oylamadan saatler önce ABD Savunma Bakanı Gates tarafında da dile getirildi,

Hani Türkiye'nin doğuya itilmesiyle ilgili olan o sözler. Ne var bunda, demeyin.
Bu Türkiye'nin içinden çıkan ve ileriki zamanlarda muhtemelen Abd ve İsrail'in sıkça kullanacağı bir propaganda sözüdür.

Gates, gözleri Türkiye-Ab ilişkilerine çevirip Ab'yi suçlayarak İsrail'in üzerindeki uluslararası baskıyı az da olsa hafifletmeyi amaçlamıştır.

Sonuç olarak bu katliamı Ab gerçekleştirmedi. Ama ne yazık ki Ab'yi rahatlıkla suçlayan Gates yine İsrail'e toz kondurmadır.

O söylemde bir önemli nokta daha var.Asıl dikkatleri çekmek istediğim konu o zaten.

Bu söylem aynı zamanda Oylama öncesi Türkiye'ye iki seçenek sunma anlamına da geliyordu. Bu seçenekler, "ya benimlesin ya da doguyla".
Bu açıkça bir dayatmaydı çoğu insan bu dayatmayı es geçti. Ben hariç. :P

Bu sözü biraz açalım:

Doğu sözü bazılarımızın hariç çoğumuzun kulağına hoş gelebilir. Fakat o kadar da masum değil.

Bu sözün altında yatan asıl düşünce Türkiye'yi Batı karşıtlığıyla itham etmektir.
Burada batı; çağdaş, demokrat bir hukuk yapısını tevsir etmekte iken Doğu ise demokrasinin var olmadığı, Anti-semitist bir devlet anlayışı olarak algılandırılmaktadır.

Türkiye'nin Doğu ülkeleriyle olan politikası anlaşılan Abd'yi baya rahatsız etmiş görünüyor.

Yoksa batıyla doğu arasında bir köprü olan Türkiye'nin iki taraflar da ilişkilerini geliştirmesi çokta garipsenmemelidir.

Ab sürecinde karşılıklı bir güvensizlik söz konusu ama bu asla Türkiye'nin batıya yüz çevirdiği anlamına gelmez.

Herhalde Sayın Gates batıyla tek bir ülkeyi yani İsrail'i kastetmiş olabilir.

Biraz da içimize dönelim, ne yazık ki içimizde çoğu yazar bu propagandaya alet olmaktadır.

Bunları zaten tek tek görüyoruz, televizyon televizyon dolaşıp rahatsızlıklarını dile getirdiklerine şahit oluyoruz..

Türkiye'yi aciz bir ülke olarak gösterip Sam Amca'nın sıcak kucağını en ideal yer olarak işaret etmekteler.

Bu düşünce yapısı yıllaran beri süregelmiş ve adeta genlerine işlenmiş görünüyor.

Abd'nin karşısındaki koltuğa oturmak onlara dünyanın sonu gibi geliyor.

Bunu söylemekte samimi olamayanlar ise bunu laiklik ekseninde tartışıyor..

İşte böyle bir ortamda Türkiye dik bir duruş sergiledi.

Arka planda İsrail'in istekleri doğrultusnda hazırlanan adil olmadığı herkesce malum olan bu yaptırım tasarısı Onurlu bir şekilde "hayır" demişti.
Böylece bölgede büyük bir devlet olma yolunda sağlam bir adım attı. Bu tezkere sonra Abd'ye atılmış ikinci tokattı.

Şimdi asıl önemli konu, bundan sonra bunun devamını getirebilmekte.
Çünkü Tezkere sonrası o süreçte hükümet Abd'nin gözüne girebilmek için çok fazla taviz verdi, buna çuval da dahil...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 21.01.10
 
 

1981 yılında İstanbul'un biricik semti Kadıköy'de doğdum. Mezun olduğum alanla ilgisiz olsa da Fel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster