Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '14

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
441
 

Bu kişilik türlerinden hangilerine yakınsınız?..

Bu kişilik türlerinden hangilerine yakınsınız?..
 

Foto: İvana Miliç


Yeryüzünde yedi milyar kadar insan olması -bence- yedi milyar farklı kişiliğin varlığı anlamına gelir. Çünkü her bir insanın zihinsel, ruhsal ve genetik yapısı; sosyal çevresi, büyüme tarzı, aldığı eğitim düzeyi/kalitesi ve yaşadığı deneyimlerin türleri farklı farklıdır.

 

Bu farklılıklar her insanın beyninde, bebeklikten başlayarak, birbirinden tamamen farklı sinir/nöron devreleri oluştururlar. Böylece her insan eşsiz biçimde kurgulanır ya da programlanır diyebiliriz.

 

Bu zihinsel, duygusal ve ruhsal programların oluşturduğu pek çok kişilik özelliklerine günlük yaşamda sıkça rastlarız. Örneğin;

 

1- İnsanlar vardır: kendilerini yetersiz bulup beğenmezler. Her şeyden “nem kapar”, başkalarına sık sık kırılır veya çarçabuk küserler. Özgüvenleri zayıftır. Herkesten yakınlık ve yardım beklerler. Anlaşılmadıklarından yakınırlar. Eleştiriden aşırı derecede rahatsız olurlar. Beğenildiklerinde ise alabildiğine sevinirler. Başkalarının üstünlükleri karşısında huzursuzluk duyar, kendilerini önemsizleştirenleri -türlü türlü yöntemlerle- değerden düşürmeye çalışırlar.

 

2- İnsanlar vardır: her yerde ve her zaman sıkıntı, huzursuzluk ve yalnızlık hissederler. Sürekli olarak kendi kendileri ile uğraştıklarından, başkalarından uzak kalmayı yeğler, yaşamın olağan gerçeklerinden dahi kaçarlar. Benliklerinin arzuladığı duygu ve düşünceleri üretip kendi kendilerini avutmaya çabalarlar. Böylece zorluklarının kendileri ile değil, gölgeleri ile uğraşır; bir hayal ve fantezi dünyasında yaşarlar.

 

3- İnsanlar vardır: öfkelendiklerinde, korktuklarında veya utanç duyduklarında bitkin bir hâl alır, iş göremez veya mide ağrıları yüzünden uyuyamazlar. Bazıları hastalık hastası olurlar. Hastalığı bir acındırma ve ilgi çekme mekanizması olarak kullanırlar. Hasta olmadan edemez, sonuçta ilaç ve/ya doktor bağımlısı olurlar.

 

4- İnsanlar vardır: sabırsız ve acelecidirler. Fazla zaman gerektiren işler yapmaktan -sıkıldıkları için- kaçarlar. Çabuk konuşmak veya bir konuşmayı kısa kesmek istediklerinden söyleyeceklerini yarım bırakır, iletişim sorunları yaşarlar. Aşırı kararsızdırlar, o nedenle hedef tutturamazlar. Engellenme yüzünden duydukları aşağılık kompleksini tatmin uğruna katı, hırçın, aşırı kırıcı, hatta saldırgan olurlar. Evrensel doğruları dahi çarçabuk reddeder; yerine kendi doğrularını koyup evrensel yapmaya uğraşırlar.

 

5- İnsanlar vardır: özveriyi tanımazlar. Sorumluluklarını ve toplumsal rollerini bırakıp geri çekilirler. Süper-egoları ile başa çıkmak için kendilerini mantığa büründürür, aşırı derece savunmacı olurlar. Benliklerini yüceltmek için birçok şeyi toptan inkâr ederler. Kompleksleri yüzünden inatçı, sinirli, saldırgan, yalancı, ikiyüzlü veya eleştiri arzusuyla dopdolu olurlar.

 

6- İnsanlar vardır: nevroz denilen anormal ve depresif davranış bozuklukları sergilerler. Fobi, saplantı, histeri gibi nevrozlar yüzünden marazî özellikleri olan kişilikler edinir; psikopat, şizofrenik, manikdepresif, melankolik, paranoyak veya bunak olurlar. Psikoz denen bu tür hastalıklar yüzünden gerçekle ve toplumla olan ilişkileri tamamen altüst olur. Evrensel kabul görmüş gerçekliğin yerine başka bir gerçeklik koyar; ama bunun farkında dahi olmaz/olamazlar.

 

7- İnsanlar vardır: ruh sağlıkları mükemmeldir. Zihinsel problemleri yoktur veya gözardı edilecek kadar önemsizdir. İçsel yaşamları dengelidir. Yaşam gustoları ve doyumları yüksektir. Mutlu, huzurlu, sevgi dolu, şefkatli, deryadil ve merhametlidirler. İhtiyacı olanlara yardım etmekten büyük haz duyarlar. Birkaç yardım kuruluşuna üye olur, maddî olanaklarını ve zamanlarının çoğunu insanlara yararlı olmak uğruna harcarlar.

 

8- İnsanlar vardır: insanlara değer biçerken, onların beyinsel yeteneklerine, dış görünüşlerine, servetlerine, başardıkları işlere, aldıkları ödüllere ve kendilerine gösterilen saygıya bakarak karar verirler. Ve fakat, bazı insanlar da bu özelliklere hiç bakmaksızın, bireylere “kalplerindeki temizliğe ve sevgiye” göre değer biçerler.

 

9- İnsanlar vardır: insanların böylesine farklı, bu kadar çeşit çeşit olmalarının ardındaki hikmeti bir türlü anlayamaz ve bundan sıkça yakınırlar.

 

Ve...

 

10- İnsanlar vardır: hayatlarını tehlikeye atabilecek kadar özveri sahibi, kendine ve herkese yeterli ve de bilgelikle taçlanmış olabilirler.

*

(İnsanın kendine yeterli olmasına Türkçede bir ad bulunmuş mu bilemiyorum; ama yeri gelmişken bu kavrama karşılık olarak  “ruhdoyum”  sözcüğünü öneriyorum.)

*

Günün sözü: “Kişiyi giysilerine göre karşılar, kişiliğine göre uğurlarlar.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişilikler yaş evrelerine göre de değişebilir mi Mehmet Bey. Ne dersiniz? :)

Ayrıntıda gezinmek 
 14.08.2014 20:31
Cevap :
Ne güzel soru; teşekkür ederim A.... Hanım! :) Bir ince detay verdikten sonra yanıtlarsam bu sorunuzu, sanıyorum aradığınız yanıta ulaşabiliriz, şöyle ki: Eskiden "şahsiyet" ve "mizaç" diye iki sözcüğümüz vardı; bu iki önemli kavram gitti, yerine "kişilik" geldi ve tabii çok önemli bir kavramın da üstü küllendirildi... Şahsiyet; doğumdan sonra gün be gün edinilen ve sürekli değişen/dönüşen zihinsel ve duygusal yapımızdı. Mizaç ise ruhsal karakterdi ve doğarken nasıl idi ise, ölünceye dek öyle kalan, yani hiç değişmeyen ruhumuzun karakteri idi. Yanıt: şahsiyet değişir, mizaç değişmez... Başka sorunuz veya itirazınız varsa, lütfen yazar mısınız? Teşekkürle, sevgiyle, saygıyla... MS  17.08.2014 23:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2850
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster