Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '19

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
68
 

Bu Sabah

Kendimi ödüllendirmek istedim. Kahvaltı masasında biraz peynir dilimi, birkaç taze nane yaprakları ve üzerine zeytinyağı gezdirirken çayım demlendi. Klasik iki dilim ekmek işte. Orta kısmından kesilmiş köy ekmeği hem de, birazda zeytin ve rahatım yerinde.

   Rahatım yerinde çünkü dün akşamın en güzel hikâyesini yaşadım.

   Hava -4 bir cafenin duvar kenarında bir çocuk gördüm. Küçük elleriyle mızıka çalıp şarkı söylüyordu. Önünde de bir kutu vardı. Oradan geçen insanlar,  küçük çocuğun emeğine karşılık gönüllerinden ne koparsa bir şeyler bırakıyorlardı o kutunun içerisine. Ben küçük çocuğun kutusuna değil çocuğa bir şeyler bırakmak için yanına gittim. “Ne güzel çalıyorsun” dedim. “Gerçekten mi abla?” dedi. “Evet” dedim “ama hava çok soğuk hadi, gel çay içelim” dedim. Çay içtik. Bolca muhabbet ettik. Kendimizi tanıttık birbirimize ve hikâyesini dinledim…

   Bir çocuğun dünyasına girebilmek müthiş bir şey, onu güldürebilmek, onu tanıyabilmek, sizi dünyasına alması o kadar güzel bir şey ki, iyi ki sokaktaki çocuklar bana izin veriyorlar ve ben onların dünyasına girebiliyorum. Ömrüm olduğu sürece sokaktaki bütün çocuklarla vakit geçirmek istiyorum. Çünkü onlar o kadar gerçekçi bakıyorlar, o kadar gerçekçi seviyorlar ki, beni ben yapıyor sanki çocukların dünyası.

   Ve ben, hayata karşı gülümserken bana katılmaları için tanımadığım bir çok çocuğa izin veriyorum, sizde cüret edin, bırakın dünyanıza, gülüşünüze bir çok gülmeye çalışan çocuklar girsin.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 143
Kayıt tarihi
: 19.03.17
 
 

Yazar güler gezer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster