Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '12

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
24011
 

Buğday çimi suyu

Buğday çimi suyu
 

Buğday Çimi suyu


Çok kötü zamanda yaşıyoruz... Günlerde misafirliklerde böreğin çöreğin her an sonu gelebilirmiş gibi yenilip yutulduğu, üzerine yan gelinip yatıldığı, 30’undan sonra dombili dombili dolaşmanın normalden sayıldığı, annelerimizin; fırlattıkları terliğin kafalarımızdan sekip kendisine geri dönmesini beklediği günler güzel günlerdi... Böyle ineklerle koyunlarla öğünlerimizi paylaşmazdık o zamanlar. Herkes layık olduğunu yerdi. Hamuru, şekeri tekme tokat kovup otu böceği başımıza tac ettiğimiz yetmezmiş gibi bir de büyük-küçük her boy baş hayvanın bizden daha sağlıklı beslendiğini fark edip hayvanlar aleminin diyet listesini ele geçirdik.

Bahsini edeceğim buğday çimi suyu hiçbir insan evladına reva değildir aslında. Kelimenin tam anlamıyla iğrenç bir şey! Annem de kendisinden bir yudum içtikten sonra “Aaa hiç öyle abarttığın gibi değilmiş, normal bir tadı var, içerim ben bunu” dedi sonra kendisini banyoda bulduk. Sülalemizde buğday çimi suyunu suratını dahi ekşitmeden, elma armut suyu gibi içen tek yaratık Leyla’dır. Bu hadise dolayısıyla kendisini gerçekten leyleklerin meradan kapıp getirdiğine dair şüphelerim kuvvetlendi. Yeşil yeşil suyu her kafaya dikişinde eşimle birbirimize bakıp çocuğumuzun insanların dünyasındaki geleceğinden endişe ediyoruz. O yüzden birikimlerimiz, kendisinin iyi bir çoban olarak yetişip her türlü ot imkanına erişimini kolaylaştırmak üzeredir.

Verdiği bunca acıya ve eziyete rağmen değerli parmaklarımı hakkında yazmak üzere zorlamamın tek nedeni mazoşizm değil de aslında özünde iyi bir ot olmasıdır buğday çimi suyunun... İnanmazsınız: son yıllarda kendim ve ailem için yaptığım en iyi şeylerden biri buğday çimi suyunu keşfetmek oldu. Düzenli içenler için anlaşılır, diğerleri için abartılı bir ifade olacak ama: buğday çimi suyu içmediğim günler enerji, zindelik, mutluluk ve sağlıklı olma duygusunu az hissettiğim günler oluyor.  (Yaaa bırak! seslerinin yükseldiğini duyuyorum şu anda. Arkamdan konuşmayın, yorumlara yazın:)

Bu mucizevi bitki hakkında yakında çıkacak olan kitabında Natur-Med yöneticilerinden sağlıklı beslenme danışmanı Eylem Yılmaz der ki: Eski medeniyetlerin yerleşim bölgeleri aynı  zamanda verimli çimli topraklardır. Mitolojide, buğday çiminin Mısır Tanrıçası İsis tarafından bugünkü Lübnan toprakları  olan Phoenicia da bulduğu söylenmektedir. Ünlü Yunan tarihçi Heredot bu bölgeyi, yani Akdeniz’in doğu kıyılarını “bereketli hilal” olarak tanımlamıştır. Burası, medeniyetlerin gelişiminde önemli bir itici güç olan tahıl üretiminin başladığı  topraklardır.

Eğer az çok yeşili olan bir çevrede yaşıyorsanız, etrafınızda sürekli temasta olduğunuz çimli bir alan vardır. Nerede güneş, su ve toprak varsa orada çim yetişebilir. Üzerinde yürüyoruz, yatıyoruz, biçiyoruz, ama çimi yemek ya da içmek fikri başta absürt gelebilir. Ancak buğday çimi suyu tedavi edici ve besleyici etkileri için kullanılan bitkisel bir “ilaçtır”.

Buğday çimi suyunun sağlık amaçlı kullanımı çok da yeni bir şey değildir.  Kimyager Charles Schnabel (1895-1974) buğday çimi suyunu sağlık amaçlı kullanmaya başlayan ilk kişi. Schnabel 1930’da çim yemeğe başlamış. Laboratuarda yaptığı hayvan deneylerinden buğday çiminin beden direncini arttırıcı etkilerini saptamış.”

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=XJclSbgPwxQ

Schnabel’dan sonra 1940’larda buğday çimi üzerinde çalışan ve yaygınlaşmasına yardımcı olan kişi  Ann Wigmore’dur. Kendisi bir Hipokrat felsefesi olan “yediklerimiz ilacımız, ilacımız yediklerimizdir” anlayışının sıkı bir takipçisiydi. Buğday çimi suyunun da bir nevi ilaç olması bu anlayışla çok güzel örtüşüyor. Wigmore yeryüzünde insanı iyileştirecek ve iyi olma halini devam ettirebilecek kuvvette 4.700 çeşit ot bulunduğunu farketmiştir. Bütün bu otların kraliçesi olarak da buğday çimini ilan etmiştir. Sonraki yıllarda buğday çimi üzerine yapılan çalışmalar da bu sonucu destekliyor. Wigmore’un buğday çimi ve “yaşayan (pişirerek öldürülmemiş) gıda” lar üzerine 35’den fazla kitabı var. 

Klorofil mucizesi ve buğday çimi suyu
Geleneksel Çin Tıbbı “sağlığımızı muhafaza eden ve en iyi ilacımız olan tek şey beslenmemizdir” der. Klorofil ise bu ilacın ta kendisidir diyebiliriz. Klorofil bitkilerin plazmasıdır, bitkinin kanıdır. Bizler için önemini ise sağlığımızı muhafaza etmesini sağlamasından yaraları ve hastalıkları iyileştirmesine kadar giden upuzun bir yolda bulabiliriz. Ne yazık ki (içmeyi yemekten daha çok sevenler için de çok şükür ki) klorofil, bitkinin/ sebzenin kendisinden çok suyunda yoğun olarak bulunur ve buğday çimi suyu en çok klorofil içeren bitkidir. Buğday çimi suyundaki klorofil kandaki oksijenin hücrelerimize taşınmasına yardım eder, karaciğeri ve kanı temizler.

Buğday çimi suyu vücudumuzdaki cıva ve aluminyum gibi zehirli ağır metalleri temizler, TV, bigisayar ve telefonlardan aldığımız radyasyonun etkisini azaltır. Kolonu temizlediği için detox (arınma) için mükemmel bir yardımcıdır. Aynı zamanda enfeksyonlarla savaştığı için vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlar. İlaçtır! Dr. Leonard Smith kanser olan bir hastasına buğday çimi suyu tedavisi uyguladığında şöyle bir açıklama yapmıştı: “Gary’nin trombosit sayımı 7 gün boyunca hergün sürekli arttı. 61.000’den 141.000’e kadar çıktı ve değişik olarak yaptığımız tel şey buğday çimi suyu içirmekti.”
 

Buğday çimi suyu bütün (sağlıklı) içeceklerin kraliçesidir. Çirkin bir kraliçe ama içi güzel! Mühim olan da bu değil mi? Buğday çimi suyunun değeri sadece klorofilden değil aynı zamanda içerdiği yüksek orandaki alfa-karoten, beta-karoten, ksantofil ve zeaksantinden gelir. 28 gr. Buğday çimi suyunda 18.000 ünite beta-karoten (A vitamininin öncüsü) bulunur. Bunun da bağışıklık sistemi üzerinde çok ciddi olumlu etkileri vardır. Kanser ve kalp hastalıkları riskini azalttığı bilinmektedir. Buğday çimi suyu süper bir antioksidandır. Aynı zamanda B, E ve K vitaminleri açısından da zengindir. Dünya’nın pek çok yerinde ilaçlara alternatif olarak kullanılır. Pek çok deney buğday çimi suyunun ilacın gösterdiği etkinin aynısını ya da çok daha iyisini gösterdiğini kantılamıştır. Taze sıkılmış buğday çimi suyunu içtiğinizde su, oksijen, enzimler, protein, fitokimyasallar, klorofil, karotenler, yağ asitleri, ve demir, çinko, magnezyum, selenyum gibi minerallerin toplanıp vücudunuza  doğru hücum ettiğini hissedersiniz. Müthiş bir enerji ile dolarsınız ve bu enerji bütün gün size yeter de artar bile… O yüzden buğday çimi suyunun akşam saatlerinde içilmesi tavsiye edilmez.

Buğday çimi suyu bazen “sindirilmiş gıda” olarak tanımlanır. Proteinleri parçalamak için enzimlere ihtiyaç duymaz. Dolayısıyla vücudunuz zaten doğasında varmış gibi buğday çimi suyunu büyük bir memnuniyetle kabul eder ve yine bekler! (İnsanların doğal olarak etobur değil de otobur olduklarını hatırlarsak bu sonuç çok da şaşırtıcı değil.)

Buğday çimi suyuaynı zamanda anti-aging için kullanılır. Düzenli içmeye başladığınızda 1 hafta sonunda cildinizin daha parlak ve canlı olduğunu farkedersiniz. Birkaç ayın sonunda ise saçlarınızın artık beyazlamadığını, birkaç yılın sonunda ise beyazların yerini doğal saç rengine bıraktığını farkedersiniz. Bunun için kanıt gerekirse Florida’daki Hipokrat Enstitüsü'nün çalışanlarına ve Ann Wigmore’un 80 yaşındaykenki kahverengi saçlarına bakmanız yeterlidir. Tabii bütün bu zahmetlere girmeye gerek yok, deneyin ve kendiniz görün! 

Buğday Çimi Suyu Nasıl Hazırlanır?
Herşeyden önce kendinize bir buğday çimi sıkacağı almanızı öneririm. İyi bir meyve sıkacağı çok pahalıdır ama kendinizin ve ailenizin sağlığına yapabileceğiniz en büyük yatırımdır. Ben bunu kullanıyorum, tavsiye ederim:



Ya da manuel bir buğday çimi sıkacağı alabilirsiniz. Şunun gibi:
 
Bu aleti de Natur-Med'den info@natur-med.com.tr adresinden temin edebilirsiniz.
  1. Güvenilir bir yerden organik buğday çimi tohumu alın
  2. 2 cup (neskafe fincanı kadar) buğday çimi tohumunu yıkayın, bir kaseye boşaltın ve suyla doldurun. Üzerini örtün ve 24 saat bekletin
  3. Ertesi gün suyunu süzün, aynı kaba tekrar boşaltın, parçalanmayan bir ıslak kağıt havluyla üzerini örtün ve 24 saat bekletin.
  4. Ertesi gün tohumları karıştırın ve 24 saat daha bekletin

3. günün sonunda tohumlar filizlenmeye başlamış olacaklar. Tohumları toprak doldurduğunuz bir tepsiye ekin. 4 kat parçalanmayan kağıt havluyla kapatın ve sulayın. Tohumlar çimlenmeye başlayınca havluyu kaldıracaktır, o zaman örtmeyi bırakıp hergün düzenli sulamaya devam edin.

Buğday çimleri de her çim gibi açık havayı sever. Mümkün mertebe çimlerinizi dışarıda yetiştirin. Eğer hava sıcaksa ve tepsi güneş görüyorsa 1 haftanın sonunda buğday çimleriniz hasata hazır hale gelmiş olmalı.  Görmek istediğiniz sahne bu:
 

 
5-   Bir bahçe makasıyla bir avuç kesin ve sıkın. İstediğiniz miktar yaklaşık 30 gr. Çeyrek çay bardağı diyebiliriz.
 

Ben buğday çimi suyunu limonla karıştırıyorum çünkü tek başına içemiyorum. Sağlıkçılar buğday çimi suyunu yine yeşil olan bir başka sebze suyuyla karıştırmayı öneriyorlar ama bu kısımda ben bağımsızlığımı ilan edip limonumla özerk buğday çimi suyu cumhuriyetimi kurdum. Siz de öyle yapabilirsiniz, zamanla dünyayı ele geçiririz. Ancak limonla karıştığında yarım çay bardağını geçmesin içeceğiniz miktar. Bu miktar başlangıç için. Zamanla arttırabilirsiniz.

En uygun zaman sabah kalkınca kahvaltıdan (ya da en güzeli spordan) önce içmektir ve en az 1 saat başka bir şey yememektir.

Hepsini kafaya dikmeyin. Başınız dönebilir, mideniz bulanabilir. Yavaş yavaş için ama 5 saat de sürmesin lütfen.

Neden sıkıyorum öylece alıp yesem olmaz mı?
Eğer ineklerle bir akrabalığınız varsa olur pekala neden olmasın? Ama çeneniz onlarınki kadar kuvvetli değilse ve 4 adet mideniz yoksa tavsiye etmem. Çünkü bizlerin midesi çimi sindirebilecek gelişmişlikte değildir. Kaldı ki buğday çiminin yukarıda saydığım faydasını alabilmeniz için 97 kilo filan geviş getirmeniz gerekir. Üstelik sindirebilme ihtimaline yaklaşabilmek için saatlerce çiğnemeniz gerekir. Oysa suyunu sıkarak lifi hariç bütün besin değerlerini alıyorsunuz. Vücudunuz besini parçalamak için çalışmıyor, ihtiyacı olan herşeyi en ufak bir efor sarfetmeden hücrelerinize yayıyor. Yani buğday çimini olduğu gibi yemeye kalkışarak yarar dan çok zarar verirsiniz kendinize. Bugünkü makinalar yokken insanlar buğday çimini çiğneyip posasını tükürürlermiş. Bu da bir opsyondur tabii. Dişlerinize ve dişetlerinize yapabileceğiniz çok büyük bir iyiliktir.

Umarım Türkiye’de nasıl ve ne zaman başladığını bilmediğim “buğday çimini salataya katmak” trendi de bir noktada son bulur. Ancak her kim uydurduysa bunu, kendisini bu kadar yanlış ve faydasız bir hareketi bu denli yaygınlaştırabildiği için tebrik ederim.

Bebeğime buğday çimi suyu verebilir miyim?
Eğer 1 yaşından büyükse evet! Leyla kızım 1 yaşından beri içer. Aslında hiç niyetlenmemiştim kendisine vermeye ama bir sabah biz içerken o da ağzını açıp içini işaret parmağıyla gösterince bir çay kaşığı verdim. Tiksinip tükürmesini bekliyorduk ama daha da istedi bizim dana. O zamandan beri miktarı yavaş yavaş arttırarak verdik. Şimdi nerdeyse 2,5 yaşında ve 3-4 tatlı kaşığı içiyor. Eğer siz de dananızın geceyi kendini o duvardan bu duvara fırlatarak geçirmesini istemiyorsanız sadece sabahları verin. 

Buğday Çiminin Ömrü ne kadar?
Buğday çimini keser kesmez sıkıp içmenizi öneririm. Eğer çimler tepsiden taşacak kadar yetişmişse hepsini kesin ve hava almayacak şekilde buzdolabına koyun. 1 hafta buzdolabında saklayabilirsiniz. 

Buğday Çimini kestikten sonra tekrar uzayan çimleri ne yapayım?
Eğer bütün bahçeye ektiyseniz üzerine uzanıp güneşlenin. Çünkü buğday çiminin ilk yetişen kısmıdır asıl istediğiniz. Peşinden gelen çimler besin değerini en az %50 kaybetmiştir. Sıkmakla uğraştığınıza ve tadına gösterdiğiniz tahammüle değmez. Ben o kısımları bahçemizi yurt edinmiş olan geyik ailesine sunuyorum ama onlar bile yemiyor. 

Bu yazı bana uzun geldi, o kadar okumam yok, bi özetler misin?
Tabii ne demek. Buyrun buğday çimi suyunun faydaları:

  • Kanı temizler
  • Hemoglobin üretimini arttırır
  • Kanı alkalize eder
  • Kolonu temizler
  • Karaciğeri temizler
  • Toksinleri nötralize eder
  • Yaraları iyileştirir
  • Bakterilerin gelişimini önler ve durdurur
  • Enzim aktivitesini arttırır
  • Ağır metalleri yok etmeye yardım eder
  • Çin tıbbı terminolojisini bilenler için: Chi ve kundalini’yi zirveye taşır.

Bunlar deneylerle desteklenen faydaları. Bir de (henüz) bilimsel desteği olmayan bir faydası var ki o da FSH hormonunun seviyesini düşürmesi… FSH’in yüksek olması durumunda bebek sahibi olmak imkansıza yaklaşıyor. Buğday çiminin FSH seviyesini normale indirdiği söyleniyor.

Buğday çimi suyunun faydalarını tam anlamıyla yaşayabilmeniz için normal diyetinizin de sağlıklı dediğimiz sınırlar içerisinde olması gerekir. Yani bir buğday çimi suyu dondurması ya da pastası olmaz. Çim suları içilip üzerine Hamdi Baba’da kebaplar götürülmez. Buğday çimi suyu diyetinize az da olsa bir miktar egzersiz eklemenizi öneririm. 1 ay içinde hayatınız değişmezse… (değişmezse bi yerde yanlış yapmışsınızdır, baştan başlayın).

Sağlığınıza içiyorum!
 

Eren Kaya

http://bebekyapimbakimonarim.blogspot.com

 

Referanslar

  1. Chlorohyll and Hemoglobin Regeneration after Hemorrhage, by J.H.Hughes and A.L. Latner. Journal of Physiology. Vol 86, #388, 1936 University of Liverpool
  2. Studies on the constituents of green juice from young barley leaves. Antiulcer activity of fractions from barley juice. Journal of the Pharmaceutical Society of Japan 105:1046-51. Ohtake, H., Yuasa, H., Komura, C. Miyauchi, T., Hagiwara, Y., Kubota, K. 1985.
  3. Proteolytic enzymes in green wheat leaves IV. Degradation of ribulose 1,5-biphosphate carboxylase by acid proteinases isolated on DEAE-cellulose. Plant and Cell Physiology 20:253-258. Peoples, M., Frith, G., and Dalling, M. 1979.
  4. Growth stimulating properties of grass juice. Science. May 8, 1936, p.445. Kohler, G., Elvehjem, C. and Hart, E. 1936.
  5. Juice Fasting and Detoxification, Steve Meyerowitz. Quality Books, 2002

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1556
Kayıt tarihi
: 24.04.12
 
 

Bir Mart ayında doğdum ve cocukluğumun ilk yıllarını Türkiye'de geçirdim. Sonra biraz Almanya, bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster