Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
157
 

Bugün günlerden ne ?

Bugün günlerden ne ?
 

Bugün her Türk çocuğuna değil, Ata'sını, bayramını, bayrağını, ulusunu, milletini tanıyan her Türk insanına armağandır bugün.


Bugün 23 Nisan/Neşe doluyor insan !

Böyle söylerdik değil mi, her 23 Nisan günü.  

Her zamanın ülkemin çocuklarına ve dünya çocuklarına armağan edilen bir gün. Bir bayram. Manası çok derin.

Lakin, bugünün çocukları gerçekten neşe, sevinç dolu mu acaba ?

Bugünün orta yaş sınıfı, o bayram günlerinin sevincini dolu dolu yaşamıştı. Birçoğumuz okullarında, statlarda veya spor salonlarında şenliklere, törenlere, etkinliklere gösterici olarak katılmıştır. Biz o zamanlardan bu zamana, elimizden ay yıldızlı bayrağı düşürmeden ve her milli bayramda coşkuyla ve neşeyle, onurla ve kıvançla girdik.

Ancak bugünün gençliği, yakın zamanın çocukları olarak, bugünlere farklı bir yetişme ve eğitim ile büyüdüler. Eğitim sistemi, karma karışık bir düzen içinde, Milli bayramlardan, Cumhuriyetten, Atatürk’ten, Laik sistemden bilinçli olarak soğutularak geldiler. Ve bu gençliğin bir kısmı bugün kin ve nefret içinde hayatlarının baharında, Türkiye’nin kötü gidişatına ortak olmaktalar.

Fazla değil, bundan 8-10 yıl önce, bu ülkenin devlet adamları, bu ülkenin yeni gençliğine (en azından bir kısmına) kininize sahip çıkın dedi. Sonra eğitim sistemini allak bullak etti, milli bayramları yasakladı. Okullarda her sabah çığlık, çığlığa söylenen ‘Andımız’ı kaldırdı,  pek çok kamu kurumundan TC ibaresi silindi. Okul duvarlarından Atatürk resimleri indirildi, “Atatürk köşeleri” kaldırıldı. Toplumun her kesiminde ama öncelikle genç kesimde kutuplaşmalar yaratıldı. Toplumsal barış, yerini biz ve ötekilere, toplumsal uzlaşma yerini fikirsel hatta siyasi çatışmaya bıraktı. Ülke giderek demokrasiden uzaklaşarak, otoriter ve totoliter bir yapıya dönüşmeye başladı. Atatürk’ün kurduğu ve yücelttiği bu devletin yönetim mekanizmalarına gelenler, bu ülkeyi kuranlara küfür ve hakaret etmeye başladılar. Ve o günün genç ve orta sınıfı bu insanları alkışladılar, meydanlarda ‘hüloggg’ zılgıtlarıyla halay çektiler. Bu rüzgarı arkalarına alanlar, çıtayı daha da yukarıya çıkartarak, Cumhuriyeti ortadan kaldırmaya bir adım daha yaklaştılar. Ve o günün 23 Nisan çocukları bunlarla büyüyerek, bugün genç bir nesil haline geldi. Bugünün 23 Nisan çocukları, Milli kutlamaların yasaklandığı bir ülkede, 23 Nisan haftasını “Kutlu Doğum Haftası” olarak tanımaya başladı.

Böyle bir tablo size çok mu karamsar geldi ?

Ama maalesef ki, içinde bulunduğumuz ‘ahval ve şerait’ bu şekildedir. Eskiden okullarımızda ‘bu vatanın nasıl kurtulduğu’ anlatılırdı. Bizler öyle büyüdük. Daha sonra ‘vatan elden gidiyor’ diye kalıpsal bir söylem geliştirildi. Şimdi, ‘vatan tekrar nasıl kurtulur’ diye kafa yorar hale geldik. Ve ne yazık ki, eğer gerçekten bu ülkeyi tekrar eski günlerine dönüştüremezsek, bugünün 23 Nisan çocukları, yakın gelecekte ne bugünün 23 Nisan’ını, ne 19 Mayısı’ı, ne de 29 Ekim’i görebilecekler. Eğer silkinip kendimize gelemezsek, yakın geçmişin, kin ve nefret ile büyütülen çocuk ve gençliği, birilerin ‘kininize sahip çıkın’ demesinden yola çıkarak, derin bir ayrışmayı ve çatışmayı başlatacak. Ve işte o zaman kafamızı ellerimizin arasına alıp ‘Eyvah’ demek, hiçbir yarar sağlamayacak.

Bugün 23 Nisan !

Bugünün çocukları, Ata’sını, bayrağını, milletini, vatanını severek, geçmişini bilerek, tanıyarak büyüsün ve yarının gençliği, bu ülkenin geleceği olsunlar.

Bugün 23 Nisan !

Bugünün çocukları kin ve nefret değil, sevgi içinde, ayrışma değil, birleşme, bütünleşme içinde olsunlar. Düşmanlığı değil, kardeşliği, dostluğu, birliği, birlikteliği bilsinler.

Bugün 23 Nisan !

Bugünün çocukları, kafalarında türban, sarık değil, sırtlarında din cübbeleri değil;  modern dünyanın gelişmişliğini, bilimi, aklı, mantığı, demokrasiyi, hukukun ve de laikliğin verdiği öz güveni taşısınlar.

Bugünden yarına, bir değişim olur mu ? Olmalı !

Ülke, Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri doğrultusunda, yeniden yükselişe geçer mi ? Geçmeli !

Yakın zamanda estirilen rejim değişkliği rüzgarları tersine döner mi ?  Dönmeli !.

Bugün 23 Nisan… Ve bundan sonra her 23 Nisan’da… Neşe dolacağız inşallah !..

 

../..

Tülay EKER, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilgisizliğin cehaletini zihnimizin meşalesiyle aydınlatmak gerek.Fikirleri harakete geçirip pozitif bilimle yıkamak gerek.Belki de ancak o zaman içimiz sevinç ve neşeyle dolacak...Anlamlıydı!Yüreğinize sağlık Tansel bey.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 23.04.2015 13:14
Cevap :
Eğer önleyemezsek, öz değerlerinden uzak, geçmişini bilmeyen, milli duygulardan uzak bir nesil yetişecek. Ve bunu bugünkü muktedirler başaracak. O bayrak hep göklerde dalgalandığı sürece bu ülke, bu millet var. Ama her şeyden önce tarihi ile var olmalıdır. İzin vermezsek eğer, işte o zaman Atatürk'e verdiğimiz sözü tutmuş oluruz.  23.04.2015 19:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2526
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster