Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
148
 

Bursa'da olsaydık(2)

Bursa'da olsaydık(2)
 

O değil de;

Nerde kalmıştık...

Çilem bitmemişti... Bursa’lı kızımız ve saz arkadaşları otobüsten indikten sonra yerlerine üç adam geldi. İkisi tanışıyorlardı... diğeri de sorunlu arkadaşımız...

Elinde telefon bir kadınla konuşuyor ve her ne hikmetse telefonun öbür ucundan kadının sesi geliyordu;

- ben eve gelmicem bu akşam

- neden? mesaiye mi kaldın?

- evet...

- ben sana kalma demedim mi!

- beni göndermezsen bende böyle mesaiye kalırım işte!

- derhal işyerinden çıkıp bi taksiye binip doğruca eve gidiyosun... hemen!

- eve gitmiyorum işte...

- bak gelirsem oraya senin ağzını gözünü patlatırım!

- dıııttt...

Kadın telefonu kapattı. Adam ısrarla arıyor. Kadın telefonu açmadı. 

Bu arada;

Bi dakkalığına otobüsten ineyim miii... çok güzel kar yağıyorrr... Bu sevinçli haberi de verdikte sonra otobüsten devam edelim.

Adam aramaya devam etti ve kadın telefonu nihayet açtı. Adam;

- beni duydun dimi! eve git diyorum sana!

- mesaiye kalmasam bile eve gitmem...

- geldiğimde evde olma, bak gör neler olacak!

diyerek, telefonu kapattı. Yanındaki adam da şiddet yanlısı adamın suratına her an yumruk vuracakmış gibi bakıyordu. Güleceğim geldi de camdan dışarı baktım... Pek görülesi değildi. Heryer buzdu.

Oturduğum koltuk benim için kötüydü. Yüksek bir koltuktu ve bacağım fena halde rahatsız oldu. Saatlerce oturunca da fena halde gerildim. Kramp girmesiyle birlikte sıçrayarak yerimden kalkınca yanımdaki adam son derece nezaketle, ’inecekmisiniz hanfendi’ diyerek yol verdi. 

Cevap vermeden fırladım yerimden. Acıdan gebermiştim o an...

Bir süre otobüsün arasındaki boşlukta camdan dışarıyı seyrettim. Bacağımın acısını unutmaya çalıştım ama nafile... Kramp geçti ama bu defa da yerini pis bir acıya bıraktı.

O ara tanıdık bir ses duydum. Birisi telefonda konuşuyordu ve sesi aynı Musti Amcama benziyordu. 

Alla’m lütfen lütfen dedim... O olsun. Sesin geldiği yöne gidince ön tarafta amcamı gördüm. Annesini görmüş çocuklar kadar mutlu oldum.

Beni görünce amcamın ilk tepkisi,

- bu saatte senin dışarda ne işin var!

- dimiii... dimiii... Bursa’da olsaydım şimdi evdeydim...

- ne Bursa’sı kızım?

- boşver amca boşver...

Sonrasında akraba muhabbetleri yaparak vakti geçirdik. Hem bacağımın acısını da biraz unutmuştum.

Saat 20:00 olmuştu ve daha Kartal merkeze bile gelememiştik. Amcamla vedalaşıp otobüsten indim. 

Çilem bitmemişti...

(Devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlahi Esmanımcım,gülümsedim sayenizde..."Bursa'da olsaydık ha!" bana öyle geliyor ki,onu Bursa da paklamaz..yinede gelsin..buyursun gelsin,Bursa ya:)))hala gülüyorummmm:)))bu arada kızımız İstanbul a laf atmaya çalışmış gibi ya..yaşayan bilir çilesini değil mi..hepsi bir yana ben Bursa da yaşıyorum.yolunuz düşerse beklerim.sevgiler...

Didem KANDEMİR 
 03.02.2012 20:47
Cevap :
:) Ya bence İstanbul'u sevmeyenler İstanbul'a gelmesin. İstanbul'a laf söylediklerinde bana küfür etmişler gibi hissediyorum... :) Bigün kısmet olursa gelirim ve inşallah tanışırız. Samimi davetine teşekkür ediyorum. :) Sevgiler Sayın Yazarım.  03.02.2012 22:34
 

Esma kııızzz... Senin bu çileden 5 sezonluk dizi çıkar billah:-)

yeşilsoğan 
 02.02.2012 21:40
Cevap :
:)))) Traji komedi olur. Çile ki ne çile... çile bülbülüm çile:)))))) Sevgiler Sayın Yazarım.  02.02.2012 22:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster