Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '12

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
988
 

Bursa'nın demir atlı süvarileri ve leydileri - röportaj

Bursa'nın demir atlı süvarileri ve leydileri - röportaj
 

“Hafta içi akşam dışarı çıkmam efendi gibi evimde oturur tavuk edasıyla da gecemi sonlandırır erkenden gider yatarım” rutinimi bozayım niyetim bir Salı akşamına denk geldi. Ve iyi ki de öyle olmuş. Meğer Salı Bursa Choppers Kulübü için yılların bozamadığı bir ritüelin günüymüş. Her hafta bugün kadın - erkek kulüp üyeleri mutlaka toplanırmış.Ve şansıma aynı yerde bulunup bir de kulüp başkanını yakalamışken röportaj yapma fırsatım oldu.
Tabi kendim için bir şey istediğimden değil tamamen bursavm okuyucuları için.

Aslında ilgimi çeken başkanın karizmatik bıyıkları ve kendine has duruşu bakışı değil ortamdaki kadınların bolluğuydu.
Bir kadını motor kullanırken görme düşüncesine hala sıcak bakamıyor oluşumdan utandığım günün adı da Salı oldu zaten artık.
Her bir üyesinin kalbinde özgürlük olan bu kulübün aslını astarını geçmişini ve gelecek ile ilgili planlarını yaptıklarını yapacaklarını sormak için telemikrofonumu kaptığım gibi gittim Bursa Choppers Kulübü Derneği Başkanı Recep Öztunçsoy’un yanına ve başladım sormaya.


Başkanım, Nedir bu kadınları da erkekleri de ortak bir amaçta bir araya getiren sebebin adı? Ve ne zamandan beri?
Chopper bir motosiklet tarzı. Hem kişiye özel hem de ortak bir amaca sahip: özgürlük. Choppers Clup ki kısaca BCC diyoruz, Bursa da 2000 yılında Murat Güney, Mustafa Algun, Serdar Ünlü, Nejat Biçer, tarafından kuruldu. Nejat Biçer aynı zamanda kulübün logosunu tasarlayan kişidir zaten. BCC 2011 yılının başında dernekleşti yani resmileşti. Bursada motorsiklet kültürünü yayan en önemli oluşumlardan biridir. Bursa’ya ilk motorsiklet eğitimini getiren bu kulüptür. Bilinenin aksine birkaç arkadaş buluşup görüşüp gezilere pikniklere gitmiyoruz sadece.

Valla ben öyle düşünmüştüm. Bursada benim bildiğim toplasanız 3-5 motor kulübü var zaten. Ama eğitim verdiğini duyduğum ilk BCC oldu. Nasıl eğitimler bunlar nerede ne zaman veriyorsunuz?

Aslında asıl sıkıntımız da bu. Bu konuda bir sürü talebimiz oldu belediyeden. Yer problemi var. Herhangi bir ücret ya da karşılık beklemeden eğitimler veriyoruz. Amacımız da net: kazaları azaltmak trafikte daha bilinçli motor kullanıcılarının var olmasını sağlamak.


Neler yaptı BCC bugüne kadar? Eğitimler dışında yani. Sosyal projelere katkınız desteğiniz oldu mu ya da olacak mı?

Tabi ki oluyor. Mesela ilk aklıma gelenler ilkokul çocuklarına kitap yardımı, kan bağışları, çocuk esirgeme ziyaretleri, yaşlılar evi düşkünler evi ziyaretleri. Motorsiklet eğitimlerini söylemiştim zaten. Buna büyük bütçeler ayırdık.




Peki siz nasıl buluştunuz bu motor aşkıyla? Nasıl başladı motor merakı?

Ben ilk olarak altı yaşında moblet olarak tabir edilen 50 cc lik Fransız marka bir motosikletle başladım. Babam Bursa’nın bakır sanatçılarındandı. Onun dükkânının karşısında bir motorsiklet tamirhanesi vardı. Yanına gidip buji karburatör temizleyerek başladı bende bu merak. Hatta bir gün dayanamayıp dükkândaki motorlardan birini kaçırdım bir tur attım. Sonra da inmedim desem yeridir zaten. Düşe kalka kendi kendime öğrendim. 43 yıldan beri kesintisiz motor tepesindeyim. Oğlum da benim yolumdan gidiyor sanırım.

İşte bu enteresan bence. İnsan aile kurduktan sonra en azından gençliğinde bırakıyor motor tepesindeki yıllarını ve bir araba almanın mantığına eriyor. Ya da bunun doğru olduğunu düşünüyor ama siz evlenmişsiniz çocuğunuz olmuş sadece belki motoru genişletmişsinizdir herhalde.
Valla öyle oldu biraz. Denedim ben bir ara araba almayı ben de düşündüm aynı dediğiniz gibi ama olmuyor. Eşim oğlum ben motorla gidiyoruz her yere. Sığıyoruz da bir şekilde. Ben zaten durumdan memnunum onların da 22 yıldır şu güne kadar bir şikâyetini duymadım. Dediğim gibi denedim araba olayını ama olmuyor. Kendimi sıkışmış hissediyorum dört tarafı kapalı bir alan. Nefes alamıyorum içinde. Ağaçların kokusunu arıların vızıltısını duyamazsın arabada. Hatta kaskın camına sinek çarpmadan yolculuk olur mu? Motor özgürlüktür. Biz motorcular doğaya düşkünüz eh doğa da özgürlük demek zaten. O özgürlüğü doğayı hissetmeden yolculuk yapmanın bir tadı yok bize göre.

Benim bildiğim erkekler özgürlüğün kısıtlanmasını evlilik olarak görürler. Ama siz motorcularda bu olmadığı gibi bir de eşinizi çocuğunuzu da motorcu mu yapıyorsunuz?

Benim oğlum da benim gibi motor tepesinde büyüyor işte. Motor bir yaşam tarzı. 12 yaşında ki oğlum seçimini kendi yaptı. Artık genden midir bilmiyorum ama ilk kez bindiğinde baba ben motor kullanmak istiyorum ve bunu yapabilirim dedi. İnsanın içinde varsa bunu yapar, bu bir yaşam biçimi ve kimse bu konuda zorlanamaz. Motor sürmek benim için yemek yemek uyumak gibi bir ihtiyaç artık. Hem bizim kulübümüz tam bir aile kulübü. Salı akşamı toplantılarımıza da diğer organizasyonlarımıza da herkes eşleriyle hatta çocuklarıyla gelir.


Tam bir aile kulübü yani. Belki de bu kadar çok tercih ediliyor olmasının sebebi budur. Bu şekilde yıllardır motorculara yapılan serseri yakıştırmasını da yalanlamış oluyorsunuz. Bence bu en güzeli.
Kesinlikle bu tamamen büyük bir yanlış. Hep bu filmler yüzünden. Her kötü adamın altında bir motor ağzında bir sigara. Oysa tam aksine motorcular doğayı hayvanları seven çevre kirliliğine karşı her önlemi alan, en başında araba kullanmayarak buna katkıda bulunan yardımsever ülkesine toprağına düşkün insanlardır.

Ben şu ana kadar yaptığımız sohbetten şunu çıkardım ki mesela sırf parası buna yettiği için küçük bir motor alan bir adam bir yakını hastalandığında onu hastaneye götürmek için araba arar ve alamadığı için hayıflanır. Ama gerçek bir motor gönüllüsü o hastayı en güvenli şekilde hastaneye götürmenin bir yolunu bulur.

Siz çözdünüz olayı. Verelim size de bir patch. Aynen dediğiniz gibi. Motorculardan ne vatan haini çıkar ne de öyle Amerikan filmlerinde gördüğünüz gibi eli zincirli sopalı adamlar görürsünüz. Hazırladığımız düzenli olarak yaptığımız kortejler milli bayramlarda yüzlerce motorcunun bir araya gelmesi de tesadüf değildir.

Kortejler ve organizasyonlar. Ben de tam bunları soracaktım. Gerçi ben özellikle Nilüfer Belediyesinin Cumhuriyet yürüyüşlerinde denk geldim hep. Harika bir görüntü muhteşem bir milli duygu arttırıcı özelliği var o kortejlerinizin.

Teşekkürler. Amacımız biraz da bu zaten. Hem duygularımızı paylaşmak hem de var olan duyguları biraz daha ön plana çıkartmak. İşe yarıyorsa ne mutlu bize.

Sizi nasıl takip edebiliriz peki kortejler dışında? Haberleşmelerinizi anladığım kadarıyla sitenizin forum kısmından yapıyorsunuz. Peki ya biz, diğerleri? Motoru olmayan sizden değil mi?

a-aa olur mu öyle şey tabiî ki öyle değil. Ama bu internet site konularında Cihan Ürüt’ten bilgi almak daha sağlıklı olacaktır.

CİHAN ÜRÜT: İnanın sitede bir motor meraklısının ya da kullanıcısının görmek bulmak isteyeceğinden çok daha fazla şey olacak. Sadece facebook grubumuzdaki sayfamızdaki gibi şuraya gittik burada durduk bunlar kortejlerimiz organizasyonlarımız diye paylaşmak ile yetinmeyeceğiz. Sitede motor eğitimleri, bir motorcunun ihtiyaç duyacağı her bilgi ve daha bir sürü şey olacak emin olun. Ama biraz daha beklemek gerekiyor. Çok yakında deyip susuyorum ben.

Sizi izlemeye devam ediyoruz o zaman. Başkanım sizin bir yeriniz yurdunuz yok mu? Yoksa özgürlük düşkünlüğünüz ofis ya da bir dernek binası olmasına da mı engel?

Öyle de diyebiliriz aslında. Tabiî ki bir dernek merkezimiz var. O da aynı zamanda BCC’nin hukuksal işlerini de yürüten Hukuk danışmanımız Avukat Nezih Sütçü’nün ofisi. Ama tabi belirli buluşma yerlerimiz noktalarımız var buralarda toplanıp gideceğimizi yere gidiyoruz. Aslında bu yer konusu ciddi anlamda motorcular için bir sıkıntı yaratıyor. Motorcuların bir araya gelebileceği alan neredeyse yok.


Ve kulübün en renkli üyelerini denk getirdiğim sohbetler kadınların masasında devam etti.
Genç bekâr bir öğretmen. Ayşe Öğretmen.

Neden motor hocam? Nasıl motor?  Nasıl başladı her şey?
Ben sınıf öğretmeniyim. Tayin sebebiyle iki yıldır Bursa’dayım. BCC ile birkaç ortak arkadaş vasıtasıyla tanıştım ve kısa sürede kendimi aralarında mutlu hissederek ortak bir amacı paylaştığım insanlarla bir araya geldim. Motor merakı ise bir yaz tatilinde başladı. Bir tatil beldesinde gördüm bayıldım ve ben bunu istiyorum dedim. Tatil dönüşü de attım otobüsün arkasına getirdim. O gün bugündür motor tepesinde bir kadınım.

Elinizdeki renkli taşlı anahtarlık dikkatimi çekti sizin mi? Daha doğrusu motorunuzun mu?

Kesinlikle öyle. Bayan motor kullanıcısı çok az ama bir tadına varsalar vazgeçemezler. Arabayı kesinlikle tercih etmiyorum artık. Tamam, kabul topuklu ayakkabıyla daha rahat kullanılıyor ama motorun hissettirdiği özgürlük hiçbir şeyde yok. Ama motor da olsa erkekle bütünleşmiş olarak da görülse bir kadın motor kullanmalı ve motoru da kendini yansıtmalı. Mesela pembe bir motor ya da çiçekli bir kask gayet de şık ve kadınsı olabilir. Erkeksi bir şey olarak görmüyorum ben motoru. Şehir içinde kullanımdan ziyade motorla seyahat etmek farklı yerlere gitmek bir hayal benim için. İmkânım oldukça gerçekleştirmeye çalışıyorum.

Kadınlar genelde arabayı tercih eder ama motor da ısrar etmenizin tek sebebi özgürlüğü mü?
Evet, bagaj açısından olsun kaskı çıkardıktan sonra fönden maşadan eser kalmıyor olsun bunlar can sıkıcı ama yolda giderken o yolu hissetmekten daha güzel ne olabilir ki?

EVLİ ÇOCUKLU MOTORLU

Ebru Hanım siz nasıl oldu da buradasınız neden burada neden BCC’desiniz?
Aslında Ayşe’den çok farklı düşünmüyorum. Ben eşimin vasıtasıyla buradayım. Ve nefret ederdim motordan. Anlamsız gereksiz gelirdi. Arabanın rahatını motorda ne arar bu insanlar diye düşünürdüm ama işte eş durumundan artçı olarak motorun arkasında takılıyordum. Sonra baktım bu yolda giderken rüzgârla dans etme durumu havayla yolla bütünleşme duygusu inanılmaz keyifli ben de öne geçmeye karar verdim. Eşimin desteğiyle motor kullanmaya başladım ve bu artık benim için vazgeçilmez bambaşka bir dünya oldu.

Peki ya arabalar?
Her tarafı kapalı çok sıkıcı. Rüzgarı yüzünde hissetmek varken.

Kadınlar kıskanç değil midir? Hiç mi kıskanmadınız motoruna böyle tutkulu bir aşk ile bağlı bu adamları? Eşlerinizi sevgililerinizi? Yoksa bu kabul edilebilecek tek kumalık durumu mu? Motorlar gerçekten demir metres mi bir erkek için?

Evet öyle aslında. Hele ben motor adını duyunca bile diken diken olurdum. Ama bunu sevmekten ziyade karşı tarafa sevdirmek de büyük bir başarı bence. İki çocuğum var onlar da motora alışkın motordan keyif alarak bu aşkla büyüyor. Aile boyu motorcuyuz biz de.



Peki, BCC neden tercihiniz oldu?

Her şeyden önce bir aile kulübü olması. Eşiniz çocuğunuz ile böyle sıcak bir ortamda bir sürü aynı amaca aynı tutkuya yaşam tarzına gönül vermiş insanla bir araya geliyorsunuz. Ki insanın ailesiyle ortak bir şeyler yapması ne büyük lüks. Biz de BCC de bu lüksü doya doya yaşıyoruz.





Ve yönetim kurulu başkanının eşi Rahşan Hanım. Aynı zamanda siz de yönetimdesiniz değil mi? Siz de eşinizin vasıtasıyla motor aşkına kapılanlardan mısınız?

Aynen öyle. Yönetim kurulundayım ben de. Benim ilgim biraz daha yeni. 22 yıldır motora biniyorum ama daha yeni kullanmaya başladım. Eşimle arkadaş olduğumuz zamanlardan beri motorun arkasındaydım. Öne geçmeye henüz karar verdim.


BCC ‘nin de hayatınızdaki yeri büyük olsa gerek.

Evet. İçinde olmaktan hem mutluluk hem de onur duyduğum bir kulüp. Gelişiminde katkıda bulunmak için elimden geleni yapıyorum. Kulüpte aktif olarak vakit ayırabildiğim kadar her alanda yer almaya çalışıyorum.

BCC’de kadınlara ayrı erkeklere ayrı bir durum yok sanırım. Bursa’da ayrıca kadın motor derneği de var diye biliyorum.

Evet var. Aslında BCC Bayan kolu şeklinde de olabilirdi. Çünkü özellikle eğitimleri açısından BCC güvenilir bir kulüp olma özelliğini de koruyor.

Onlar kendilerini ayırmış bile aslında. Kendilerine Demir Atlı süvariler diyorlar. O halde sizin adınız da benden. Teşekkürler bu sohbet için Demir Atlı leydiler…



Benim için hem çok keyifli hem de son derece öğretici olan bu sohbetin devamında ekibin mekâna sığabilen kadarıyla fotoğraf karesinde de yer aldım.


Sohbet sırasında başkanın ve yönetim kurulundaki ekibin verdiği sözleri yapacağız dediklerini hem sanaldan hem de reelden takip edeceğim. Pek sanmıyorum ama unuttukları olursa hatırlatırım.
Bu hem duyarlı hem sevgi dolu hem de özgür ruhlu ailenin bir üyesi olmak için eğitimlerine katılsam diyorum. Ama kendimi de bir türlü motor kullanırken düşünemiyorum o da ayrı konu.
Umarım yolu rüzgârı hissetme zevkini ben de bir gün yaşarım.
İyi adamlar, güzel kadınlar, motor kullanmayı gerçekten bilen gerçekten seven insanlar..

Artık yanınızdan geçen motora daha dikkatli bakın belki de o ya da onlar bu süvarilerden ya da leydilerden biridir.

Ferhan PETEK



http://www.bursavm.com/roportaj/aktuel/bursanin-demir-atli-suvarileri.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 325
Kayıt tarihi
: 18.06.12
 
 

Köşem Sultan Ferhan PETEK kimdir ki ? Yaşı olmayan kadın. Kendi yaşar, kendi yazar, kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster