Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2189
 

Camiler kimin evi?

Camiler kimin evi?
 

alıntı


Uzun zamandan beri merkezi sistem ile Camilerde vaaz verilmeye başlandı. Buna rağmen bazı camilerde merkezi sistem kapatılıp sistem dışında vaizlere vaaz verilmekte. Bunun yararlı veya zarar olduğu hususu ayrı bir konu.

Vaizlerimizden bazıları, sanki siyasetçilerin akrabaları gibi Cami de değil de seçim meydanında  konuşma yapıyor. Vaaz kürsüsünde el, kol, göz, kaş hareketleri yaparak yüksek sesle bağırıp vaaz vermeye devam ediyor.

Elbette Namaz'a Ezan'a,Cami'ye, Hutbe'ye, Vaaz'a,Niyaz'a, Diyanet'e, Müftü'ye, İmam'a, Müezzin'e, ve Vaiz'e ihtiyaç vardır. Manevi değerlerimiz bizler için önemlidir. Camilerimizde vaaz verilmesi, insanlarımızın manevi yolda aydınlatılması, gereklidir.

Camilerimizde yaşlı ve kulakları duymayan insanlarımız olabilir. Ancak camideki tüm cemaat yaşlı ve kulakları duymuyor değil. Bu bağırma hiddetli, şiddetli el, kol,göz, kaş hareketli.

Acaba bunu adet haline getiren vaizler bir düşünse !

Yüce Allah’ın huzuruna davet ettiği, Alemlere rahmet Hz.Muhammed (s.a.s ) Sahabelerle otururken, sohbet ederken hiç bağırmış mı?

Hayır.

Diyannet işleri başkanı, Müftü, Cami hocası,Cami müezzini bağırmış mı?

Hayır.

Peki sayın vaiz Efendi, siz kendi evinizde böyle bağırıyormusunuz?

Hayır.

Camiler, Müslümanların toplu olarak, Yüce Allah'a ibadet ettiği yerlerdir. Camilerimiz, manevi değerlerimizin başında gelir. Camiler Allah'ın evi ise insan Allah'ın evinde titrer. Dili tutulur. Lal olur. Gözleri ceyhun olur ağlar, dalar gider kaybolur. Sen Allah'ın evinde nasıl bağırırsın?

Elbette bu konu  tüm vaizlerimize mal edilemez.

Özellikle çok az sayıdaki vaizler bilerek ve isteyerek bunu yapıyor. Bağırarak, el kol hareketi yaparak anlatılan vaaz cemaate ne kadar yararlı olur onu da yine vaizler bilir.

Şimdi bu yazıyı okuyan yada göz gezdirenler derlerki be hey kafir cami vaizlerine dil uzattın. Ey vaizler gelin sizinle siyahı, beyazı birlikte okuyalım. Vaizlere dil uzatmıyorum. Size dil uzatan, sizin aldığınız maaşın haram olduğunu söyleyen zat’ı muhterem’e dikenli, tenkitli yorum yazan bu biçaredir.

Manevi yolda huzur bulmak için camiye giden kişilerin gözlerine bakarak el, kol, göz, kaş hareketleri yaparak yüksek sesle bağırmanız gerekmez.

Bakınız Adam çağa yaşta iki çocuğunu yanına alarak namaza gelmiş. Camide saf tutmuşlar. Vaiz Efendi öyle bağırıyor. Mikrofon zaten titriyor, ara, sıra bayılıyor, çocuk korkmuş, babasına rağmen gitmek istiyor, ancak baba çocuğu zorla tutuyor.

Öyle vaaz verin ki insanlar korkmadan hem anlasın, hem de bir tat alsın,Tane, tane anlatınız, Bir vaiz 40 dakikalık vaazda 26 kez aynı sözü tekrar edermi?  

Yüce Allahım bu vaizler neden senin evinde bağırıyor?  

Allah'ın evinde bağıran vaizler. İşte Yüce Allah'ın büyüklüğü, kudreti, sabrı, misafirperverliği buradan daha iyi anlaşılıyor. Siz şükredin ki Yüce Allah sizi kendi evinden kovmuyor.

Bunları yazarken siyasetçiler gibi bağırmayan, anlaşılır şekilde vaaz veren, can kulağı ile dinlenen vaizlerimize teşekkür ediyorum onlara saygımız sonsuzdur.  

Vaizler camiye giden cemaatı küçük böcekler gibi görmemeli. Vaizlerin, konuşmaları, bakışları, anlatımları, giyim ve kuşamları ile örnek kişilerdir. Hiddetlenen, bağıran, el kol göz, kaş hareketi yapan vaizler bu özelliklerini kaybediyor.

Diyanetin bu konuya bir çare üretmesi gerekiyor. Camiler Allah’ın evi ise, Camileri kendi evleri gibi zanneden vaizler.Allah’ın evinde artık bağırmasınlar. 

Kıssadan hisse;

Yüce Allah tarafından, maddeler halinde aşağıda yazılı on emri almak üzere;  

1-Benden başka Tanrı olmayacak.

2-Kendin için yontma put yapmayacaksın, hiç bir şeyin resmini yapıp tapmayacaksın.

3- Tanrının adını boş yere ağzına almaycaksın.

4- Cumartesi gününü daima hatırlayıp onu kutsal bileceksin. Haftanın altı gününde çalışacak,

yedinci gününde dinleneceksin. Cumartesi, Rabbine tahsis edilmiş genel dinlenme günüdür.

5- Babana ve annene hürmet edeceksin.

6- Öldürmeyeceksin.

7- Zina yapmayacaksın.

8- Çalmayacaksın,

9- Komşuna karşı yalancı şahitlik yapmayacaksın,

10- Komşunun evine, tamah etmeyeceksin, komşunun eşine, kölesine, careyesine, öküzüne, eşeğine hiç bir şeyine göz dikmeyeceksin.  

Tur-u Sina'ya davet edilen Hz Musa yolda namaz kılmakta olan bir adama rastlar. Adam'ın selam vermesini bekler.

 Hz Musa, bakar ki adam taşın üzerinde namaz kılıyor. Namaz kılan adamın ayakları, dizleri, dirsekleri ve alnı taşın üzerinde iz yapmış.

Hz.Msa hem hayretler içinde kalır, hem de çok sevinir. Adam selam verince, Hz.Musa'nın yüzüne bakarak.

Ya Musa Tur-u Sina'ya mı gidiyorsun?

Hz Musa,

Allahım bu kulun sana geleceğimi bile biliyor.

Evet bu gün Yüce Allah tarafından verilecek on emri almaya gidiyorum.

Adam,

Ya Musa bak taştaki izleri görüyorsun. Bende onun için namaz kılıyorum. On Emri alırken ve işin bitince bir de benim için Yüce Allah’a sor, Esas dünyada cennette ki yerim hangi köşedir.

Hz Musa peki der ve yoluna devam eder. Hz. Musa Yüce Allah'ın gönderdiği On Emri alır taşın üzerinde namaz kılan adamın durunmu sorar.

Yüce Allah'ım elbet bilendir, görendir haberdardır. Yıllardır taş üzerinde namaz kılan, ayak, diz, dirsek ve alın taş üzerinde iz yapmış o sevgili kulunuz cennete ki yerinin hangi köşe olduğunu sordu.

Yüce Allah tarafından Hz.Musa'ya şöyle bildirilir.

Henüz ona Cennette bir yer düşünmemiştim. Mademki sadece namaza güvendi ve namazı pazarlık haline getirdi, onu cennetin sınırlarına bile almayacağımı söyle.

Yaaaa işte vaiz Efendiler.

Daha neler var, neler.

Hz. Musa bir de Allah'ın evi sayılan, Camilerde bağıran siz vaizlerin durumunu sorsa.

Yoksa siz Cennetin tapusunu aldınız da saklıyormusunuz?

Taş üstünde namaz kılan kişi ile ilgili hisse size yeter.  

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

 

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinin kutsiyeti,zikir ve dua kişiyi vaizi kalbinden vuruyorsa duygularına hakim olamayabilir.

Kerim Korkut 
 14.06.2013 22:05
Cevap :
Kıymetli Korkusuz Kerim;Sizin böyle vaizleri çok sevdiğinizi biliyorum.Onların içinde sizin de yakınlarınız var.Onlarla birlikte sanki Camide değil de seçim meydanında olduğunuzu hayal ediyorsunuz.Ne çektiysek sizin gibi vaizlerden çektik.Ben Adam Allah'ın evi dedikleri Camide bağırıyor diyorum.Korkusuz Kerim diyor ki" Dua kişiyi vaizi kalbinden vuruyorsa duygularına hakim olamayabilir" İşte size siyasetçilerin ütülü sözleri.Mademki Cami Allah'ın evidir Allah'ın evinde nasıl bağırırsınız? Allah sizi ve böyle vaizleri ıslah etsin.Yorumunuz iki satırlık olmuş,mutlaka bir derede bir şeyler olmuş.Yazılarınız stop ediyor gibi dünden beri bir blog yazmışsınız, yoksa hastasınız? burnunuz yine akıyor mu? neyse gözleriniz akmıyor ya gözlerinizden öpüyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.   15.06.2013 7:00
 

Merhaba Mehmet Bey. Camilerin kimin evi olduğu son günlerde kendini iyice belli etti. Dini sömürenler ve camileri satanlar ülkeyi kendilerinin çiftliği sanıyorlar. Selamlar...

Mesut KARİP 
 13.06.2013 18:58
Cevap :
Kıymetli Mesut KARİP Aynen zaten yazı da anlatmak istediğimiz sizin yorumunuzla eşleşiyor.Teşekkürler.Selam ve saygılar sunuyorum.  14.06.2013 0:15
 

Merhaba Mehmet bey, Dostum, kusura bakma bu sefer seni eleştireceğim. Cami Allah'ın evi değildir. Hz. Muhammet döneminde cami mi vardı? Hatta onun bilgisi dışında yapılan birkaç camiyi aldığı emir üzerine Hz. Ömer'e yıktırtmadı mı? cami Emevilerin saltanat göstergesinden başka bir şey değildir. İçinde Müslümanların bir kısmı huzur buluyor olabilir. Tabii saltanat uşakları da orada kendilerine verilen görevi yapacaklardır. Bunlara da kızmamak gerekir. Saygı ve selamlarımla...

izmirli doksanyedi 
 13.06.2013 13:55
Cevap :
Kıymetli Osman Tamtürk: Ben Camiler Allah'ın evidir demiyorum. Onlar diyor.Yüce Allah Alemlerin sahibi kala,kala Camilere mi kaldı.Yüce Allah'ın Camilere ihtiyacının olmadığını hep söylerim.Gelin de Din bilginlerine anlatınız.Size yüzde yüz katılıyorum.Ben şimdi kalkıp Camiler Allah'ın evi değildir desem beni bu beyhude dünyadan kovarlar..Kıymetli üstat yine zahmet ettiniz.çok önemli yorumunuzla beni sevindirdiniz.Selam ve saygılar sunuyorum.   13.06.2013 18:44
 

MESAJLARI OKUYAMIYORUM YARDIMCI OLURMUSUNUZ

Mehmet Aluç 
 13.06.2013 2:21
Cevap :
Kıymetli Mehmet Aluç :Tahmin edersem Blog giriş sayfanız henüz açılmamıştır.Biraz daha bekleyelim.Pek fazla kurcalamayınız dikkatli olunuz gelen yorumları yada mesajları silebilirsiniz. Oradaki kırmızı çarpı işaretini hiç tıklamayınız.Yazılarınız okunuyor ve okurlar tarafından yorumlanıyor onu biliyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.  13.06.2013 18:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7050
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1813
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster