Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
274
 

Çanakkale’yi Geçilmez Yapan 2. Abdülhamid, Neden 10.000 Modern İlkokul Yaptırdı? (9)

Çanakkale’yi Geçilmez Yapan 2. Abdülhamid, Neden 10.000 Modern İlkokul Yaptırdı? (9)
 

Bakmak için "iki göz", görmek için ise gözün yanında basiret (akıl gözü) de gerekmektedir.


Eğitim ve okullaşmanın önemini maalesef bilmiyoruz. Eğer bilseydik, milletçe daha çok okur, ve hem kendimize, hem de ülkemize daha donanımlı kişiler olarak büyük yararlar sağlayabilirdik.

Bizim çağdaşımız olan (gelişmiş) toplumlara ve nüfusumuza göre, bizim yılda 300-400 milyon kitap okumamız gerekirken, maalesef bugün en fazla (okur gibi yaptığımız ! ) kitap sayısı, 35-40 milyon adettir.

II. Abdülhamid, döneminin tüm gelişmiş ülkelerin (İngiltere, Fransa, Rusya vb.) açık saldırısı ve tehdidi altında iken dahi, devletin tüm ekonomik sıkıntılarına rağmen, yaklaşık 10.000 (onbin) modern ilkokul yaptırmıştır.

II. Abdülhamid, bir yandan Çanakkale’yi geçilmez yapacak tabyaları inşa ettirirken, bir taraftan da adeta can havli ile, memleket çocuklarının, özellikle de kızların eğitimi ve okullaşması için, inanılmaz büyüklükte çaba harcamıştır.

Neden mi ?

- Tarihe baktığınız zaman, sadece eğitimli toplumların bir medeniyet kurabildiklerini ve gelişebildiklerini görebilirsiniz.

- Eğitimli bir kişi öncelikle kendisine için, sonrasında da ülkesi için çok değerli bir varlıktır. Günümüzde dahi insan sermayesi, en iyi Milli Servet unsurlarından değil midir ?

- Eğitimli insan, hem kendi sorunlarını hem de ülkesinin sorunlarını çözebilecek yeteneğe sahiptir. Bu doğrultuda, her zaman, tüm sorunların çözümü için fırsatlar yakalayabilir.

- Eğitimli insanlar, insanlığın önceden meydana getirdiği tüm değerleri (gelişmeleri) öğrenebilir (kitapları okuyabilir).

- Eğitimli insan, aydındır ve ahlaki bütünlük içindedir. Alaycı değildir, hoşgörülüdür.

- Eğitimli insan, kendisinden çok, milletinin çıkarını düşünür. Bilir ki; toplumu zengin ve huzurlu ise, kendisi ve ailesi de huzurlu olacaktır.

- Eğitimli insan, hayırseverdir. Bilir ki; gerçek ihtiyaç sahipleri, (zaruri) ihtiyaçlarını karşılayamadığında, toplumda çeşitli sorunlara sebep olurlar.

- Eğitim, gelişmeye ihtiyacı olan ülkeler için en büyük kaynaktır. Çünkü ekonominin ve toplumun sürdürülebilir gelişimi, eğitimle yakından ilişkilidir. Eğitimli insanlar, kendileri ve çevreleri hakkında daha fazla ve daha doğru bilgiye sahip olurlar.

- Eğitimli insanlar girişimci ve araştırmacıdır. Eğitimli bir ziraatçının üretimi hem bilinçli, hem de verimli olacaktır.

- Eğitimli insanlar, fırsat eşitliğini teşvik ederler. Bilirler ki, herhangi bir ayrıcalık ahlâka aykırıdır.

- Eğitimin amacı, sosyal sistem ne olursa olsun, sadece bilgiyi yaymak değil, aynı zamanda sorgulayıcı ruhu teşvik etmek(tir ve öyle) olmalıdır.

- Doğru bir eğitim alınmadan, iyi bir vatandaş olunması nerede ise mümkün değildir.

- Eğitim, iyi yetiştirilmiş ve akıllı insanlar üretir. Bugünün çocukları, yarının (büyükleri olacak olan) vatandaşları değil midir ?

- Eğitim, gençlerin yeteneklerini geliştirmelerini ve iyi bir yaşam sürmelerini sağlar.

- Eğitim sistemi, öğrencinin en iyi yeteneklerini ortaya çıkarmalı ve gencin zihnini sıkmamalıdır.

- Eğitim, millî değerlerin öğrencilere aktarılması için önemli bir araçtır.

- Eğitim, bir kişinin karakterini oluşturmada da yardımcı olur. Eğitimciler (öğretmenler), öğrencilerine doğru bir ahlâki bakış açısı vermeye çalışırlar.

- Eğitim; sağlığı geliştirir ve açlığı engeller.

- Kadınların eğitimi ve çocukların ölümünün azalması, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için zaruridir.

- Eğitim, eşitsizliğin panzehiridir.

- Eğitim, iyi bir geçim kaynağı için vazgeçilmez disiplindir. Eğitimli bir kişi, hayatın temel maddesi olan ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilir.

- Eğitim, dünyayı tanımamızı sağlar.

- Özetle eğitimin amacı :  İnsani erdemin tek bir yönünü geliştirmek değil; hayatın anlamını ve onlardan ne istediğini anlayan, sağlıklı ve normal insanlar üretmektir.

- Eğitimle ilgili sonsöz : Eğitim, insanın kendisini, hayatını, çevresini yorumlamak / yorumlayabilmektir.

İşte II. Abdülhamid, bunların farkında bir yönetici olarak, halkın eğitimi için bu kadar büyük yatırımlar yapmış, okullar açmıştır.

 

Devam edecek...

- II. Abdülhamid’in her şeyden çok sevdiği ülkesi ve halkı için yaptığı yenilikler ve bıraktığı eserler.

www.canmehmet.com

Resim: Tarafımızdan düzenlenmiştir.

Resimdeki yazının açıklaması: 

ÇANAKKALE TABYALARI

Tabyalar Çanakkale Savaşları’nda Türk ordusuna Boğaz’ı savunma açısından büyük faydalar sağlamıştı. Rumeli ve Anadolu yakasında olmak üzere Çanakkale Boğazı’nın birçok yerinde tabyalar bulunuyor. Bunların büyük bir bölümü Sultan II. Abdülhamid döneminde yapılmıştı.

HAMİDİYE TABYASI

Kilitbahir Kalesi’nin güneyinde, Çanakkale merkezde Çimenlik ve Dardanos Tabyaları arasındadır. Adını da bu tabyayı yaptıran Sultan II. Abdülhamid’den almaktadır. Bu tabya, Çanakkale Savaşı sırasında tümüyle Alman subay ve erlerinin kontrolündeydi.

MECİDİYE TABYASI

Çanakkale Nara Caddesi Üzerindedir. Hamidiye tabyalarının bin metre kadar İlerisindedir. Sultan Abdülmecid tarafından kale olarak inşa ettirilmiş ve Sultan II. Abdülhamid tarafından Tabyaya dönüştürülmüştü. Tabyada 8 adet bonet (sığınak), 16 top yeri vardır. Bonetler kesme taşlarla yapılmış ve üzerleri toprakla örtülmüştür. Seyit Onbaşı’nın görev yaptığı ve 16 Türk askerinin şehit olduğu tabyadır.

ERTUĞRUL TABYASI

Seddülbahir Köyü’nün batısında, Ertuğrul Koyu’na hâkim Gözcü Baba Tepesi’nin güney yamaçlarında bulunmaktadır. Tabyada 3 adet bonet ve 2 adet top bulunmaktadır. Çanakkale Deniz Savaşı’nda bu tabyada görevli Türk topçu birliği yaptığı atışlarla İngiliz Agamemnon zırhlısına 7 isabet sağlamıştır. Yahya Çavuş ve arkadaşlarının bulunduğu tabyadır. Tabyanın kuzeyinde Yahya Çavuş Şehitliği ve Anıtı bulunmaktadır.

DARDANOS (HASAN MEVSUF) TABYASI

Çanakkale-İzmir yolunun 9. Kilometresinde antik Truva kenti kalıntılarının olduğu Dardanos’tadır. Çanakkale Savaşları’nda burayı savunan Tabya Komutanı Kilitbabirli Üsteğmen Hasan Hulusi ve gözetleme subayı Trablusgarplı Teğmen Mehmed  Mevsuf ve beraberlerindeki erler burada şehit düştükleri için bu tabyaya Hasan-Mevsuf Tabyası adı verilmiştir. Agamemnon zırhlısına isabet eden 12 toptan üçü ve Queen Elizabeth zırhlısına isabet eden toplardan üçü bu tabyadan atılmıştı. 

MESUDİYE TABYASI

Çanakkale-İzmir yolundan sol tarafa ayrılan yolun birinci kilometresinde Baykuş Tepe olarak bilinen yerdeydi. Deniz Binbaşı Hasan Bey komutasında 3 subay, 81 erbaş ve erden oluşanbu tabyadan atılan toplar Irresistible kruvazörü ve Ocean gemisinin tamamen devre dışı kalmalarını sağlamıştı. Daha fazlası için bakınız:  http://www.canmehmet.com/sultan-hamidi-devirmekle-yedigimiz-halti-simdi-anlayabildin-mi.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çanakkale"ye ilk gittiğimde 10 yaşımdaydım. Sonra 28 yaşımdayken öğrencilerimi götürdüm. İkisi de birer günlüktü ve ilkinde çocuk olduğumdan ikincisinde çocukları gözetmek zorunda olduğumdan tam hakkını veremedim. Bu gidişimde 11 gün geçirdim. Yıllarca okuduklarım ve artı 11 gün. Tabyalari, boneleri, kaleleri gezdik. Osmanlı'nin bu anlamda hiç de acınası bir durumda olmadığını Fatih' in, IV. Mehmet'in, III. Ahmet'in ve II. Abdülhamid'in yaptırdıklarıni gördük ve bu emeğe, öngörüye hayran olduk. Ben fikir olarak - en ideal şekliyle - Cunhuriyetçiyim ancak hepsi bizim Atamız, tarihimiz, gururumuz. Yeter ki ayrımcılık yapılmasın, buna ortam hazırlanılmasın. Tarih hepimizin... Ülkemiz de... Ve hepimiz aynı gemideyiz. Eğitimli insanlar olarak en önce bunu şiar edinmeli, samimi olarak birlikten yana olmalıyız. Tıpkı atalarımızın Çanakkale'de tek bir amaçta birleştiği gibi. Saygılar...

Retor 
 22.08.2017 23:13
Cevap :
Değerli Aykar Sönmez, bilirsiniz, bilmemek (çok) tehlikeli değildir. Ölümcül derecede tehlikeli olan, kişinin bilmediğini bilmemesidir. Kültürümüz; okumayı, okuyanı yüceltmesine rağmen ne yazık ki bizler (öğrenmek için) yeterince okumuyoruz. Atalarımız, çocuk ve torunlarının erken dönem öğrenme ihtiyaçlarını; onlara okudukları (ve sözlü olarak anlattıkları) hikayelerle, onları ahlaki boyutta, (edep-görgü kurallarını öğreterek, davranışlarıyla örnek olarak oya gibi işler, süsler) besler, yaşama hazırlarken; bizler bugün(çocuklarımızı erken yaşta yuvalara teslim ederek) bunlardan mahrum bırakıyoruz. Bu sonuçla çocuklarımız (şeklen) birşey biliyor görüntüsüne rağmen, dikkatli yetişkinler gençlerimizin, yaşama hazırlanmalarında "boş!" yetiştiğini görmektedirler. Bizlerin, edep, hoşgörü ve bilgi ile meselelerimizi (ama'sız) tartışmamız gerekmektedir. Acı olan, ezberlerimiz dışında bir şey okumuyor, onları yok sayıyoruz. Bu anlayışla nasıl gelişeceğiz? Sağlıcakla kalınız.  23.08.2017 9:25
 

Cumhuriyet dönemi eğitimiyse şu sıraladığınız maddelerin, genel olarak, tam tersini gerçekleştirdi...Eğitim kanallarından "aydınlar" çıktı ama her nasılsa ülke hep karanlıkta kaldı...Demek ki, cehalet için de "eğitim" gerekiyormuş Mehmet Bey...Selamlarımla

ali açıköz 
 22.08.2017 20:45
Cevap :
Değerli Ali Bey, içerikteki dört satırı burada yeniden not düşersek: -Eğitim, gençlerin yeteneklerini geliştirmelerini ve iyi bir yaşam sürmelerini sağlar. – Eğitim sistemi, öğrencinin en iyi yeteneklerini ortaya çıkarmalı ve gencin zihnini sıkmamalıdır. – Eğitim, millî değerlerin öğrencilere aktarılması için önemli bir araçtır. – Eğitim, bir kişinin karakterini oluşturmada da yardımcı olur. Eğitimciler (öğretmenler), öğrencilerine doğru bir ahlâki bakış açısı vermeye çalışırlar....Şimdi izninizle okuyanlara bir soru: Bizler, bugüne kadar bu anlayaşla bir eğitim verebildik mi? Cevap, "Hayır!" ise, Neden? Gençler, bizim geleceğimiz, yarınlarımız değil mi? Onlara doğru bir eğitim veremiyorsak, ülke-Toplum olarak nasıl bir gelecek öngörmekteyiz. Değerli katkı ve desteğiniz için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.  23.08.2017 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1050
Toplam yorum
: 2662
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1716
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster