Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım çalışma hayatında, deneyimli çalışanların gülümseme ile sık sık, “Bu çok çalışma ile anlaşılan devletimizi sen kurtaracaksın!” ifadeleri üzerine, devletten önce kendimi kurtarmanın daha akılcı olacağını düşünerek, üç yıllık memur..

Devamı
 
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
 
Tüm Önerilerim »
Mutsuz Olan, Mutsuz Eden İnsanlar...

Değerli Hülya Çakıcı, Başarı: kişinin kendi yaşamını (değerlerine, beklentilerine göre) başarmasıdır. İnsanlar; bilinenlerle (çoğunlukla) mutlu olmadıklarına göre, bilinenler, çok da doğru değildir. Topluca çektirilen bir resimde ilk kime bakarız? Ya kendimize, ya da sevdiğimize? Peki, neden? Düşünmek:yemek yapmaya benzer. Önce mutfağımızda uygun malzemelerin (bilgi-deneyimin) hazır edilmesi gerekir. Biliriz ki, Hindi de düşünmektedir! Özet: İnsan, varlığı ile mükemmel, işletim sistemi (bilgi-deneyimi) ile basit varlıktır. Onun değerli kılan, kendi şahsında insanı tanıması ve insanı gerçeği (zaafları ile) kabullenmesidir. Yuvarlanın taşın yosun tutmaması gibi, sürekli arayış içerisinde olanlar da (kalıcı) huzur bulamamaktadır. İnsanın gerçeği: Elini düşmemesi için tuttuğu (güçsüz) torununun, bir vakit sonra onun düşmemesi için elinden tutacak (güçte) olmasıdır. Sağlıcakla kalınız.

06 Haziran 2018 15:25
Bizim Coğrafyada Evlilik

Değerli Çiğdem Timur, Gençler için çok değerli yazınızı maalesef şimdi okuma fırsatı bulabildim. işaret ettikleriniz: taraflarının mutlaka bilmesi gereken ve evlilik için olmazsa olmaz şartların başında gelmektedir. Bunlarla birlikte; konu ile uğraşanların bahsetmekten özellikle kaçındıkları hususlarda bulunmaktadır. Örnek: Kadın veya erkeğin ailesinde erken yaşta yaşanan (boşanmalar-üvey anne-baba-şiddet, vb) olumsuzluklar ve bu yaşananların tarafların üzerine bıraktığı izler. İş; Doğru insanı bulmakla, hatta doğru insan olmakla da bitmiyor. Acı olay yaşayanlar, isteseler dahi, evliliklerine olumlu katkı sağlayamamakta, işin ilginci bunun (nedenlerinin) farkına dahi varamamaktadır. Belki bir çözüm olarak: Devletin, evlilik okulu açması ve taraflarına kendilerini (geçmişlerini sorgulayabilmeleri) tanımaları için örtülü de olsa ayna tutabilmesidir. Ki: İleride, birçok mutsuz insan ortaya çıkmasına mani olunabilsin. Elinize Sağlık. Sağlıcakla kalınız.

18 Mayıs 2018 01:36
İnsan, Zulüm, İman, Ramazan

Değerli Çiğdem Timur, İslam'ı değerlendirmek için Avrupa-ABD'nin yaklaşık 14 asırlık bir sürede yaşadıklarını masaya yatırmak gerekir. Elbette 7.Asırdan itibaren İslam topluluklarını da. Müslümanlar, Arap Yarımadası'ndan İspanya'ya gelerek yaklaşık, 8 asır ve büyük bir medeniyet kurarak 15.asrın sonuna kadar hüküm sürdüler. Diğer taraftan Osmanlı Devleti de, yaklaşık 20.asrın başına kadar bir dünya devleti olarak (6 asır) hüküm sürmüştür. Toparlanırsa: 7 ile 18 asırda dünyada söz sahibi olanlar Müslümanlardır. İslam, yaşanırsa anlamını bulmaktadır. Bu devletler, islam'ı (öğütlendiğince) yaşadıkları sürece lider olmuşlar, yaşamadıklarında, sürüklenen olmuşlardır. Okuduğumuz tarih (Avrupa-Osmanlı-Yakın tarih) batılılarca yazıldığı için uydurmadır. Ne Rönesans, belirtilen tarihte; ne de Osmanlı, 18-19. asırda gerilemiştir. İstanbul'un fethi, Hristiyan dünyasını birleştirmiş ve Osmanlılar için (hazırlıklı olmadıklarından) sonlarının başlangıcı olmuştur. Sağlıcakla kalınız.

16 Mayıs 2018 19:53
 
Toplam blog
: 958
Toplam yorum
: 2601
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1706
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster