Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım çalışma hayatında, deneyimli çalışanların gülümseme ile sık sık, “Bu çok çalışma ile anlaşılan devletimizi sen kurtaracaksın!” ifadeleri üzerine, devletten önce kendimi kurtarmanın daha akılcı olacağını düşünerek, üç yıllık memur..

Devamı
 
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
 
Tüm Önerilerim »
Bizim Coğrafyada Evlilik

Değerli Çiğdem Timur, Gençler için çok değerli yazınızı maalesef şimdi okuma fırsatı bulabildim. işaret ettikleriniz: taraflarının mutlaka bilmesi gereken ve evlilik için olmazsa olmaz şartların başında gelmektedir. Bunlarla birlikte; konu ile uğraşanların bahsetmekten özellikle kaçındıkları hususlarda bulunmaktadır. Örnek: Kadın veya erkeğin ailesinde erken yaşta yaşanan (boşanmalar-üvey anne-baba-şiddet, vb) olumsuzluklar ve bu yaşananların tarafların üzerine bıraktığı izler. İş; Doğru insanı bulmakla, hatta doğru insan olmakla da bitmiyor. Acı olay yaşayanlar, isteseler dahi, evliliklerine olumlu katkı sağlayamamakta, işin ilginci bunun (nedenlerinin) farkına dahi varamamaktadır. Belki bir çözüm olarak: Devletin, evlilik okulu açması ve taraflarına kendilerini (geçmişlerini sorgulayabilmeleri) tanımaları için örtülü de olsa ayna tutabilmesidir. Ki: İleride, birçok mutsuz insan ortaya çıkmasına mani olunabilsin. Elinize Sağlık. Sağlıcakla kalınız.

18 Mayıs 2018 01:36
İnsan, Zulüm, İman, Ramazan

Değerli Çiğdem Timur, İslam'ı değerlendirmek için Avrupa-ABD'nin yaklaşık 14 asırlık bir sürede yaşadıklarını masaya yatırmak gerekir. Elbette 7.Asırdan itibaren İslam topluluklarını da. Müslümanlar, Arap Yarımadası'ndan İspanya'ya gelerek yaklaşık, 8 asır ve büyük bir medeniyet kurarak 15.asrın sonuna kadar hüküm sürdüler. Diğer taraftan Osmanlı Devleti de, yaklaşık 20.asrın başına kadar bir dünya devleti olarak (6 asır) hüküm sürmüştür. Toparlanırsa: 7 ile 18 asırda dünyada söz sahibi olanlar Müslümanlardır. İslam, yaşanırsa anlamını bulmaktadır. Bu devletler, islam'ı (öğütlendiğince) yaşadıkları sürece lider olmuşlar, yaşamadıklarında, sürüklenen olmuşlardır. Okuduğumuz tarih (Avrupa-Osmanlı-Yakın tarih) batılılarca yazıldığı için uydurmadır. Ne Rönesans, belirtilen tarihte; ne de Osmanlı, 18-19. asırda gerilemiştir. İstanbul'un fethi, Hristiyan dünyasını birleştirmiş ve Osmanlılar için (hazırlıklı olmadıklarından) sonlarının başlangıcı olmuştur. Sağlıcakla kalınız.

16 Mayıs 2018 19:53
Mehmed Bir Cihan Fatihi ile Çandarlı Halil Paşa Arasındaki Gerginliğin Gerçek Yüzü

Değerli Aslı'nın sureti, Tarihçilerimiz (Maalesef) dönemin devlet politikaları paralelinde kitap yazmışlar ve gerçekleri tahrif etmişlerdir. Bu manada Ne Fatih'in "Kardeş katli", ne Yavuz Selim'in (Şii)İran Seferi, Ne de Kapitülasyonlar gerçeği ile yazılmamıştır. Bunlardan birisi de Çandarlı Halil Paşa konusudur. Osmanlının uzun süre bir dünya devleti olmasının arkasında devşirmelerin yönetime taşınmaları vardır. Çünkü içerideki beylikler-beyler iktidar peşindedir. Bizler ne zaman "Ama"sız bir tarih yazarsak, hem Osmanlıyı-Politikalarını doğru öğrenir, hem de geleceğimizi doğru kurarız. Sağlıcakla kalınız.

21 Nisan 2018 21:18
 
Toplam blog
: 952
Toplam yorum
: 2597
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1701
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster