Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım çalışma hayatında, deneyimli çalışanların gülümseme ile sık sık, “Bu çok çalışma ile anlaşılan devletimizi sen kurtaracaksın!” ifadeleri üzerine, devletten önce kendimi kurtarmanın daha akılcı olacağını düşünerek, üç yıllık memur..

Devamı
 
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
 
Tüm Önerilerim »
Kendi Kurallarımı Kendim Koyarım

Değerli Matilla, bilirsiniz, tartışmak gelişmek, karşılıklı kör noktaları aydınlatmaktır. Bu manada ülkenin (bu ortamdaki) aydın kesimi, "özgürlük" anlayışının (en azından kendine göre)tanımını yapmalıdır. Yapmalıdır ki: kendisinin neyi savunduğunu/savunmadığını öğrensin. Her konuda Batıyı örnek alan/verenler, Batının son ikibinbeşyüz yılında kadının yaşadıklarını bilmekte midir? Batı da kadın gerçekte özgür müdür, yoksa (özgürlük altında)istismar mı edilmektedir? 15-35 yaş arasında "özgürlük" kulağa hoş geliyor da, 35 yaş sonrasındaki tercih nedir? Doğanın kendisi ile ile ilgili nasıl bir yasası varsa, insanın (fıtratının) da yasası vardır. İnsan, diğeri ile vardır. "kimse istemediğini yapmamalıdır!" ifadesine gelirsek: insanın ve çevresinin yaşaması için gerekli sorumlulukları kim yerine getirecektir? Özgürlük, bir bilinç işidir. Talep değil. Kadınlarımız yeteri kadar okur ve iş sahibi olursa, meseleye farklı bakılabilecektir. Sağlıcakla kalınız

17 Temmuz 2018 12:22
Kendi Kurallarımı Kendim Koyarım

Değerli Matilla, Bilirsiniz, doğru soru, cevabının yarısıdır. "Özgür olmak nedir?" Sorunun, tanımı/cevabı: kişinin yaşamı algılaması, bilgi-deneyimi, yaşamdan beklentileri ve (yaşadıkları olumsuzluklar) geçmişi ile ilgili olacaktır. Peki, özgür (serbest) olduğumuzda sorunlarımız çözülerek, istediklerimize kavuşmakta mıyız? Örneğin: alkol-uyuşturucu tüketme özgürlüğü beraberinde (alkole)köleliği getirmeyecek midir? Evlilikte sıkılan kadın-erkek, yeni yaşantısında nelerin/kimlerin kölesi olacaktır? Özetle: Kimse kendi kuralını koyamaz, kimse kafasındaki (sanal) dünyadaki gibi sorumsuzca yaşayamaz. Deneyenler; yaşam girdabında kaybolup gitmektedir. İnsan, diğer insanlar ve çevresi (sorumlulukları) ile vardır. Bunlara (ortak paydada) uyum sağladığı sürece özgür olmaktadır. Özgürlük: Kişisel değil, toplumsaldır. (bilinçtir) Sağlıcakla kalınız.

15 Temmuz 2018 17:05
Muhafazakâr Evliliklerde Sorunlar Neden Fazla?

Değerli Sabri Eyigün, Bilirsiniz, yeteri kadar okuyan bir toplum değiliz. Okumadığımız için, ne kendimizi, insanlarımızı; ne ülke/ortam şartlarını, ne de içerisinde bulunduğumuz çağın getirdiklerini, gereklerini bilemiyoruz. Kadınlar için evlilik, (Herhalde, bir sorumluluk olmadan) Beyaz gelinlik, düğün, takı, ve kafasında (hayal ettiği erkek karakteri: Erkekler için ise, ana-babalarımızın beğenilerine göre kafalarımızda oluşan gelin modeli. Evlilik: Bilinçli insanların, karşılıklı saygı içerisinde bir sorumluğu paylaşmaları değil midir? Aşk, sevgi ve uzun ömürlülük sonrasında gelecektir. Bu arada (kimi) medya, insanımız, kültürümüz ve yaşamımızla bağdaşmayan bir (evlilik modeli) dayatarak, insanlarımızın kafasını karıştırmaktadır. Avrupa’ya uyum adına (çıkarılan yasalar ve) yıkılan yuvalar da cabası! Sağlıcakla kalınız.

11 Temmuz 2018 18:32
 
Toplam blog
: 964
Toplam yorum
: 2601
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1709
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster