Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım çalışma hayatında, deneyimli çalışanların gülümseme ile sık sık, “Bu çok çalışma ile anlaşılan devletimizi sen kurtaracaksın!” ifadeleri üzerine, devletten önce kendimi kurtarmanın daha akılcı olacağını düşünerek, üç yıllık memur..

Devamı
 
 

Yazdığım Kategoriler

 
 
Tüm Önerilerim »
Hıçkırıklardan Geriye Kalan

Değerli Hanife MERT, İzninizle, kadınlara şiddet, sadece ülkemizin değil, (bizim medya kasıtla yansıtmadığı için bilmiyoruz) gelişmiş ülkelerin de sorunudur. Örnek: Finlandiya'da kadına şiddet: %43 seviyesindedir. Antik Roma ile Antik Yunan medeniyetinde kadının yerini bilmeden yorum yazmak (Müslümanlara-Türklere) biraz haksızlık olmaktadır. İş Bankası Kültür Yayınlarının 5 cilt olarak yayınladığı (Avrupalı) "Kadınlar tarihi" Meraklısı için değerli bir kaynaktır. Orada kadının geçirdiği süreç anlatılmaktadır. Sanayi devriminde (beş) 5 yaşındaki kız-erkek çocuklar madende, 10-11 yaşındaki kızlar tekstil atölyelerinde çalışmaktadır. Komünizm: (ideolojik kısmına girmeden), Avrupa'daki bu kötü çalışma şartlarının (sonucudur) ifadesidir. Çözüm: Bir çorba-tatlı tarifi peşinde koşan annelerimiz, çocuk eğitimi için tarif peşinde koşmalıdır. Sonrası kendiliğinden gelecektir. Ve bu konu çok tartışılmalıdır. Sağlıcakla kalınız.

12 Mart 2019 12:36
Nutuk ve Çelişkiler (3)

Değerli Matilla, (3/Son) “Filozof Companella, son tahlilde Osmanlı’nın şahsında; her şeyin ideal ve nihaî anlamda tatbik edildiği “Güneş Ülke” özlemini şu şekilde tavsif ve tarif etmektedir: -‘Güneş Ülke’yi yeryüzünde bulmak mümkün müdür? Fikir hürriyetine, Vicdan hürriyetine, lisan hürriyetine ilişmeyen Türklerin varlığı hiç olmazsa yarın böyle bir ülkenin var olacağını bana hissettiriyor. Madem ki, düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur, âdil Türkler var; üzerinde yalnız hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir “Güneş ülke” yarın neden vücut bulmasın?...” Değerli Matilla Bey, Ne zaman ki, Düşünen İnsan: kendi refah, mutluluk ve huzurunun karşısındakinin, refah ve huzurunda olduğunu kavrayabilir; onu, gücü-imkanı ile ezmeye-sömürmeye kalkmaz ise, işte o zaman insanlar geleceklerinden ürkmeyecek, tarih (Zulüm-savaşlar) tekrar etmeyecektir. Teşekkürler, sağlıcakla kalınız.

05 Mart 2019 13:47
Nutuk ve Çelişkiler (3)

Değerli Matilla, (2) “Bununla birlikte yaşadıklarımızın tarihin tekerrüründen ibaret olduğu anlayışı, kaba bir genelleme olup her olgunun kendine özgü olduğunu hatırdan uzak tutmamak gerekir. Ancak olayların biricik olması, tarihi olgulara bakarak genellemeler yapmamızı engellememelidir. Zira‚ tarih, genellemelerle beslenir. Örnek: Napolyon, Rusya’nın soğuğuna yenildi. Hitler, bundan ders almamış olmalı ki, o da soğuk karşısında mağlup oldu. Tarihin (olayların) yazana-konumuna göre değiştiği doğru bir tespittir. Ancak, bu, ondan yararlanılmasına engel olmamalıdır. Platon’un (M.Ö.427) ve Thomas More’ın(1478) düşünceleri, yaklaşık yüz yıl sonra Campenella için rehber olmuş; bunu “Güneş Ülkesi” eserinde değerlendirmiştir. Tarih, (doğru kabul edilmeden) iddia ve karşı iddiası ile değerlendirilirse, hem insanlığın geçirdiği aşamalar, hem de içerisinde bulunulan durumdan hareketle gelecek planlaması yapılabilir. İzninizle, meraklıları için “Güneş Ülkesi” isimli eserden bir de not düşelim:

05 Mart 2019 13:44
 
Toplam blog
: 1014
Toplam yorum
: 2643
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1726
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster