Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
464
 

Çaresiz değiliz, ama geç kalmayalım…

Çaresiz değiliz, ama geç kalmayalım…
 

Hakkari’de verdiğimiz şehitler ile allak bullak iken, yeniden vurulduk. İnsan sabah gazetelere bakmaya korkar oldu. İşte Diyarbakır, işte İstanbul. Terör azdıkça azıyor, çare üretmek makamında olanlar baktıkça bakıyor. Ülkenin huzuru, ülkenin güvenliği, ülkenin geleceği de battıkça batıyor. Terör durumu böyle iken ekonomi nasıl? Tüsiad, “Devlet halkını korumak için tedbir almakla sorumludur” biçiminde demeç verme zorunluluğunu hissediyorsa asayişten pek de farklı değil.

Bu gidişe çare yok mudur? Muhakkak vardır. Önemli olan çareyi üretmeye hazır ve istekli olmaktır. Geriye doğru dönüp baktığımızda sürekli kötüye giden bir zigzaglı grafik görüyoruz. Devlet hayatı canlıdır, hareketlidir. Dolayısı ile zigzaglar hep olur. Ancak genel gidiş kötüye doğru ise muhakkak surette çare bulunmalıdır. Denilebilir ki, “biz demokratik bir ülkeyiz, yakında seçim var. Yanlıştaysak halk cezayı keser” Söz konusu sosyo-ekonomik durumsa amenna. Ama giderek artan biçimde her gün insanlar ölüyorsa, terör güvenliğimizi aşındırıyorsa, daha da kötüsü insanların sabrı taşıyorsa, başta Hükümet olmak üzere muhakkak bir şeyler yapılmalıdır.

Çareyi görmek için yanlışı tespit etmek gereklidir. Öyle yapalım. Sekiz yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin ilk dönemi için sözümüz yoktur. Zira seçim sonucu yeniden seçilmiştir. Ancak gerek ekonomik gerek güvenlik sorunları ikinci dönemde çığ gibi artmıştır. Ekonomik durum ilerde tekrar düzelebilir. Zaten kamuoyu yoklamaları da bir dahaki seçimlere farklı bir yönetimin geleceğini söylüyor. Ancak, teröre verdiğimiz canlar geri gelmeyecektir. Her türlü yönetim biçimi insan içindir. Eğer ben ölmüşsem senin ne ile yönettiğin çok da önemli değildir.

25 yıldır terör deneyimi olan dünyanın üçüncü kuvvetli ordusuna sahip bir ülkeyiz. Bu yüzden kimse çıkıp ta artan terörü askerin başarısızlığı şeklinde yorumlayamaz. Yorumluyorsa, ya cahildir, ya da orduya kastı vardır. Kaldı ki ordu, 2002 de terörü sıfır noktasına getiren ekibin de içinde idi. Bu gün ne değişti? Ekipteki siyasi iktidar. Başka bir deyişle terörün bu günkü duruma gelmesinde baş etken siyasi iktidardır. Yapılan hataların bilinçli olmadığını ummak, öyle inanmak istiyoruz. Ancak hatalarda uyarılara rağmen israr edilmesi “acaba” sorusunu kovulamaz biçimde akla getiriyor. Nedir bu hatalar?

1) Atatürk’ün ordusunu iktidarın siyasi çıkarlarının ordusu haline getirmek için açtığı Ergenekon çukuru. 2007 den beri bu çukura vatanseverler, ilerici aydınlar, emekli – muvazzaf ayrımı yapılmadan ordunun üst kademesindeki yaklaşık herkes atılmaktadır. Her ne kadar büyük çoğunluk amacın ne olduğunu biliyor, bu davalardan hiçbir şey olmayacağına da eminse de, yinede ordunun morali hayli bozulmaktadır. Şerefli, haysiyetli insanlar yandaş medya vasıtası ile yargılanıp asılmaktadır. Oysa yandaş yargı bile o kadar zorlamasına rağmen dört yıldır kimseyi mahkûm edememiştir. Prof. Dr. Mehmet Haberal’a tazminat olayında da görülmüştür ki, içerdekiler nedensiz oradadır. Bu yüzden iktidar halktan özür dileyip bu Ergenekon oyunundan vazgeçmelidir.

2) Gerek cumhuriyet öncesi, gerek sonrası birçok etnik kökeni farklı insanlardan oluşan Türk halkı kimse kışkırtmasa bir arada huzur içinde yaşamıştır. Yabancı devletlerin kışkırtması sonucu bazen problemler çıkmışsa da sonunda çözülmüştür. Oysa günümüzde sayın başbakan insanları etnik kimliklerine ayırarak (umarız bilmeyerek) geçmişte yabancı devletlerin yaptığını yapıyor. Neyi amaçladığını bilmiyoruz ama bu işin sonu bölünüp parçalanmaya kadar gidebilir. İktidar derhal bu politikadan vazgeçmelidir.

3) Açılım, saçılım gibi icraatlarla teröre paye verilmiş ve terörist kahraman ilan edilmiş, nerede ise Türk bayrağı sakıncalı hale gelmiştir. Bu politikadan derhal vazgeçilmelidir.

4) Güneydoğuda sıkıyönetim ilan edilmeli, Kuzey Irak yönetimine bütün terörist yönetimini bize telsim için süre verilmeli, olmazsa gidip tek terörist kalmayana kadar temizlenmelidir. Daha sonra da Kuzey Irak’ta bir güvenlik sınırı oluşturmalı ve artık terör tehdidi yok olana kadar korunmalıdır.

5) Terör ve vatana ihanet suçları için idam cezası getirilmelidir.

6) Bütün bu önlemleri almak sizce mümkün değil mi? O zaman son bir çare var. Derhal İSTFA EDİN VE ERKEN SEÇİME GİDİN.

22/06/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru! Mücadele de etmek gerikir. Oysa 0 terörü bu günlere getirip, hala zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışanlara ne demeli? Selamlar...

Mesut KARİP 
 24.06.2010 13:41
Cevap :
Merhaba, Bence onları kandile göndermeli. Saygı ve selamlar...  26.06.2010 11:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster