Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1167
 

Çarpık bakışlı Paris

Çarpık bakışlı Paris
 

Bugün Paris Hilton’un özel hayatı internete girdi. Milliyet’te gördüm. Kendisini pek tanımam. Babasının otelleri de beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Güzel bulur muyum, bulmaz mıyım mevzu bahis değil. Ancak gördüklerim ve nasıl biri olduğu kafamı meşgul ediyor. Acaba gerçekten de kiraladığı deponun ücretini ödemeyi unuttuğu için mi yayınlandı parti çekimleri? Bu çekimleri yapmak nasıl bir kafa işidir? Kendisi mi planladı yoksa deşifre olmayı? Belki de reklâm stratejisinin bir parçasıdır.

Bu kız hayatı bu şekilde yaşamayı seviyor ve yaşadığı her şey kendi tercihi bu olduğu için mi ne yapacağını şaşırmış halde salınıyor kucaktan kucağa? “Sarhoş Paris Hilton…” “Memesini gösteren Paris Hilton…” Hani “marka”ydı o? Hani sadece bir partiye gitmek için cukkaları ödemek gerekiyordu. Nereye gitse sükse oluyordu, reklâmın şahı oluyordu çünkü? Başarılı işler yapmıştı. Ne iş yapsa başarılı oluyordu hatta… Geçenlerde bir hafta sonu yeni bir kanaldaki magazin yorumlarından duymuştum. Öyle takipçisi filan da değilim bu dünyanın. Sıkılarak itiraf ediyorum ki “aferin kıza” demiştim.

Fikrimi değiştiriyorum. Bugün gördüklerim bana yetti. Bunlar fantezi temalı, profesyonel pornografik işler değil. Bilfiil kızın yaşantısından, arkadaşlıklarından sahneler. Üstelik bu ortamlara benzer hayatlar yaşayan benzer karakterlerin kendi toplumumuzda da var olabileceğini aklım pek ala kesiyor. Para mı şaşırtıyor gençleri? Sıkıntıdan mı? Sahipsizlikten mi? Fazla sahiplilikten mi?

Masum bakışlar günbegün çarpılıyor. Sosyologlar, psikologlar daha iyi bilir sebepleri ancak ben gerçekten saflığı ve masumiyeti görmeyi özler hale geldim. En kutsal evlilik bağında bile çarpılmış kullar. Eş değiştirme partileri oluyormuş. İstanbul’da… Vay be, sapıttık hepten demek ki. Ben mi büyüdükçe dünya kirleniyor? Yoksa hep mi böyleydi?

Çocukluğumda en çılgın bir Madonna vardı. En aykırı. Ancak onun sanatı da vardı. Bu çarpık bakışlı düzgün fizikli kızın nesi var?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu çarpık bakışlı düzgün fizikli kızın MALESEF parası var ;)

pınar chan 
 01.02.2007 20:36
Cevap :
Haklısınız ancak her parası olan onun gibi davranmıyordur sanırım. Yani umarım :) Sevgilerimle...  02.02.2007 8:29
 

Kusura bakmayın, belki bazı satırlarınızı atladım veya belki de kendi alemime bir an daldım. Yazmış olduklarınıza ben de katılıyorum. Şu anda İzmir'de yaşıyorum. Ben kendini bir derece muhafaza edebilen insanlardanım. Geçen bahar İstanbul'a gittik arkadaşımla. Oradaki arkadaşlarımız sağolsun gezdirdiler. Öyle şeyler anlattılar ki ağzımız açık kaldı. Bir kısım insanlar gerçekten ye-iç-seviş şeklinde bir yaşam döngüsüne girmiş. Amerikan filmlerindeki gibi, okul sonu partilerinde illa ki kadın olma çabalarına giriyorlarmış kızlar. Bunda da ötesi var ki, Paris'in yaşantısı yanında pek te azımsanamayacak garipliklere sahip. Dünya gerçekten çok değişmiş. Yiyip-içip-sevişmek için kız çok, ama iş evlenmeye gelince kaçan kaçana.. Duygularımızı ifade etmede bile artık çekinir olduk. Çünkü herşey o kadar bayağı ki artık, sevdiğini düşündüğün bir kız her an "benim canım sıkıldı" deyip çekip gidebilir. Arada güzel ve duygu yüklü şiirler yazardım, inanın ki bu bayağılıkta ondan da soğudum!

xxxxxxxxxxxxxxxxx 
 30.01.2007 20:01
Cevap :
Sevgili Burgutex, mesajımı dikkate alıp tekrar yorum yazmanıza çok sevindim. İnanın aynı ürkeklik ve aynı tiksintiyi bu platformdaki birçok insan yaşıyoruz. Sizi anlıyor ve düşüncelerinizi paylaşıyorum. Aslına bakarsanız bu tip insanların gençler tarafınca örnek alınmasında, bu hayatlara gıpta ile bakılmasında haber niteliği taşıdıkları için basında yer almaları da etken. Umarım eleştirilerimizi okuyan gençler bize kulak asar. Sevgi ve saygılarımla...  31.01.2007 9:02
 

kuğu gibi süzülmesini ve her an kıralacak gibi bakmasını seviyorum. Kendisine dokunmasını ve tüm skandallarına rağmen kaybetmediği masumiyetini seviyorum. (yeterince itici oldum mu yoksa devam edeyim mi?)

Kerem Oğuz 
 29.01.2007 18:16
Cevap :
I love Paris... in the summer... diyorsun yani. Niye itici olasın ki. Sen de gençsin :)  29.01.2007 18:35
 

Paris bir yazar olsa ya da bilim kadını bu kadar ünlü olamazdı değil mi? Ünlü olmanın yolları açık ve netken neden daha yorucu işlere girişip sefil ve ünsüz bir şekilde yaşasınlar ki...İşte Paris, işte ünü ve işte dünyanın aldığı hal...

Fulya 
 29.01.2007 16:46
Cevap :
Sana katılıyorum. Beni asıl üzen bu çarpıklaşmanın her yerde olması ve gençliğin bu tip "marka" ve "mal"ları kendisine örnek alması.  29.01.2007 17:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3122
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster