Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4220
 

Çayır güzeli

Çayır güzeli
 

O zamanın parasıyla “Yirmi beş kuruş” isterdi yanına yaklaştığı insanlardan.

Hem de öylesine işveli ve kibar bir şekilde yapardı ki bunu, acımayla karışık, değişik bir gizem duygusu uyandırırdı “yirmi beş kuruş” u istediği insanlar üzerinde.

Vakur, vaktiyle görmüş geçirmiş, asil bir duruşu vardı.

55 belki de 60 yaşlarındaydı.

Hangi kuaförden bulduğunu bilmediğim bir peruk takardı bazen.

Kırmızının en keskin tonundan, ruj, allık ve oje sürer; eski, yıpranmış ama bir dönem çok da kaliteli olduğu her halinden belli olan kıyafetleriyle, Altı yol’dan Bahariye Caddesi’ne ve bazen Moda İlkokulu’nun önüne kadar, işveyle, edayla yürürdü.

Ara sıra şen kahkahalar atsa da, yeşil gözlerinde her daim saklı bir hüzün vardı.

Üzerlerinde büyük büyük çiçeklerin olduğu kocaman şapkalar takardı başına. Bazen hasırdan olurdu bu şapkalar, bazen daha farklı biçimde. Şapkaları kendinle bütünleşmiş gibiydi.

Giysileri çok eski ve yıpranmış olmasa, büyük bir davete gittiğini bile düşünebilirdik, havasından, endamından.

Gözüne kestirdiği birilerinden, son derece kibar bir şekilde “ Yirmi beş kuruşun var mı şekerim?” diye para isterdi.

Fazla para değil asla, sadece ama sadece“yirmi beş kuruş”. Fazlasını almazdı zaten.

O’nu tanıdığım dönemde, ilk okula başlamamıştım henüz.

Annemle sokağa çıktığımız her zaman, bir şekilde rastlardık O’na.

Cadıya benzetirdim çocuk gözlerimle, her an süpürgesine binip gidecekmiş gibi bir izlenim bırakırdı üzerimde.

Yanımızdan geçip giderken, daha bir sıkı tutardım annemin elini.

Çocukken korkardım da, biraz büyümeye başlayınca çok sevmiştim O’nu.

1960’lı ve 1970’ li yıllarını, Kadıköy’ de Bahariye Caddesi, Altı yol ve Moda ‘da geçirenlerin çok iyi hatırlayacakları biriydi.

“Çayır Güzeli” ydi adı.

Birbirinden farklı hikayeler anlatılırdı O’nun için.

- Bir rivayete göre çok zengin bir ailenin kızıyken, çıkan bir yangın, nesi varsa alıp götürmüştü hayatından, akıl sağlığı da dahil.

- Başka bir rivayete göre, eşi pilotmuş, çok da severlermiş karı koca birbirlerini. Gel zaman git zaman, eşini bir uçak kazasında kaybetmiş. Toparlayamamış bir daha kendini.

- Atatürk’e aşık olduğunu, aşkına karşılık bulamadığından bu hallere düştüğünü söyleyenler bile vardı o zamanlar.


Sonra sonra, hayatını, yıkık dökük bir evde geçirdiğini, civardaki insanların verdiği yiyeceklerle karnını doyurduğunu, asıl adının Adalet olduğunu öğrendim.

Hakkında söylenen bu rivayetlerin hangisinin doğru olduğunu ise hiçbir zaman bilemedim.

70’li yılların sonu muydu, yoksa 80’li yıllar devam ederken miydi şimdi net olarak hatırlamıyorum, görünmez oldu "Çayır Güzeli”.

Öldü dediler.

Gerçekte kimdi, nereden gelmişti, neler yaşadı da bu hale geldi; hiç birimiz öğrenemedik.

Geçtiğimiz günlerde, arkadaşlarla toplandığımız anların birinde, arkadaşlarımdan birinin 4 yaşındaki kızı, evin içinde bir süreliğine ortadan kayboldu.

Geri geldiğinde annesinin kırmızı rujunu yanaklarına ve dudaklarına bolca sürdüğünü, kafasına da kocaman bir hasır şapka taktığını gördük.

Haline gülsek mi, kızsak mı bilemedik bir süre.

Çocukluğunu benim gibi İstanbul’da geçiren arkadaşımla,

- “Bakıııın ben –vakyaj- yaptıııııım” diyen kızını görünce aynı anda : - “ Aaa, Çayır Güzeli Adalet gibi olmuş” dedik.

- “Bir zamanlar “Çayır Güzeli” miz vardı değil mi Kadıköy’de, nasıl da yürürdü salına, salına” deyip uzunca bir süre hakkında konuştuk.

Sanki o dönemlerde yaşamış semtin delisi gibi değil de; artık hayatta olmayan ama özlemini duyduğumuz, komşu teyzemiz gibi andık O’nu .

Ben de, bu vesile ile, yıllar sonra bile, bize kendini hatırlatan, çocukluğumuzun, hüzünlü, renkli, asil ve bir zamanlar çok güzel bir kadın olduğu her halinden belli olan “Çayır Güzeli” ni blog satırlarında paylaşmak istedim.

Yaşam Çiçeklerim bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de diyordum herhalde kimse artik konusmuyordun onun hakkinda. Meger ne cok varmis. Kadikoy Belediyesi'ne dilekce vermistim. Cayir Guzeli'nin, Haldun Taner'in, Sait Faik'in kisaca pek cok sicak insanin plastik heykellerini yapip yogurtcu parkina serpistirin diye. Kimi bir bankta oturuken, kimi basket oynayan cocuklari seyrederken, kimi de parkin kapisina dayanmis, iceri girerken 25 kurus istirham ederken. Belki sizler de birer dilekce yazarsaniz birseyler yaparlar. Tesekkurler

Erol Bey 
 14.11.2008 15:05
Cevap :
Hemen yazalım dilekçe Erol Bey. Ben yıllardır Antalya'da yaşıyorum ama Çayır Güzeli Adalet'i hiç unutamadım. Giysilerini, 25 kuruştan fazla fara almayışını. Nerelere göndereyim dilekçe yazarım hemen? Teşekkürler ederim bloğuma zaman ayırıp okuduğunuz için. Çayır Güzeli çocukluk anılarımda saklıdır hâla. Dost selamlarım ve sevgilerimle...  14.11.2008 17:52
 

Nasıl da güzel anlatmış arkadaşım..Bu tarife uygun bir kadın hatırlıyorum hayal meyal ama benimki daha 90 lardaydı . Demek ki hala başka çayır güzelleri var hayatımızda..Hikayeleri birbirine benzeyen..Yitip giden:(( Sevgilerimle..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 10.08.2007 12:04
Cevap :
"Onlar" hiç eksilmez ki hayatlarımızdan. Eksilmesinler de zaten. Bu arada farkındasın değil mi senle birbirimizi tanımadan aynı yerlerde yaşamışız, aynı sokaklardan, caddelerden geçmişiz. Üstelik isimlerimiz bile aynı, ne güzel bir paylaşımdır bu böyle:)) Sevgiyle kal canımmm, iyi varsın.  12.08.2007 21:08
 

bir ara kızını da dolaştırırdı yanında, aynı kendi gibi giyindirdiği. Ben üst düzey asker karısı olduğunu, kocasının başka bir kadın yüzünden onu bırakıp gitti diye aklını yitirdiğini de duymuştum doğma büyüme Moda'lı bir tanıdığımdan ama o da emin değildi. Öyle tanıdık öyle özlemle andım ki yazını okurken taa ilk gençlik yıllarıma götürdün beni arkadaşım, Barış'a dualar ederken herkesin çocuklarına da Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin diye dua ettim bu sabah. Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 04.07.2007 11:42
Cevap :
Yazımın sonunda anlattım ya Kevser'ciğim, Biz de arkadaşımın kızını görünce aynen öyle hissettik, eski günleri, Moda'yı andık. Bir dönem oralarla bütünleşmiş gibiydi Çayır Güzeli. Barış'ı sorma. Ben cumartesinden beri ağlıyorum Barış'a. Bütün dualarım günlerdir Barış'a. Allah hepimizin çocuklarına, uzun ömür versin,sağlık versin. Sağol arkadaşım, çok öpüyorum seni.  04.07.2007 12:54
 

ben 70 li yıllarda üniversitedeydim. Ve sık giderdim Bahariye taraflarına. Pilot koca hikayesini hatırlar gibiyim. Özlemcim , socacık , hayatın içinden çokk güzel bir yazı olmuş canım. Ama bu gün çok üzgünüm Barış için. senin de üzgün olduğunu görüyorum. Yazılardan birinde,senin de yorumunu okudum. Ben bütün yazılara yorum yazdım. Bu gün başka bir şey düşünemiyorum. Onu Ereğliden biz göndermiştik Akademi yarışmasına. Ve yarışma sonuna kadar da desteklemiştik bütün şehir. O bizim çocuğumuz gibi.Dua edelim hep birlikte. bütün olumlu enerjilerimizi göjnderelim ona...

Neşe İleri 
 02.07.2007 16:03
Cevap :
Ah Neşe Abla sorma, haberleri izledim hiç iyi değil durumu Barış'ın, ağlıyorum ben şu anda, görse halimi, ağzımı bıçak açmıyor. Demek hatırlıyorsun Çayır Güzeli'ni. Ne güzel, bak çok uzaklardan kalan bir ortak anımız var senle. Sevgiler Neşe Abla'cım, Barış için dua edelim. Gitmesin O, çok erken çok:((  02.07.2007 20:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1590
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster